demiş ile cümle
demiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tilkiye "Tavuk kebabı yer misin?" diye sormuşlar; "Adamı güldürmeyin." demiş.そして小人がクジャク肉の丸焼きにしているのみつけ、「誰か人はいないか」などと聞く。
Ben de "en ziyade sevdiğim validelerimdendir" demiştim.また、道重には「メンバーで1番好き。
Yaşamımdaki dram bitti; artık sağlıklı ve mutlu bir hayatım var." demiştir.最期に「さて、楽しい一生だった Well, I've had a happy life.」と言い残したという。
Bu daha faydalı bir şey." demiştir.役に立つことがあるのではないか」と述べた。
Tur ekibimiz bile bize "Riser Chiefs" diyordu." demiştir.新聞は同部隊を「ラフ・ライダース」と呼び表した。
İlk kez rap yapacağım için çok heyecanlıyım" demiştir.これではじめてわかったよ、ぞっとするということが」と叫ぶ。
Bir yere taşıyor" demiştir.というところなんですね」という。
Freeman "Ben Black History Month istemiyorum çünkü o Amerikan tarihidir" demiştir."黒人歴史月間に批判的なモーガン・フリーマンは「黒人歴史月間は必要ない。
Putin, "Sovyetler Birliği'nin dağılması 20. yüzyılın en büyük trajedisidir" demiştir.中川は、旧ソ連による北方領土侵略を、「20世紀最大の国際法違反」としていた。
Bununla ilgili ilk adımın atılabileceğini düşünüyorum" demiştir.その第一歩としては本当にいい感じでできたと思う」と評価している。
Bill, Doktor'a hoşçakal derken "Gözyaşının olduğu yer de umut da vardır." demiştir.別れの挨拶をすると彼の目から涙があふれた」という。
Sizin için zor olduğunu biliyorum ama, hemen kalkın, aşağıda toplanın demiştir.下駄脱から御免というて取次を頼むと、中でお上りという声がする。
Vae victis demiştir.LRヴィチェンツァ・ヴィルトゥス所属。
Anneme kartını vermiş, setimize gel demiş.母を説得し「おたふく」をたたませる。
Eğer 24 saat içinde çekilmezlerse, Arap Birliği olarak yeni önlemler almak zorunda kalırız." demiştir.24時間以内に引き渡さないと、お前達に災いが及ぶ」と脅す。
Bu elmayı kocanız ile beraber yiyin iki çocuğunuz olacaktır demiştir.また2児の母である他の女性は「暴漢がいるのは嬉しいわ。
Robert Gallo için üzgünüm" demiştir.ロベルト・バレル 愛称:ミスター。
Nasıl böyle bir şey düşünülebilir." demiştir.さあ、これをどう考える?」。
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.あえて王になることもありません」と諫めたという。
Bu nedenle ben Bennet ailesinin konuşmalarının böyle üst üste gelmesi gerektiğini düşündüm." demiştir.この戦いの結果、「上杉家の手柄は天下の美談となった」と云う。
Çok üşüdüm, birazcık ısınmak için kapınızı çaldım, demiş ayı bu kez.寒いので、ちょっと暖かくしていただきたいと思い、あなたたちの元を訪れました。
Bütünley benim oturduğum koltuğa geç demiştir.そしてパーシーが引く荷台に乗り実現した。
Bundan dolayı mutlu muyum sanıyorsun?" demiştir.幸せ者だなと思います」と答えた。
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.信じられない愚行だ」と述べた。
İsviçre demişken, İsviçre'ye hiç kışın gitmişliğin var mı?スイスといえば、冬にスイスにいったことがありますか。
Havariler de, “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” demişlerdi.耶和華神說:「我要為他造一個配偶幫助他。
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız?吉澤說:「(當時)媒體都把我們往死裡罵,不過專輯熱賣後,丟臉的是他們。
Sizin bir bakış açınız varsa, oyunu yorumlarsınız." demiştir.如果你們能深入瞭解這起事件的話,你們將能看到這件事的真相是什麽。
Bu bir sapkınlık değil, bir kazanımdır" demiştir.既未誤事,此等小節無足深論”。
Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi.輅曰:「天子以天下為家,安用皇莊為?」事遂寢。
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.讓我們等著瞧誰比較喜歡這工作吧!”。
Freeman "Ben Black History Month istemiyorum çünkü o Amerikan tarihidir" demiştir."他說「我不需要黑人歷史月,黑人歷史就是美國歷史。
The Gift adlı bölümde ise Buffy'e "death is your gift (ölüm senin ödülün)" demiştir.”李白的《遠別離》說:“堯幽囚,舜野死。
2012 yılında, The New York Times ona "Çin'in ilk iyi niyetli süpermodeli" demiştir.2012年,《紐約時報》稱讚她是“中國第一個超模”。
Allah her şeyden yücedir.” demiştir.他們在最後一刻大喊「真主至大」。
Spielberg'e "Bu film için benden daha iyi bir besteciye ihtiyacın var." demiştir.他对斯皮尔伯格说:“你得去找个比我更好的来给这电影配乐。
Yeryüzünde ondan başka cennetten gelmiş hiçbir şey yoktur.” demiştir.其於國也,有不聞也;其於物也,有不知也;其於人也,有不見也。
Bana V diyebilirsin" demiştir.他自稱「V」。
Ve 6.sezon finalinde Julian'a seni seviyorum demiştir.每次都會在信末寫上我愛你。
Bu daha çok vurgulama, filmde duygusal bir gerçek yaratma hakkındaydı," demiştir.這不是對主流電影製作的妥協,這其實是強調、為電影創造情感真相」。
Ne keşişlerden ne de halktan ödüller kabul etmeyin." demiştir.勿設饗祀,無求繼嗣。
Peygamber onun hakkında şöyle demiştir: "Ebu Zer ümmetimde züht ve dindarlıkta İsa ibn Meryem gibidir."鹿塚時雄(鹿塚 時雄(かづか ときお),聲:關俊彥) 偶像歌手。
Turnenin başlangıcında Michael Stipe "Radiohead o kadar iyi ki, beni korkutuyor" demiştir.介紹他們的開場時,麥可·史戴普說「電台司令真的很棒,他們嚇到我了。
Nimtz, New Scientist dergisine: "Bu durum şimdilik bildiğim tek özel görelilik ihlali.”demiştir.尼姆茨告訴《新科學人》:「就目前而言,這是我所知道唯一違反狹義相對論的例子。
Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.看吧!我將末人顯示給你看。
Kendimin ise bu ödülü hak ettiğini düşünmüyorum" demişti.我未定天保,何暇寐!』」。
Her ne olursa olsun onun içinde bir çağ var. demiştir.無論何種說法,他都是英年早逝。
Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.然則奉各位之召,其責無可辭卸—其以爾之悲憫,應我祈求。
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.登場台詞是「狂野的嘶吼吧」。
Ahi Evren’e peygamber dua etmiş: ‘-Senin izninle olsun otuz iki saat’ demiş.”二宣子曰:“自郤称以别,三传矣。
Bu konuşmada şöyle demiştir: "Ölümüne olan bu mücadelede hiçbir sınır yoktur.林有泉說:『木順不是死於戰場,而是死於刑場。
Kolejde bu adamdan daha iyisi var mı gerçekten?" demiştir.卿本佳人,何為隨之也?天下寧有白頭賊乎’。
Kur'an'da kullanımı: "Rabbin, Meleklere: 'Ben, yeryüzünde bir halife (temsilci) var edeceğim' demişti.來源請求|天使有自由意志,精靈也有,因為阿拉曾問眾天使說,你可知道我所不知道的?
Özenle toplayıp derlediği kütüphanesinin değeri de çok büyüktür." demiştir.其书画金石诗词之妙,均臻高境,浑涵浩范。
Alexander “Eğlendirmeyi her daim sevdim ve bu bir şekilde sanki benim ilahi görevim” demiştir.他說:我總是喜歡娛樂,不論如何這就是我的職業。
Güven Güneş, Esin Güneş’in ailesine "Bizde boşanma yok, ölüm vardır." demiştir.仲野夢月(仲野 夢月(なかの むつき),聲:明坂聰美) 仲野家長女,就讀高中2年級。
Ben o kardeşlerimin yanındayım." demiştir.只有你们兄妹能活”。
Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.先主遥策之曰:“曹公虽来,无能为也,我必有汉川矣。
Kamu işlerinde kilisem adına konuşmam, kilise de benim adıma konuşmaz." demiştir.在公共事务上我不是代表我的教派——教派也不代表我。
Allah onlara "Size şehvet duygusunu verseydim siz insanlardan daha çok günah işlerdiniz" demiş.王忱知道後大驚,說:「我以為你有多的,才向你索討這竹蓆。
İlgili Sayfalar