den ile cümle
den kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sadako uykuya dalmadan önce hızlı bir şekilde kağıdı katlamayı denedi.Quickly Sadako tried to fold the paper before she fell asleep.
Düşman hatlarını kırmayı denedik.We attempted to break the lines of the enemy.
İmparatorun Doğum Günü Pazar gününe denk geldi.The Emperor's Birthday fell on Sunday.
Efsane onun bir denizkızı olduğunu söylüyor.The legend says that she was a mermaid.
Dr. Tanaka üç yüz fare üzerinde iki yıldır deneyler gerçekleştirdi.Dr. Tanaka carried out tests for two years on three hundred rats.
Bir yatırımcı grup firmanın kaldıraçlı satın alımını deniyor.An investors' group is attempting a leveraged buy-out of the firm.
Otoriteler dövizi dengede tutmayı başardı.The authorities managed to stabilize the currency.
Hayvanlarla ilgilenmek değerli bir deneyimdir.Taking care of animals is a valuable experience.
Caddenin karşısındaki dükkanı denemek zorunda kalacaksın.You'll have to try the store across the street.
İki kez başarısız olduktan sonra, William tekrar denemek istemedi.Having failed twice, William didn't want to try again.
Her yıl 20.000 'den fazla Amerikalı öldürülüyor.More than 20,000 Americans are murdered each year.
Japonya denizle çevrilidir.Japan is surrounded by sea.
Japonya, Çin'den hammadde ithal eder ve Çin'e hazır ürün ihraç eder.Japan imports raw materials from China and exports finished products to it.
Bu koliyi deniz yoluyla Japonya'ya göndermek istiyorum.I'd like to send this parcel to Japan by sea.
Japonya Denizi Japonya'yı Asya Kıtası'ndan ayırır.The Japan Sea separates Japan from the Asian Continent.
Japoncada "teşekkür ederim" nasıl deniliyor?How do you say "thank you" in Japanese?
Yaşlı insanlar sık sık yeni şeyleri denemekten korkarlar.Older people are often afraid of trying new things.
Onu satın almaya karar vermeden önce, uyup uymadığını görmek için ceketi denedim.Before deciding to buy it, I tried on the jacket to see if it would fit.
Olası tüm araçları denedim.I tried all possible means.
O bugün Sydney'den geri geliyor.He comes back from Sydney today.
Onun hangi planı deneyeceğini bilmiyorum.I don't know what plan he will try.
Ona yürüyen sözlük denilir.He is what we call a walking dictionary.
O bilgili ve de deneyimli.He has knowledge and experience as well.
Onun sorunla başa çıkmak için yeterli deneyimi yoktu.He didn't have enough experience to cope with the problem.
Biz onun onu denemesine izin vereceğiz.We will let him try.
Onu aramayı denedim, ama hat meşguldü ve başaramadım.I tried to call him, but the line was busy, and I couldn't get through.
Tavsiyesi tekrar denemem için beni yüreklendirdi.His advice encouraged me to try it again.
Onun ricası bir emre denkti.His request was equivalent to an order.
Onun deneyimi, ona işi yapma niteliği kazandırıyor.His experience qualifies him to do the job.
Onun deneyimsizliğini hesaba katmalısın.You must make allowance for his inexperience.
Onun fikirleri onun deneyimine dayanmaktadır.His ideas are based on his experience.
Çalışmasında 1000'den az kitap yoktur.He has not less than 1,000 books in his study.
Onun denemesi saçmalık.His essay is rubbish.
Denemesi orijinal fikirlerle doluydu.His essay was full of original ideas.
O dener.He tries.
1921'de Yale'den onur derecesi ile mezun oldu.He graduated from Yale with honors in 1921.
İkinci denemesinde başardı.He succeeded on his second try.
Yeni bir şey denemeyecek kadar sakıngan.He is too cautious to try anything new.
Amerika'da kaldığı süredeki deneyimlerini bize anlatmaya başladı. Biz dikkat kesildik.He started to tell us his experiences during his stay in America. We were all ears.
O İngiltere'den geldi.He comes from England.
O birçok kötü deneyimler yaşadı.He's had many bad experiences.
Ona dahi denilmez, daha doğrusu o çalışkan bir işçidir.He is not what is called a genius. Rather, he is a hard worker.
O, kitap kurdu denilen şeydir.He is what is called a bookworm.
O, Ken'den çok daha yaşlı.He is much older than Ken.
Shakespeare'den bir pasaj okudu.He read a passage from Shakespeare.
O, Jane'den iki yıl daha yaşlı.He is older than Jane by two years.
Sık sık Shakespeare'den alıntılar yapar.He often quotes from Shakespeare.
Deneyim ona cesaret verdi.The experience gave him the courage.
O, planı gerçekleştirmek için bütün deneyimine başvurmak zorunda kaldı.He had to call on all his experience to carry out the plan.
Deneyi tamamlayan ilk kişiydi.He was the first to carry out the experiment.
Deneyi tekrar tekrar denedi.He tried the experiment again and again.
Kağıtları sıraya koymayı denemekten vazgeçti.He has given up trying to put the papers in order.
O, o yeni makineyi denedi.He tried out that new machine.
O, kapıyı çalmayı denedi.He tried knocking at the door.
O, umutsuzca başarmayı deneyecek.He'll clutch at any straw.
O Nancy'den nefret ediyor.He hates Nancy.
Nancy'den nefret ediyor.He hates Nancy.
Dengesini kaybedip bisikletten düştü.He lost his balance and fell off his bicycle.
Dengesini kaybetti ve bisikletinden düştü.He lost his balance and fell off his bicycle.
Sadece 14 yaşında iken denize gitti.He went to sea when he was only 14.