Ana içeriğe geç
Sözlük

demokrat ile cümle

demokrat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şey.Είναι κάτι που δεν μπορεί να συμβαίνει σε μια δημοκρατική χώρα.
Bu demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şey.В демократичной стране такого быть не должно
Bu demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şey.ليس بأمر يحصل في بلد ديمقراطي!
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Det gör denna distribution av energi en demokratiserande kraft, som i slutändan är bra för ditt varumärke.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Distribúcia energie je demokratizujúca sila, ktorá nakoniec je dobrá pre vašu značku.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Distribuirea energiei este o forță democratizatoare, care în final este bună pentru marca ta.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Ebből az energia eloszlásból egy demokratizáló erőt csinál, amelyik végül jó a márkádnak.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Es macht die Verbreitung der Energie zu einer demokratischen Kraft was im Endeffekt gut für eine Marke ist.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Het maakt deze distributie van energie tot een democratische kracht, die uiteindelijk goed is voor je merk.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.이것은 대중화 된 에너지 즉 힘의 분배를 만듭니다, 이 힘은 궁극적으로 여러분의 브랜드에 좋은 것이죠.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Rende questa distribuzione di energia una forza democratica, che in ultima analisi fa bene al vostro marchio.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Rozšiřování potenciálu je demokratizující silou, což je pro vaši značku určitě skvělé.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Se tekee tästä energian jakamisesta demokraattisen voiman, mikä on lopulta hyvä asia brändin kannalta.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Sự phát tán năng lượng này là một động lực dân chủ hóa, và sẽ là điều tốt đẹp với công ty bạn.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Takie rozproszenie energii jest demokratyzującą siłą, która w rezultacie jest dobra dla twojej marki.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Torna esta distribuição de energia uma força que democratiza, o que acaba por ser bom para a vossa marca.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Κάνει αυτή τη διανομή ενέργειας μία δύναμη εκδημοκρατισμού, η οποία είναι εν τέλει καλή για την μάρκα.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Поширення цієї енергії стає демократизуючою силою, яка в кінцевому підсумку корисна для вашого бренду.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.Това разпределение на енергия е демократизираща сила, което в крайна сметка е добре за вашата марка.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.פיזור זה של אנרגיה הוא כוח דמוקרטי, אשר בסופו של דבר הוא טוב למותג שלך.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.هذا التوزيع للطاقة هو القوة الديمقراطية، التي هي أخيرا جيدة لعلامتك التجارية.
Bu enerjinin dağılımını demokratikleştiren bir güç yapar, ki bu da markanız için son derece yararlıdır.最終的にはブランドにとっていいことです ということで物理から学ぶことは
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.우리는 이걸 당연하게 생각하는 데, 사실 곰곰 생각해보면 이렇게 민주적인 상품을 만들었다는 건 대단한 업적이란 말이죠.
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.אם תחשבו על זה, אנחנו לוקחים את זה כמובן מאליו -- אבל זהו הישג יוצא דופן, לייצר משהו שהוא כל כך דמוקרטי.
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.وهذا بالفعل والذي تتصورن أنه أمرٌ مفروغ منه هو في الحقيقة أنجاز رائع أي أن تنتج شيئاً بهذه الديموقراطية
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.これほど民主的なものを 作ったのは素晴らしい功績です ですから少し観点を変える必要があります
Bu güç sahibi artık bu gücünü devleti - devlet demokratik olsun ya da olmasın- etkilemekte kullanabilir.Což je také využito k ovlivňování vlády
Bu güç sahibi artık bu gücünü devleti - devlet demokratik olsun ya da olmasın- etkilemekte kullanabilir.Ils peuvent aussi influencer le gouvernement
Bu güç sahibi artık bu gücünü devleti - devlet demokratik olsun ya da olmasın- etkilemekte kullanabilir.Вони можуть також використати це, щоб впливати на уряд.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Bagaimana ini bisa terjadi di negara demokrasi? <i> Ditutup sampai tanggal 15 karena Pelatihan Master.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Cum poate fi asta o tara democrata?<i> Inchis pana pe 15 a lunii. Maestrul merge la antrenament.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Jak coś takiego może być w demokratycznym kraju? Zamkniete do 15-tego z powodu zawieszenia
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Wie könnte dies ein demokratisches Land sein? <i>Geschlossen bis zum 15., wegen Master-Training.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Πως μπορεί να συμβαίνει σε μια δημοκρατική χώρα; <i>Κλειστά Ως τις 15 Λόγω Εκπαιδευτικού Σεμιναρίου
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Как такое могло произойти в демократичной стране? <i> Закрыто до 15-го из-за тренировок мастеров
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.كيف يحصل هذا في بلد ديموقراطي؟ {الإشعار: مُغلق حتى الـ١٥ من الشهر الجاري لـانشغال المعلم بدورة تدريب{
Bu nedenle sadece demokratik çođulculuđun foseptiđinde varolabilirler.똑 같은 이야길 하긴 하지만
Bu nedenle sadece demokratik çođulculuđun foseptiđinde varolabilirler.la reazione sarebbe la stessa ma dopo verrebbero da me e mi direbbero,
Bu nedenle sadece demokratik çođulculuđun foseptiđinde varolabilirler."Спасибо большое за то, что Вы подняли этот вопрос."
Bunun yerine, hepimizin hayırseverliği hakkında konuşmak istiyorum: hayırseverğin demokratikleşmesi.Em vez disso, o que quero fazer é falar sobre a filantropia de todos nós: a democratização da filantropia.
Bunun yerine, hepimizin hayırseverliği hakkında konuşmak istiyorum: hayırseverğin demokratikleşmesi.În schimb, ce vreau să fac e să vorbesc despre filantropia fiecăruia dintre noi. Democratizarea filantropiei.
Bunun yerine, hepimizin hayırseverliği hakkında konuşmak istiyorum: hayırseverğin demokratikleşmesi.대신에, 제가 하고 싶은 것은 우리들 모두의 자선 사업에 관해서 이야기 해 보는 것입니다. 자선 사업의 민주화
Bunun yerine, hepimizin hayırseverliği hakkında konuşmak istiyorum: hayırseverğin demokratikleşmesi.Sebaliknya, yang akan saya ceritakan adalah filantropi kita semua. Demokratisasi filantropi.
Bunun yerine, hepimizin hayırseverliği hakkında konuşmak istiyorum: hayırseverğin demokratikleşmesi.Stattdessen möchte ich über die Philanthropie in uns allen reden. Die Demokratisierung der Philanthropie.
Bunun yerine, hepimizin hayırseverliği hakkında konuşmak istiyorum: hayırseverğin demokratikleşmesi.Zamiast tego chcę mówić o filantropii w nas wszystkich. O demokratyzacji filantropii.
Bunun yerine, hepimizin hayırseverliği hakkında konuşmak istiyorum: hayırseverğin demokratikleşmesi.Вместо этого я хочу поговорить о нашей с вами филантропии. О демократизации филантропии.
Bunun yerine, hepimizin hayırseverliği hakkında konuşmak istiyorum: hayırseverğin demokratikleşmesi.אלא מה שאני רוצה לעשות הוא לדבר על הנדבנות של כל אחד מאיתנו. על הדמוקרטיזציה של הנדבנות.
Bunun yerine, hepimizin hayırseverliği hakkında konuşmak istiyorum: hayırseverğin demokratikleşmesi.بدلاً ، ما أريد أن أفعله هو التكلم عن تطوع كل منا ديمقراطية العمل الخيري
Bunun yerine, hepimizin hayırseverliği hakkında konuşmak istiyorum: hayırseverğin demokratikleşmesi.私たち一人一人による慈善活動についてです 慈善活動の民主化です 歴史上普通の人がこれほどパワーを持った時代は
Bu şekilde hareket ederek demokratik süreçte sadece vatandaşlarımızın, halkımızın sabrını denemiş olacağız.A konať takto bude len testovať vieru našich občanov, ľudí, v demokratický proces stále viac.
Bu şekilde hareket ederek demokratik süreçte sadece vatandaşlarımızın, halkımızın sabrını denemiş olacağız.És ezzel csak még jobban próbára tesszük állampolgáraink, népeink hitét a demokratikus folyamatokban.
Bu şekilde hareket ederek demokratik süreçte sadece vatandaşlarımızın, halkımızın sabrını denemiş olacağız.Fazer isso apenas irá testar ainda mais a fé dos nossos cidadãos, do nosso povo, no processo democrático.
Bu şekilde hareket ederek demokratik süreçte sadece vatandaşlarımızın, halkımızın sabrını denemiş olacağız.이렇게 하는 것은 우리의 국민들의, 시민들의 신념을, 더 나아가 민주적인 절차에 대한 시험을 해 보는 것에 불과할 뿐입니다.
Bu şekilde hareket ederek demokratik süreçte sadece vatandaşlarımızın, halkımızın sabrını denemiş olacağız.Postępując tak, będziemy tylko nadwyrężać wiarę naszych obywateli w procesy demokratyczne.
Bu şekilde hareket ederek demokratik süreçte sadece vatandaşlarımızın, halkımızın sabrını denemiş olacağız.Procedând aşa, vom testa mai mult încrederea cetăţenilor, oamenilor noştri în procesul democratic.
Bu şekilde hareket ederek demokratik süreçte sadece vatandaşlarımızın, halkımızın sabrını denemiş olacağız.Và như vậy sẽ chỉ thử nghiệm lòng tin của những công dân, thậm chí những người trong tiến trình dân chủ.
Bu şekilde hareket ederek demokratik süreçte sadece vatandaşlarımızın, halkımızın sabrını denemiş olacağız.Y hacerlo, solo probará la fe de nuestros ciudadanos, de nuestros pueblos, aún más, en el proceso democrático.
Bu şekilde hareket ederek demokratik süreçte sadece vatandaşlarımızın, halkımızın sabrını denemiş olacağız.Але такі наші дії лише зайвий раз випробовують віру наших громадян, наших народів у демократичний процес.
Bu şekilde hareket ederek demokratik süreçte sadece vatandaşlarımızın, halkımızın sabrını denemiş olacağız.ובצורה זו נבחן את האמונה של האזרחים שלנו, העם שלנו, עוד יותר בתהליך הדמוקרטי.
Bu şekilde hareket ederek demokratik süreçte sadece vatandaşlarımızın, halkımızın sabrını denemiş olacağız.بدلاً عن بناء العملية حولهم ، و بفعل ذلك فقط نكون قد إختبرنا إيمان مواطنينا ، شعوبنا بل و أكثر من ذلك
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod