Ana içeriğe geç
Sözlük

demokratik ile cümle

demokratik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.En dit is overigens wat een democratische gemeenschap ook moet doen.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.E questo è il procedimento che, incidentalmente, anche una società democratica deve seguire.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.És ez az, amit egy demokratikus társadalomnak is tennie kéne.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.Et, en fait, ceci est une chose que doit aussi faire une société démocratique.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.Ini sesuatu yang juga seharusnya dilakukan komunitas demokrasi.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.이것은, 어쨌거나, 민주사회가 해야만 하는 어떤것이기도 합니다.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.Przy okazji, tym samym musi się zajmować społeczeństwo demokratyczne.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.Și asta e, apropo, ceva ce ar trebui să facă și o societate democratică. Deci cum funcționează?
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.Und das ist nebenbei etwas, das eine demokratische Gesellschaft auch tun muss.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.Và nhân tiện, điều tôi vừa nói cũng chính là cái mà một xã hội dân chủ phải thực hiện.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.Y esto es algo que una sociedad democrática también debe hacer.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.Αυτό, παρεμπιπτόντως, είναι κάτι που πρέπει να κάνει μια δημοκρατική κοινωνία.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.Замечу, что именно эту задачу решает и демократическое общество.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.Това, между другото, е нещо, което едно демократично общество също трябва да прави.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.וזה, אגב, משהו שגם על קהילה דמוקרטית לעשות.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.وهذا بالمناسبة ما يتوجب على المجتمع الديمقراطي القيام به.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.これがどう機能するかというと
Bu bir diktatörlük değil Ne de demokratik olduğunu.Ce n'est pas une dictature, ce n'est pas non plus démocratique.
Bu bir diktatörlük değil Ne de demokratik olduğunu.Não é uma ditadura nem uma democracia.
Bu bizi ikinci önemli oyun değiştiriciye götürür; bu da önlemenin demokratikleşmesidir.Eso nos lleva al segundo cambio importante: la democratización de la prevención.
Bu bizi ikinci önemli oyun değiştiriciye götürür; bu da önlemenin demokratikleşmesidir.이것은 우리의 두번째 중요한 전환점으로 이어지는데요. 바로 예방의 민주화입니다.
Bu bizi ikinci önemli oyun değiştiriciye götürür; bu da önlemenin demokratikleşmesidir.כל זה מוביל אותנו לשלב השני החשוב; זהו, דמוקרטיזציית המניעה.
Bu demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şey.C'est quelque chose qui ne devrait pas arriver dans un pays démocratique !
Bu demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şey.Coś takiego nie może się dziać w demokratycznym kraju
Bu demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şey.E ceva ce nu se poate intampla intr-o tara democrata!
Bu demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şey.Es ist etwas, das nicht stattfinden kann in einem demokratischen Land.
Bu demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şey.Ini adalah hal yang tidak bisa dilakukan di negara demokrasi.
Bu demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şey.Είναι κάτι που δεν μπορεί να συμβαίνει σε μια δημοκρατική χώρα.
Bu demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şey.В демократичной стране такого быть не должно
Bu demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şey.ليس بأمر يحصل في بلد ديمقراطي!
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Det gör denna distribution av energi en demokratiserande kraft, som i slutändan är bra för ditt varumärke.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Distribúcia energie je demokratizujúca sila, ktorá nakoniec je dobrá pre vašu značku.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Distribuirea energiei este o forță democratizatoare, care în final este bună pentru marca ta.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Ebből az energia eloszlásból egy demokratizáló erőt csinál, amelyik végül jó a márkádnak.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Es macht die Verbreitung der Energie zu einer demokratischen Kraft was im Endeffekt gut für eine Marke ist.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Het maakt deze distributie van energie tot een democratische kracht, die uiteindelijk goed is voor je merk.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.이것은 대중화 된 에너지 즉 힘의 분배를 만듭니다, 이 힘은 궁극적으로 여러분의 브랜드에 좋은 것이죠.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Rende questa distribuzione di energia una forza democratica, che in ultima analisi fa bene al vostro marchio.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Rozšiřování potenciálu je demokratizující silou, což je pro vaši značku určitě skvělé.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Se tekee tästä energian jakamisesta demokraattisen voiman, mikä on lopulta hyvä asia brändin kannalta.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Sự phát tán năng lượng này là một động lực dân chủ hóa, và sẽ là điều tốt đẹp với công ty bạn.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Takie rozproszenie energii jest demokratyzującą siłą, która w rezultacie jest dobra dla twojej marki.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Torna esta distribuição de energia uma força que democratiza, o que acaba por ser bom para a vossa marca.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Κάνει αυτή τη διανομή ενέργειας μία δύναμη εκδημοκρατισμού, η οποία είναι εν τέλει καλή για την μάρκα.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Поширення цієї енергії стає демократизуючою силою, яка в кінцевому підсумку корисна для вашого бренду.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Това разпределение на енергия е демократизираща сила, което в крайна сметка е добре за вашата марка.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.פיזור זה של אנרגיה הוא כוח דמוקרטי, אשר בסופו של דבר הוא טוב למותג שלך.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.هذا التوزيع للطاقة هو القوة الديمقراطية، التي هي أخيرا جيدة لعلامتك التجارية.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.最終的にはブランドにとっていいことです ということで物理から学ぶことは
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.우리는 이걸 당연하게 생각하는 데, 사실 곰곰 생각해보면 이렇게 민주적인 상품을 만들었다는 건 대단한 업적이란 말이죠.
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.אם תחשבו על זה, אנחנו לוקחים את זה כמובן מאליו -- אבל זהו הישג יוצא דופן, לייצר משהו שהוא כל כך דמוקרטי.
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.وهذا بالفعل والذي تتصورن أنه أمرٌ مفروغ منه هو في الحقيقة أنجاز رائع أي أن تنتج شيئاً بهذه الديموقراطية
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.これほど民主的なものを 作ったのは素晴らしい功績です ですから少し観点を変える必要があります
Bu güç sahibi artık bu gücünü devleti - devlet demokratik olsun ya da olmasın- etkilemekte kullanabilir.Což je také využito k ovlivňování vlády
Bu güç sahibi artık bu gücünü devleti - devlet demokratik olsun ya da olmasın- etkilemekte kullanabilir.Ils peuvent aussi influencer le gouvernement
Bu güç sahibi artık bu gücünü devleti - devlet demokratik olsun ya da olmasın- etkilemekte kullanabilir.Вони можуть також використати це, щоб впливати на уряд.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Bagaimana ini bisa terjadi di negara demokrasi? <i> Ditutup sampai tanggal 15 karena Pelatihan Master.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Cum poate fi asta o tara democrata?<i> Inchis pana pe 15 a lunii. Maestrul merge la antrenament.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Jak coś takiego może być w demokratycznym kraju? Zamkniete do 15-tego z powodu zawieszenia
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Wie könnte dies ein demokratisches Land sein? <i>Geschlossen bis zum 15., wegen Master-Training.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod