demiş ile cümle
demiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yeni havalı numaralar, bazı daha önce görmedikleri elektriksel hareketler göstereceğim." demiştir.Ritmes en geluiden zoals je nog nooit gehoord hebt."
Hayır, hayır arkadaşım, imkanımız varken onlardan kurtulmamız bizim için en iyisidir" demiştir.Wij zullen hen bewijzen dat er geen zoeter geluk is dan dat van een kind.
Bunu kimse inkâr edemez." demiştir.Dat houdt hij niet vol; niemand kan dit aan!"
Bir erkeğe, Mary'e aşık olduğum gibi olamazdım." demiştir.Het kan toch niet dat ik verliefd ben op een meisje'.
Konu biraz çetrefilli" demiştir.De rest is gewoon wat geklets".
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Hij studeerde er in 1950 “met grote onderscheiding” af.
Biz bunu kabul etmeyeceğiz" demiştir.Eerder zullen wij en zij geen rust vinden.’
Onların tartışmalarının çok gerçekçi olduğunu düşünüyorum." demiştir.Ik vind dat het realistischer is dat ze ruziën en dat er problemen zijn."
Bizim için büyük bir deneyimdi." demiştir.Wij waren aldus tot het uiterste bereid...".
Onun sihirbazlık yeteneği çok nadiren ortaya çıkan bir seviyede" demiştir.Het grafmonument is in hoge mate gaaf en beschikt over een zeer hoge mate van typologische zeldzaamheid."
Öyleyse O’nun isteklerini kabullenerek onunla anlaşıp kendi şehrimize dönelim." demiştir.Wij zullen niet rusten tot de dag dat we naar ons thuis terugkeren, en tot wij Israël vernietigd hebben.".
Agnostik ya da ateist değildi." demiştir.Ik ben inmiddels atheïst, probleemloos."
Umut ediyorum ki bir diğer seçime diğer kadınlar da katılma cesaretini göstereceklerdir." demiştir.Haar moed inspireert anderen om ook moedig te zijn."
Yani burada başka bir şeyler var." demiştir.Er moet iets anders aan de hand zijn."
Kahvedeki insanlar hep bir ağızdan "Tamam!" demiş.De douane zegt "OK"!
Sizin için zor olduğunu biliyorum ama, hemen kalkın, aşağıda toplanın demiştir.Ze willen hem vangen, maar dankzij Stor kan Dag ontkomen en terug snel boven bij de grot komen.
Seymuor Cray neden bunu CDC 6600’dan çıkarttığında “eşlik bizim çiftçimizdir” demiştir.Zoals de Cheshire Cat tegen Alice zegt in hoofdstuk 6: "We're all mad here.
Daha sonraları, "Benim kadar iyi olan herkese meydan okuyorum." demiştir.Zeker iemand die zoveel talent heeft als jij."
Bir klişeyi kendi avantajına dönüştürebiliyor." demiştir.Dan kan ik hem een fax sturen".
Faruk Süren istifa ederken şöyle demiştir, "Yıpratıldık ve yıprandık.Na afloop verzuchtte Koeman: "We zijn weer terug bij af."
Maçımızı ona göre oynayacağız." demiştir.Hij leert ons hoe het spel gespeeld moet worden".
Ebu Bekir ise onlara şöyle demiştir: "Resulullah’ın 'Bize kimse vâris olamaz.Vervolgens vroeg hij: "O Heilige Profeet, elke profeet had een wasi (een aangewezen opvolger).
Anderson bir söyleşide "Eğer o ayrılmasaydı biz bir yere gidemezdik" demiştir."We zijn een duo", zei ze, "zonder hem kan ik niet verder spelen".
Bütünley benim oturduğum koltuğa geç demiştir.Totti zette zijn goede lijn door in het seizoen dat volgde.
Zaman geçtikçe öğrendim ki insanın sahip olabileceği en büyük şey başka bir insanın varlığı....” demiştir."O, ik kan ook zeggen dat ik het beste van hetgeen ik bezit, aan een meisje te danken heb.
Bunların üzerine ise "Eğer bir daha dans edemeyeceksem ölmeyi tercih ederim." demiştir."Laat mij maar sterven", klaagt hij, "ik ben liever dood dan dat ik zo verder moet leven".
1971'de Franz Stangl cezaevinde iken, bir röportajda, Üstlerimize karşı utanç duyduk demiştir.Franz Stangl overleed in 1971 op 63-jarige leeftijd in de gevangenis aan een hartinfarct.
Ve ona Başka hayatta görüşmek üzere dostum demiştir.Het is een persoonlijke ervaring, die hem verder in zijn leven bepaald heeft zegt hij.
Benim zamanım." demiştir).Het is tijd."
Öteki, "Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti.Ten powiedział: «Bóg przyjmuje tylko od bogobojnych.
Besmele çeken şöyle demiş olur: "Ya Rabb, şu an bir iş işleyeceğim.Powiedział on: «O biada mi!
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.A król nigdy nie wyjedzie”.
Kur'an yaratılmış olsa idi, Allah kendi sözü olan Kur'an'a ol demiş olacaktı.Tora opisując stworzenie świata pokazuje, że Bóg uczynił to poprzez słowa („I rzekł Bóg”).
Fritz J. Raddatz ile bir söyleşisinde de şöyle demiştir: “İlk olarak bir erkek psikiyatrist tasarladım.W rozmowie z Fritzem J. Raddatzem twierdził dalej: Najpierw zaplanowałem koncept szalonego lekarza.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Jeśli się Panu spodoba, proszę powtórzyć”.
Ephesoslular çevresinde toplandıklarında şöyle demiş: "Ne şaşıyorsunuz reziller?Następnie zwrócił się do zgromadzonych ludzi: "Mówiąc o kole Dharmy, czym jest to, co się obraca?
Bu haber padişaha ulaşınca Padişah; "Vah Kullarım!" demiş.Zgodnie bowiem ze słynnym hadisem Bóg powiedział: "Moje miłosierdzie jest przed moim gniewem".
Dans sonunda ayaklarıyla ne yaptığını soran haberciye Snowden, 'Hiç durmadan Lindy.' demiştir.Na co Snowden bez wahania odpowiedział "The Lindy".
Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.Twoimi byli i Ty Mi ich dałeś, a oni zachowali słowo Twoje”.
Bu yoldan sonra sadece dürüst olsanız da yeter" demiştir.Cokolwiek po długim namyśle uznasz za prawdę – prawdą będzie”.
Hani, peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi.Ponieważ było to dla nich trudne, zapytali: "Który z nas jest w stanie to uczynić, Wysłanniku Allaha?"
Gerçekten sevdim." demiştir.Naprawdę je uwielbiam”.
Bu benim gerçek hayatta olmamı sağlıyor" demiştir.To sprawia, że moje życie się toczy".
Hapishaneye gitmemize gerek yok." demiştir.Nie idę z Tobą do łóżka!”.
Bu konuşmada şöyle demiştir: "Ölümüne olan bu mücadelede hiçbir sınır yoktur.How Not To Die (ang.).
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız?Czy Bóg powiedział do mniejszego: "Uczyńmy człowieka na Nasz obraz"?"
Mahalleye yerleşmeye gelen göçmenler uzaktan işaret ederek, "bir tane kom var" manasında "Kom bir" demişler.Stąd obojętnie skąd przyjeżdżano do wsi, to znajdowała ona się "na dole".
Bana V diyebilirsin" demiştir.Cytat: "GOJSKI v.
Bu nedenle Ersöz ile ilgili tüm takdiri ve yasal indirimlerin uygulanması gerektiğini düşünüyorum." demiştir.Oznacza to, że ograniczenia i warunki stawiane przez kraje pochodzenia muszą być przestrzegane”.
Şu anda cehennemde yürüyorum’ demişti.Więc poszłam do piekła”.
Bu bir insanlık suçudur" demiştir.To na pewno było ludobójstwo”.
Vae victis demiştir."Vae Victis" (sł.
Turnuvadan sonra Lasker onun için şöyle demiştir.Po turnieju Torres podał się do dymisji.
Romalılar ona Necessitas demişler.Rzymianie nazywali je Serica.
Allah her şeyden yücedir.” demiştir.الله أكبر), tłumaczony jako: „Bóg jest wielki”.
Kamu işlerinde kilisem adına konuşmam, kilise de benim adıma konuşmaz." demiştir.W owych chwilach największej potrzeby Kościoła, ci, którzy mają mówić, będą milczeć!”.
Sosyal medya platformlarının tamamen kapatılması tasvip edilemez" demiştir.Stwierdził, że "brutalne traktowanie pokojowych demonstrantów jest niedopuszczalne".
Yani en zor vakalardan” demişti.To najwyższy ze wszystkich sądów".
Sonuna kadar mücadelemi sürdüreceğim" demiştir.Znajdę w sobie siły i będę walczył do końca”.
Bu en çok eğlendiğim ve özgür olduğum roldü." demişti.To klucz do lepszego i bezpieczniejszego świata.”, powiedziała.
İlgili Sayfalar