Başkan Obama, 2008'deki Ulusal Demokratik Kongre'de,Präsident Obama, während der Democratic National Convention im Jahr 2008, Sie sagten Sie
batı Kongo Demokratik Cumh.서부 콩고 민주 공화국
batı Kongo Demokratik Cumh.Kongo- Brazzaville
batı Kongo Demokratik Cumh.Kongói Demokratikus Köztársaság (nyugati rész)
batı Kongo Demokratik Cumh.Oeste de la Rep. Dem. del Congo
batı Kongo Demokratik Cumh.Rep. Dem. del Congo occ.
batı Kongo Demokratik Cumh.Rép. dém. du Congo ouest
batı Kongo Demokratik Cumh.Rep. Dem. Ocid. do Congo
batı Kongo Demokratik Cumh.Vestlige DR Congo
batı Kongo Demokratik Cumh.vestul Rep. Dem. Congo
batı Kongo Demokratik Cumh.west Dem. Rep. Congo
batı Kongo Demokratik Cumh.Westl. Demokratische Republik Kongo
batı Kongo Demokratik Cumh.zachodnia Dem. Rep. Kongo
batı Kongo Demokratik Cumh.zahodna Demokr. rep. Kongo
batı Kongo Demokratik Cumh.západná Konžská Dem. Rep.
batı Kongo Demokratik Cumh.δυτική Δημ. του Κονγκό
batı Kongo Demokratik Cumh.Запад Демократической республики Конго
batı Kongo Demokratik Cumh.Западна Демократична Република Конго
batı Kongo Demokratik Cumh.захід Дем. Респ. Конго
batı Kongo Demokratik Cumh.מערב הרפובליקה הדמוקרטית של קונגו
batı Kongo Demokratik Cumh.غرب جمهورية الكونغو الديمقراطية
batı Kongo Demokratik Cumh.コンゴ民主共和国西部
Bence demokratik modelin dışındaki bu açıklamaları yapan insanların amaçlarının halka açıklanması gerekiyor.Cred că publicul are dreptul să ştie ce îi motivează pe cei care dezvăluie fapte nedemocratice.
Bence demokratik modelin dışındaki bu açıklamaları yapan insanların amaçlarının halka açıklanması gerekiyor.저는 대중들이 민주주의 정부에 속해있지 않는 사람들이 무슨 생각을 가지고 이런 폭로를 하는지 알 권리가 있다고 생각합니다.
Bence demokratik modelin dışındaki bu açıklamaları yapan insanların amaçlarının halka açıklanması gerekiyor.Pero yo no lo estoy. No me diferencio de los demás. No tengo habilidades especiales.
Bence demokratik modelin dışındaki bu açıklamaları yapan insanların amaçlarının halka açıklanması gerekiyor.أعتقد أن الجمهور يستحق تفسيرا لدوافع الأشخاص الذين يقومون بهذه الإفصاحات خارج النموذج الديمقراطي.
Bence görev değişimi tıbbi bilginin, böylece tıbbi gücün demokratikleşmesinin en uç örneğidir.더 나은 보호자가 됩니다. 사실 치료법의 전수는 의학 지식을 민주화하는 아주 극단적인 예라고 생각합니다, 그리고 그것이 곧 의술의 힘이 되는 것이죠.
Bence görev değişimi tıbbi bilginin, böylece tıbbi gücün demokratikleşmesinin en uç örneğidir.Για μένα αποτελεί το απόλυτο παράδειγμα δημοκρατικοποίησης της ιατρικής γνώσης, άρα και της ιατρικής δύναμης.
Bence görev değişimi tıbbi bilginin, böylece tıbbi gücün demokratikleşmesinin en uç örneğidir.医療知識の民主化の極みであり 医療の力の極みです 30年以上前 世界の諸国はアルマ・アタに集結し
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.Ähnlich wurden die künstlerischen Vertriebswege zum ersten Mal in der menschlichen Geschichte demokratisiert.
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.Analogamente anche i mezzi della distribuzione sono stati democratizzati per la prima volta nella storia.
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.Del mismo modo, los medios de distribución artística se han democratizado por primera vez en la historia.
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.예술을 만드는 수단처럼, 예술작품을 퍼뜨리는 수단도 인류 역사상 처음으로 다양해졌습니다.
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.Ook de vormen van artistieke distributie zijn voor het eerst in de menselijke geschiedenis gedemocratiseerd .
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.Podobnie środki artystycznego przekazu zostały po raz pierwszy w historii zdemokratyzowane.
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.Similarmente, os meios de distribuição artística foram democratizados pela primeira vez na História Humana.
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.Tương tự, ý nghĩa của sự phân phối nghệ thuật đã được dân chủ hóa lần đầu tiên trong lịch sử loài người.
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.Ομοίως,τα μέσα της καλλιτεχνικής διανομής έχουν εκδημοκρατιστεί για πρώτη φορά στην ιστορία του ανθρώπου.
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.Подобно, начините на артистична дистрибуция са демократизирани за пръв път в човешката история.
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.בדומה, האמצעים של ההפצה האמנותית הפכו להיות דמוקרטים בפעם הראשונה בהיסטוריה האנושית.
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.وبشكل مماثل، وسائل التوزيع الفني أصبحت ديموقراطية لأول مرة في تاريخ البشر.
Benzer şekilde, sanatsal dağıtım yöntemleri de insanlık tarihinde ilk kez demokratikleştirildi.人類の歴史の中で 初めて民主化されました 1930年代ではワーナーブラザーズとRKOが配給も行っていました
Bilimsel etik ile demokratik bir toplumun vatandaşı olma etiği arasında bir bağlantı var.연간관계는 과학 윤리와 민주주의 시민 윤리 사이에 존재할 뿐만 아니라
Bilimsel etik ile demokratik bir toplumun vatandaşı olma etiği arasında bir bağlantı var.לא רק שיש קשר בין האתיקה המדעית לאתיקה האזרחית,
Bilimsel etik ile demokratik bir toplumun vatandaşı olma etiği arasında bir bağlantı var.لا توجد فقط علاقة بين أخلاقيات العلم وأخلاقيات كوننا مواطنين في مجتمع ديمقراطي
Bilimsel etik ile demokratik bir toplumun vatandaşı olma etiği arasında bir bağlantı var.市民としての倫理の間に 関係があるだけではなく 歴史的にも 人の空間や 時間
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Disseram a um grupo de estudantes que um pequeno país democrático tinha sido invadido e pedia ajuda aos EUA.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Grupie studentów powiedziano, że mały demokratyczny kraj został zaatakowany i poprosił USA o pomoc.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.한 무리의 학생들에게 어떤 작은 민주 국가가 침략받아서 미국에 도움을 요청한다고 얘기해 줬죠.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Một nhóm sinh viên được dạy rằng một nước dân chủ nhỏ bị xâm lược và đã yêu cầu Mĩ giúp đỡ.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Se le dijo a un grupo de estudiantes que un pequeño país democrático fue invadido y pedía ayuda a EE.UU.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Skupině studentů bylo sděleno, že malá demokratická země byla napadena a požádala o pomoc Spojené státy.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Казали на група студенти, че в една малка демократична страна има нашествие и тя е помолила САЩ за помощ.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.לקבוצת סטודנטים נאמר שפלשו למדינה דמוקרטית קטנה והיא מבקשת סיוע מארה"ב.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.アメリカに助けを求めたという課題を出し 彼らは何をすべきなのか
"Biz demokratik bir ülkeyiz.“Siamo una nazione democratica.
"Biz demokratik bir ülkeyiz."Somos un país democrático.
"Biz demokratik bir ülkeyiz.«Мы демократическая страна.
Biz onu BMI olarak biliyoruz. Ve BMI sanatta çok daha demokratikti.בי-אם-איי היו הרבה יותר דמוקרטיים באשר לאמנות
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.E isto é uma coisa que uma sociedade democrática também tem de fazer.