demiş ile cümle
demiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Leman Sam ise Akçıl'ı eleştirerek şöyle demiştir.Dlatego też sam Dylan krytykował jego brzmienie.
Bu Suriye'de, özellikle Kobani'de olanlara büyük önem verdiğimizin göstergesi." demiştir.Jesteśmy przerażeni, tak jak reszta narodu, tym co miało miejsce wczoraj w Colorado".
"Az demişiz".Zatem powiem wam»”.
Fakat kendisi sürekli komik olmak istemekte bir keresinde şöyle demişti: "Ben her zaman komik olmak istiyorum.O sobie samym mówi tak: "Zawsze chciałem być aktorem.
Partinin kurucularından Erdoğan bir konuşmasında "Millî görüş gömleğini çıkardık" demiştir.Zapisano w niej, iż: „Widzieliśmy zamek przez nieprzyjaciela cale zrujnowany, tylko mury stoją.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Mieczysław Gos „Kukułka”, sier.
7 kişiye karşı 12 kişi oynamak adaletsizlikti, kırmızı kartı 11 kişi kalmaları için çıkardım." demiştir.W Primera División rozegrał 11 meczów, w tym we dwóch otrzymał czerwoną kartkę.
70'li yılların sonunda verdiği bir röportajda gazeteciye: "Bir nergis kadar geyim canım" demiştir.Zadebiutowała pod koniec lat 90. płytami It Takes One to Know One i My Bad Luck Soul.
Filmin kara mizah olması ile ilgili Caroline Williams O bir komedi, inanılmaz bir kara mizah. demiştir.Autorka projektu, Roberta Williams, stworzyła wspaniałą, przerażającą historię o nawiedzonym domu.
Bununla ilgili ilk adımın atılabileceğini düşünüyorum" demiştir.Nagrałem to za pierwszym podejściem”.
Fakat ne zaman bitireceğimi bilmiyorum." demiştir.Nie wiem, czy się kiedyś z tego otrząsnę”.
Final turuna geçiyoruz." demişti.Jeżdzimy obwodnicą Wreszcie! (pol.). .
Askerler bu içeceklere "şerbet gibi tatlı" demişler.Bundan dolayı köyün ismi Şerbetli olmuş.Wiadomo, że pszczoły wytwarzają miód, który jest słodki i stąd nazwa miejscowości.
İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti.Han uplyfte Hans Abraham och åt utur våra händer.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennett sa en gång till mig, “ Det finns olika sätt att arbeta.
Yani kabul edilen nesnellik anlayışı bizim için de söz konusudur.” demiştir.Nej förr sova än prata; vi äro folk som känna vår instruktion."
Sadece kendi paramızı geri istiyoruz." demişti.Vi ber helt enkelt om att få tillbaka våra egna pengar."
Yeryüzünde ondan başka cennetten gelmiş hiçbir şey yoktur.” demiştir.Det är inte Guds vilja, att jorden skall dränkas i människoblod!"
Birazcık değiştim, aşk hakkındaki fikirlerim değişti." demiştir.Jag har förändras lite, min uppfattning om kärlek har förändras... man växer."
Bunlardan bazıları benim grubum." demiştir.Några av dem är mitt band."
İnsanın düşünen ve duyan bir varlık olduğunu hesaba katarak," demişti.Detta skall vara till minne av männen, så länge människor leva."
Onu her yerde görebilirsiniz" demişti.Du kan inte undvika att se honom."
Bu benim hayatımın dönüm noktasıymış gibi hissediyorum." demiştir.Jag kände verkligen att det här var en vändpunkt i mitt liv."
Kolejde bu adamdan daha iyisi var mı gerçekten?" demiştir.Tillhör denna människa då den goda eller den onda sidan?
Hemen gelebilir misiniz? demiştir.Måtte hon komma snart!
Kolay olmadı o şarkı” demiştir.Jag visste inte att hon göra en sån här låt.'
Hiç Merak etmeyin. demiştir.Oroa dig inte, säger Far.
Fakat ne zaman bitireceğimi bilmiyorum." demiştir.Man vet aldrig var man slutar."
Agnostik ya da ateist değildi." demiştir.Hon var vare sig nazist eller spion."
Gerçekten sevdim." demiştir.Jag gillar den verkligen."
Bir başkası bu durumla nasıl başa çıkardı bilemiyorum" demiştir.Jag vet inte vad som hände, snälla skicka hit någon."
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Om du gillade det jag gjorde innan, kommer du älska det här...".
(Schlesinger 1982) demiştir.(OrdStröm, 1982).
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Det är bara att han är en sådan dum jävel").
Bundan başka da bir şey söylemiyorum" demiştir.Mer har jag inte att säga."
Romalılar ona Necessitas demişler.Romer menar, att de ska vara helt självförsörjande.
Her şeyimiz mahvoldu" demişlerdir.Om vi förlorar de så förlorar vi allt".
Düştüğüm bu duruma onun sebep olduğuna inanıyordum' demiştir."Vi låtsades bara att det hon sa var sant.
16 yaşından beri bu gruplayım, bu delilik!" demiştir.Jag har förändrats som kvinna sedan jag var 19."
14 Eylül 2003'teki referanduma göre, oy kullananların %56,1'i euroya 'hayır' demiştir.Folkomröstningen om införande av euron den 14 september 2003 slutade i ett nej (55,9 %).
Bu bir gösteri." demiştir.Det är min show!"
Hayatta olmaz!" demişti.Inte så länge jag lever".
Bütünley benim oturduğum koltuğa geç demiştir.Plötsligt dyker Lily fram i soffan där de sitter.
Degas ise bu konuda "Hiçbir sanat benimkinden daha anlık olamaz." demişti.Degas har sagt, att "med undantag av Ingres har ingen tecknat bättre än Meissonier".
Hatta bununla dans bile edebilirsiniz. " demiştir.Jag ville ha något att dansa till också..."
'Kut vereceğim ben' demiş.Av en slump hittade vi Ben .
İngilizler bu tanka general Robert E. Lee ye itafen "General Lee" demiştir.Den har fått sitt namn efter den amerikanske generalen Robert E. Lee.
Onların uçaklarını mutlaka indirmeliyiz." demiştir.De måste ha trampats ner av hästarna."
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.I detta avseende hade hon alltså rätt i sitt uttalande.
Bu ülke bir dünya prömiyerini hakediyor ve bunun son filmle olması en mükemmeli" demişti.Ett är att du lär känna dina rötter, ett annat att det är en förbaskat bra film."
Toplantı sonucunda da devlet başkanlarına raporlar verilecek" demiştir.Regeringen skall rådgöra med nämnden inför möten i Europeiska rådet."
Nedeni sorulunca "İçeriğinde utandırıcı şeyler olabilir" demiştir.Kanske har han precis frågat just "Vad har de för sig där inne?".
Ermenistan modern, güvenli ve ekonomide başarılı ülke olursa itibarı da o denli yüksek olacaktır" demiştir.Jag är säker på att omorganiserad på ny grund och energiskt styrd kan den vara till stor tjänst.”
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Från slutet av 1940-talet drev han tillsammans med sin hustru en restaurang.
Yani benim takdirim." demiştir.Det är som jag drucke mitt eget".
Bu pantolonumu çıkarmak gibi olur." demiştir.Det bidde ett par byxor."
Ben seksilik diye buna derim." demiştir.Det var ett dumt namn, förstår du.")
Daha sonraları, "Benim kadar iyi olan herkese meydan okuyorum." demiştir.Han sade "varje bit så grymt bra som du hade hoppats".
Bu bir darbedir, başka türlü ifade etmek mümkün değildir" demiştir.Så de är intresserade av att lära sig något nytt, något som är oförfalskat."
Bu film tam bir harika." demiştir.Filmen har blivit riktigt bra.”
İlgili Sayfalar