demişler ile cümle

demişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aslında 3 hafta demişlerdi.Ils m'avaient dit 3 semaines.
Aslında 3 hafta demişlerdi.Im Grunde sagten sie mir, noch drei Wochen.
Aslında 3 hafta demişlerdi.사실, 삼 주 정도라고 들었습니다.
Aslında 3 hafta demişlerdi.Mereka, sebetulnya, memberitahu saya hanya 3 minggu saja.
Aslında 3 hafta demişlerdi.Mi-au spus, de fapt, trei săptămîni.
Aslında 3 hafta demişlerdi.Mi dissero, in effetti, tre settimane.
Aslında 3 hafta demişlerdi.Sőt, nekem három hetet mondtak.
Aslında 3 hafta demişlerdi.W rzeczy samej, powiedzieli mi, zostały jej trzy tygodnie.
Aslında 3 hafta demişlerdi.Ze zeiden me drie weken.
Aslında 3 hafta demişlerdi.Στην πραγματικότητα, μου είπαν τρείς βδομάδες.
Aslında 3 hafta demişlerdi.Всъщност ми казаха, три седмици.
Aslında 3 hafta demişlerdi.Как мне сказали, не более 3 недель.
Aslında 3 hafta demişlerdi.הם, למעשה, אמרו לי שלושה שבועות.
Aslında 3 hafta demişlerdi.هم، في الواقع، أخبروني ثلاثة أسابيع.
Aslında 3 hafta demişlerdi.部屋に入ると シャイな女の子がいました
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,Amikor eljöttek hozzám, körülnéztek, azt mondták:
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,Când veneau în vizită, se uitau în jur şi spuneau:
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,Cuando venían a visitarme, miraban alrededor y decían:
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,De besøgte mig og så sig om og sagde:
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,Isto é Hogwarts e aquilo é Harvard.
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,친구들이 왔을 때, 주위를 둘러보고는
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,Wenn sie mich besuchen kamen, schauten sie sich um und sagten:
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,Więc kiedy mnie odwiedzili, rozejrzeli się i stwierdzili:
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,Ze kwamen op bezoek, keken rond en zeiden:
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,Когато те идваха да ме посетят, те гледаха наоколо, и казваха:
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,Коли вони провідували мене, то роззиралися навколо і казали:
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,Они приехали навестить меня, огляделись и сказали:
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,כשהם היו מגיעים לבקר אותי, הם היו מסתכלים מסביב,
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,عندما أتو لزيارتي , تطلعوا حولهم
Beni ziyarete gelmişlerdi, etrafa bakıp şöyle demişlerdi,「この食堂 ハリー・ポッターに出てくる
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Dar părinţii au fost foarte nemulţumiţi, şi au spus,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;De ouders waren erg ongelukkig, en zeiden:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Et les parents étaient très mécontents, et ils ont dit,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;부모들은 화를 냈습니다. 그들은 말하길
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Och föräldrarna var inte alls nöjda, och de sade,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Os pais ficaram muito infelizes, e disseram:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Questo irritò molto i genitori, che dissero:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Rodzicom nie spodobała się myśl, że tani i prosty lek mógłby być lepszy od drogiego i skomplikowanego.
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Und die Eltern waren sehr unglücklich und sagten:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Y los padres estuvieron muy descontentos, y dijeron:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Οι γονείς ήταν πολύ δυστυχισμένοι, και είπαν:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Но родители были очень недовольны, они сказали:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Родителите били много нещастни и казали,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;:וההורים לא שמחו בכלל, ואמרו
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;وكان الاباء مستائين جدا,وقالوا
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;安価で簡単な方法が厄介な方法と同じ効果があるとは思えない
Bunun tamamına profaz demişlerdi.Hanno chiamato tutto profase.
Bunun tamamına profaz demişlerdi.그들은 단지 모든 전기과정으로 불렸을 뿐이죠.
Bunun tamamına profaz demişlerdi.Mereka hanya menyebutnya semuanya profase.
Bunun tamamına profaz demişlerdi.Prostě tomu celému ději říkali profáze.
Bunun tamamına profaz demişlerdi.Simplemente lo llamaron profase a todo .
Bunun tamamına profaz demişlerdi.Toată era numită profază.
Bunun tamamına profaz demişlerdi.Wszystko to było zwane profazą.
Bunun tamamına profaz demişlerdi.Ze noemden het gewoon allemaal profase.
Bunun tamamına profaz demişlerdi.فهم اطلقوا عليه كله الطور التمهيدي .
Bunun tamamına profaz demişlerdi.前期の終わりには
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.때에 이스라엘 온 땅에 철공이 없어졌으니 이는 블레셋 사람이 말하기를 히브리 사람이 칼이나 창을 만들까 두렵다 하였음이라
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.Кузнецов не было во всей земле Израильской; ибо Филистимляне опасались, чтобы Евреи не сделали меча или копья.
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.וחרש לא ימצא בכל ארץ ישראל כי אמר פלשתים פן יעשו העברים חרב או חנית׃
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.ولم يوجد صانع في كل ارض اسرائيل. لان الفلسطينيين قالوا لئلا يعمل العبرانيون سيفا او رمحا.
İlgili Sayfalar