demiş ile cümle
demiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yani burada başka bir şeyler var." demiştir.At det bor noe mer der.»
Her şey bununla değişti." demişti.«Nå avhenger alt av Dem,» sa han.
Buna rağmen bizdeki binalar kadar pahalıya mal oluyor." demiştir.Hvorfor blir ikke mitt arbeid betalt like mye som hans?»
Çinliler onlara «tszu-bu» demişlerdir.Studentene kalte det «kinesisk».
Bütünley benim oturduğum koltuğa geç demiştir.Dolimiti var merket som satt bak på salen.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Hans samarbeid med henne fortsatte inn på 1950-tallet.
Romalılar ona Necessitas demişler.Romerne kalte folket for piktere.
Kötü hikayelerin hiç biri gerçek değil" demişti.Ingen ting han sier om seg selv er sant."
Lee şöyle demiştir: "Nick harika bir yapımcıdır.Regissøren sa: «He's the perfect Klingon.
Grönlandlı Vikingler bu yerli halklara “skrælingjar” demiştir.De norrøne grønlenderne kalte disse innvandrende bosetterne for «skrælingar».
Artemios (Demis) Ventouris Roussos, (15 Haziran 1946, Mısır - 25 Ocak 2015, Atina, Yunanistan) Yunan şarkıcı.Artemios Ventouris Roussos (født 15. juni 1946, død 25. januar 2015 i Athen) var en sanger fra Hellas.
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir.«God og forfengelig mann.
Bavula zorlanmadan sığdı" demiştir.«Har lagt igjen bagasjen.
Proudhon, mülkiyet hırsızlıktır demiştir.Proudhon trodde han hadde brennemerket eiendom ved å kalle det tyveri.
Bu film tam bir harika." demiştir.Er filmen i seg selv kritikk?»
Ben seksilik diye buna derim." demiştir.Bør vi nå si at hun er fascistisk?»
Ne kadar güzel demiştir.Den er blitt nydelig.
Şöyle demiş; “Vukuat Var’ı 20 günde yazdım.”«Skrev masteroppgaven på 20 dager».
Sizin için zor olduğunu biliyorum ama, hemen kalkın, aşağıda toplanın demiştir.De lå ikke henslengt, men var forventet å sitte rett opp og ned.
Biyografi yazarı Leslie Stephen sonrasında "Onun ünü çok hızlıydı ve hala devam ediyor" demiştir.Hans biograf Leslie Stephen skrev at «hans berømmelse kom like hurtig som den ble varig.»
Bu kasabaya da Capeside demişlerdir.Området kalles også Chaozhou.
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.Enten så frigjør dere alle sammen eller så må han lide samme skjebne som dem.», skal han ha sagt.
Çumra ilçe olmaya layıktır." demiştir.«Påskekrimmen vant Prix Europa».
Hoşçakalın, Valhalla'da görüşmek üzere" demiştir.Sampai jumpa, Sampai bertemu lagi di Valhalla !"
Ama iki yıl sonra onun bir film yıldızı olacağını biliyordum" demiştir.Aku tahu dia akan menjadi bintang film dalam dua tahun."
Şimdi biz onları nasıl yakalayıp Türkiye’ye verelim." demiştir.Bagaimana pendapat para murid semuanya dan bagaimana pula caranya kita membentuk masyarakat islamiyah itu?”.
O, “Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?” demişti.Nabi mereka menjawab: "Mungkin sekali jika kamu nanti diwajibkan berperang, kamu tidak akan berperang".
Hükümet, 12 Şubat 1908 tarihine kadar bir demissionair olarak kaldı.Pemerintahan tetap demisioner hingga tanggal 12 Februari 1908.
Muhammed'e Sûr'un mahiyeti sorulunca şöyle demiştir: "Üfürülen bir boynuzdur."Setelah diceritakan kepada nabi , dia bersabda: “Itulah Uzza”.
Birçok sanat dalında da bilgili bir insandı." demiştir.Dikiranya banyak yang menyanjung, padahal yang mengetahuinya akan memalingkan muka.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Namun aku menebak mereka yang menontonnya akan menyukainya."
Biz bunu kabul etmeyeceğiz" demiştir.Kami tidak membolehkan adanya penundaan."
O gece Marsh'ı aramış ve "Hey, sanırım artık kendi programımız var." demiştir.Dia merobeknya dan menelepon Marsh malam itu untuk melapor, "Hei, saya pikir kita punya acara kita."
Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti.Lalu, Khubaib berkata, "Seandainya bukan, karena dikira takut mati, maka Aku akan menambah jumlah rakaat."
Yine demişti ki: “Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler misin?Lalu mereka bertanya kepadanya: "Kalau begitu, siapakah engkau?
Neden terkediyim?" demiştir.Mengapa kita harus mundur?"
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.Dan Raja tidak akan pernah meninggalkan Inggris".
Bunları anlamakta zorlanıyoruz." demiştir.Siapa yang dapat mengerti hendaklah ia mengerti."
Bizim için büyük bir deneyimdi." demiştir.Kepada mereka akan Kami berikan pahala yang besar.’
İşte gerçek olan bu.” demiştir.Dalam hal ini engkau berkata benar."
Allah her şeyden yücedir.” demiştir.Sesungguhnya Allah Maha Tinggi lagi Maha Besar."
Thomas Hobbes güç ile ilgili “ gün gelecekte iyi görünenin elde edilmesi anlamına gelir” demiştir.Thomas Hobbes menyebut kekuasaan sebagai "cara masa kini untuk memperoleh barang berwujud pada masa depan".
Bir yere taşıyor" demiştir.Kami menaruhnya di mana pun".
Yeryüzünde ondan başka cennetten gelmiş hiçbir şey yoktur.” demiştir.Dan tiada seorang pun yang dapat mengetahui di bumi mana dia akan mati.
Ardından bu durumda böyle, fakat hala doğru olabilir diyorlar." demiştir.Demi Tuhan, mereka telah membuktikan bahwa hal tersebut benar.”
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ SayfasıKlien saya tidak terburu-buru".
Burası senin için çok küçük." demiştir.Makedonia terlalu kecil untukmu".
Çok mücadele etti ve toprak kortta iyiydi." demiştir.Ia berjuang keras dan bermain sangat bagus di permukaan tanah liat."
Dikkat edin, İsrailli demiyorum." demiştir.Tidak kenal aku TUHAN itu dan tidak juga aku akan membiarkan orang Israel pergi."
Bu konuşmada şöyle demiştir: "Ölümüne olan bu mücadelede hiçbir sınır yoktur.Sesungguhnya tidak ada suatu apapun yang dilakukan-Nya yang setimpal dengan hukuman mati.
Güven Güneş, Esin Güneş’in ailesine "Bizde boşanma yok, ölüm vardır." demiştir.Tidaklah terjadi gerhana matahari dan bulan karena kematian seseorang atau karena hidup (lahirnya) seseorang.
Öyleyse O’nun isteklerini kabullenerek onunla anlaşıp kendi şehrimize dönelim." demiştir.Kami meminta agar tanah kami dikembalikan."
Allah bize ömür versin." demiştir.Tetapi Allah kami mengubah kutuk itu menjadi berkat."
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.Isa menjawab, "Maha Suci Engkau, tidaklah patut bagiku mengatakan apa yang bukan hakku (mengatakannya).
Söyleyin, akşama gelirim" demiş.Aku bahkan akan pergi (ke sana) di malam hari!'
Bütünley benim oturduğum koltuğa geç demiştir.Heldy lalu duduk di kursi yang letaknya persis di belakang presiden.
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Tapi selama sedetik, 'seberkas cahaya turun dari langit dan menerangi lokasi'".
"Melekler demişlerdi ki: Ey Meryem!Setelah beberapa ketika Malaikat berkata lagi: 'Wahai Tuhan!, ia sudah berupa darah beku'.
Havariler de, “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” demişlerdi.Kemudian Saudah berkata; Subhanallah, demi Allah, sungguh kita telah mengharamkannya.
Hayatımın 35 yılı gitti" demiştir.Sesungguhnya Aku akan memperpanjang hidupmu lima belas tahun lagi."
İlgili Sayfalar