demiş ile cümle

demiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
(Onlara demiştik ki:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.(QS Hud: 87) Artinya: Berdoalah kepada Tuhanmu dengan berendah diri dan suara yang lembut.
Temennimiz o ki ateşkes bir an önce temin edilir ve diplomatik yollara başvurulur" demiştir.Kemudian Ghaurats menyarungkan pedang itu dan memberikannya kepada Nabi, lalu turunlah ayat Al-Maidah."
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.“Apa maksud, Engku?” tanya si Kudun bingung.
Yanındakilere, "Bugün erkekler kadın gibi, kadınlar da erkek gibi dövüştü" demiştir.Dalam Syarah Arbain, Ibnu Daqiqil Ied berkata:"Hadits ini seperti induknya sunnah.
Sonra duyduk; büyüklerimiz demişler ki: Bunlar asılmaya mı gidiyor?”Mereka bertanya: Lalu dari mana asal suara (guntur) yang kita dengar itu?
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Itulah betapa bodohnya kami".
Bir demecinde: demiştir.Menyatakan: mengaku.
İstediğim gibi takarım” demiştir.Saya hanya ingin menyediakan sesuatu seperti yang saya dapatkan."
Bu bir insanlık suçudur" demiştir.Inilah sifat manusia."
Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.Sebagai ucapan terimakasihku kepada kalian, maka kalian ku angkat sebagai senopati dan bertugas di Kadipaten.
Bobby buna bayılır' demiştin.“Pop juga suka.
Mezara kadar da nefret edeceğim," demişti.Aku benci otoritas seperti halnya neraka."
Sadece kendi paramızı geri istiyoruz." demişti.Kami memberikan uang kembali."
Bunlardan bazıları benim grubum." demiştir.Saya pikir banyak dari Anda di sini hari ini milik kelompok orang itu."
İsa da, “Eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının” demişti.Kata malaikat itu kepadanya: "Jangan takut, hai Maria, sebab engkau beroleh kasih karunia di hadapan Allah.
Romalılar ona Necessitas demişler.Romanos mengambil simpanan.
Yani kabul edilen nesnellik anlayışı bizim için de söz konusudur.” demiştir.Dan kami juga memberi kesaksian yang baik tentang dia, dan engkau tahu, bahwa kesaksian kami adalah benar."
Genel bir ses yoktu.” demiştir.Tidak ada suara yang menonjol".
Onların tartışmalarının çok gerçekçi olduğunu düşünüyorum." demiştir.Kupikir akan jauh lebih realistis jika perdebatan mereka didahului oleh masalah."
"Bu hayatımda yaptığım en zor seçimdi ama şu noktada sanırım doğru olan bu." demiştir.Saya tahu itu terdengar sangat bodoh, tapi itu bagaimana saya memikirkannya. "
Bir keresinde "Tüm hayatımı Krusty'nin öğretilerine dayandırdım" demiştir.Ia berkata, "Saya ingin melunasi semua hutang-hutang karma saya dalam kehidupan ini."
Kötü hikayelerin hiç biri gerçek değil" demişti.Tetapi, peri laku nyata belum sesuai," katanya.
Köyün her tarafında "bol su" olduğundan buraya "su kabı" demişler.Kota ini diberi julukan "Kota Mata Air" karena banyaknya sumur yang digali.
Aslında bizim ismimiz eski bir erkek arkadaşıma ait bir takma addı." demiştir.Tidak, ... ia melemparkan orang tua yang penuh peduli."
Asilerin gıdası olan keçileri dahi ateşe tutuyorduk" demiştir.Dikatakan pula bahwa Jahanam ini memiliki pula anjing-anjing neraka Jahanam yang siap mengoyak-oyak tubuh.
Öteki, "Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti.Tetapi Iblis menggugat dan menjawab kepada TUHAN: "Apakah dengan tidak mendapat apa-apa Ayub takut akan Allah?
Ama her birimiz bir şeyi değiştirirsek, çok şey değişir" demiştir.Aku melakukan beberapa hal yang seperti itu, beberapa hal yang benar-benar mengubah."
Gidebilirsin Allah seni doğru yola ulaştırsın!" demiştir."Semoga Allah melaknat pemimpin kalian!".
Proudhon, mülkiyet hırsızlıktır demiştir.Probosutedjo, pemilik Mercu Buana.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.Và Đức Vua sẽ không bao giờ rời khỏi đây".
Bu yoldan sonra sadece dürüst olsanız da yeter" demiştir.Bạn chỉ cần phải trung thực theo cách thông thường sau đó."
Blue Cheer'dan Dick Peterson bu konuda "Tek bildiğimiz daha fazla güç istediğimiz." demiştir.Như Dick Peterson của Blue Cheer đã nói "Tất cả những gì chúng ta biết là chúng ta cần nhiều sức mạnh hơn".
Spielberg'e "Bu film için benden daha iyi bir besteciye ihtiyacın var." demiştir.Ông nói với Spielberg, "Anh cần một nhà soạn nhạc giỏi hơn tôi cho bộ phim này."
Her maçtan önce diz çöker, kollarımı açar ve dua ederim." demiştir.Trước mỗi trận đấu tôi quỳ xuống, tôi mở cánh tay của tôi và cầu nguyện...
Son yıllarında sık sık doktorlarının bakımını reddedip, “Hastalık Hristiyanların doğal halidir.” demiştir.Suốt những năm cuối đời, ông thường cố tránh bác sĩ, "Bệnh tật là điều tự nhiên đối với tín hữu Cơ Đốc."
Dünyayı keşfetmek ve macera yaşamak istiyor; ama bunun olmayacağını hissediyor," demiştir.Và cô ấy muốn được phiêu lưu và khám phá thế giới, nhưng cô ấy rằng điều đó khó có thể xảy ra."
Hemen gelebilir misiniz? demiştir.Rồi lập tức trở về .
Fakat ne zaman bitireceğimi bilmiyorum." demiştir.Ta không biết khi nào ta sẽ chết."
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Nhưng rồi trong nửa giây, một tia sáng loé lên từ thiên đường và đã làm bừng sáng khu rừng tối."
Sadece kendi paramızı geri istiyoruz." demişti.Chúng tôi chỉ đòi họ phải trả lại tiền cho chúng tôi".
Çumra ilçe olmaya layıktır." demiştir.Trẫm sẽ phong khanh làm Trụ quốc".
Yaşıyor mu, ölü mü belli değil" demişti.Tôi chết hoặc sống cũng không hề gì."
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Điều đó sẽ xảy ra, dù bạn có thích hay không. "
Bu kadar aşağılanacak bir performans olduğunu sanmıyorum." demiştir.Tôi không nghĩ rằng đáng có phản ứng như thế này."
Onun sesi benim albümümde yer alacağı için çok heyecanlıyım." demiştir.Tôi rất phấn khích khi có giọng hát của cô ấy tham gia vào album của tôi."
Çok güzel bir şarkı." demiştir.Đúng là một bài hát tuyệt vời'.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Sư hỏi: "Ý chỉ Tào Khê thế nào?"
Su 100 derecede kaynar, napalm 800-1200 derece sıcaklık üretir." demiştir.Nước sôi ở 100 độ C. Napan tạo ra nhiệt độ lên tới 800 đến 1.200 độ." ^ “Books in brief.
Film sıradışı bir başarı." demiştir.Bộ phim là một thành công rực rỡ."
Onların uçaklarını mutlaka indirmeliyiz." demiştir.Chúng tôi sợ những chiếc trực thăng của họ."
Neden terkediyim?" demiştir.Vì sao tôi đã hoang phí?".
Şöyle demiş; “Vukuat Var’ı 20 günde yazdım.”Lúc đó, anh ấy nói với tôi: 20 năm mình mới trả nợ được cậu".
Dünya'ya barış diliyorum." demiştir.Hòa bình cho thế giới".
"Veten" şarkısı Demis Russo'nun müziği üzerinde yazılmıştır.."Hãy là chính Mình" có giọng hát của Rosie Watson.
İHH büyük işler yaptı." demiştir.Điều họ đang làm rất vĩ đại”.
Hiç yemediğim kadar yemek verdiler." demiştir.Nó không giống như bất cứ loại thịt nào tôi từng thử qua."
Ben ona yaklaştıkça denize dala çıka uzaklaşıyordu." demiş.Nàng đã đến bên bờ sông Cái, và không ngần ngại văng mình xuống nước..."
Söyleyin, akşama gelirim" demiş.Ông hãy đến đây buổi chiều."
Çok üzgünüm.’ demiştir.Tôi rất xin lỗi."
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Thật ngu ngốc nếu làm vậy.”
İlgili Sayfalar