demiş ile cümle

demiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kapı açılınca herkes reayadan kaçıp sipahi olur." demiştir.Quando o sol se levantar será bom que corras. "
Tanrıya şükür, sonsuza dek dinleyebileceğimiz müziği var." demiştir.Assim poderemos participar constantemente da união com Deus".
Şarkıları da bırakın, canımı istesin, canımı vereyim" demiştir.Então se vocês conhecem-nas, cantem comigo."
Bill, Vatikan'ın kütüphanesini görünce "Harry Potter" demiştir.Bill diz "Harry Potter" quando chega na biblioteca do Vaticano e o Doutor a repreende.
Bu minibüse köylüler Sabri'nin arabası demiştir.Neste bairro situam-se os Moinhos do Bairro do Caramão.
Sanatçı son olarak kariyerinin ilk EPsi "Mor" ile sevenlerine merhaba demiştir.O título provisório deste filme foi Hello, My Baby.
Harika biri, onu seviyoruz." demiştir.É muito divertido; eu amo isso".
Bundan kazanç sağlamanın mutlaka bir yolu olmalı!' düşüncesiyle hareket ediyorlar'" demiştir.Aqueles que se veem incapazes de compartilhar essa crença tendem a culpar a si mesmos, em vez dela."
Rol üç boyutlu, üçüncü boyutta benim" demişti.«Itapeva agora está em 3°».
Bu babamdan bana geçmiş.' demiştir.Este mandamento recebi de meu Pai.»
Sanatçı, daha sonrasında, bu süreç için "Allah babama acıdı da şarkıcı oldum" demiştir.Sobre a repercussão, o mesmo afirmou que “Deus me abençoou com essa canção.
Gülü gitmiş, kargası kalmış" demiş.«Rouge, Deixou Saudade».
Film tarihçisi ve eleştirmeni Leonard Maltin onun için Charles Boyer'nin İngiliz karşılığı demişti.O crítico de cinema e historiador Leonard Maltin batizado ele de Howard the Paperboy.
İstediğim gibi takarım” demiştir.O resultado saiu como eu queria".
Hatta bununla dans bile edebilirsiniz. " demiştir.Você pode brincar com isso."
2012 yılında, The New York Times ona "Çin'in ilk iyi niyetli süpermodeli" demiştir.O New York Times chamou este evento como o "Grande Travamento de Tráfego Chinês de 2010."
14 Eylül 2003'teki referanduma göre, oy kullananların %56,1'i euroya 'hayır' demiştir.Porém, em 14 de setembro de 2003, 56% dos suecos rejeitaram a adoção do euro num referendo.
Mezara kadar da nefret edeceğim," demişti.Hei de odiá-lo até a morte".
Timurlenk buna inanmaz, "Madem keramet sahibisin, göster bakalım" demiş.Até quem não esteve lá, se sente prestigiado", acrescenta.
İşte gerçek olan bu.” demiştir.En die zullen de waarheid naar voren brengen."
Bu nedenle FIFA, bu ödülü onun anısına vererek onu anmaktan mutluluk duymaktadır." demiştir.De FIFA brengt daarom met genoegen hulde aan hem, door deze prijs aan hem op te dragen."
Onu her yerde görebilirsiniz" demişti.Met goed kijken merk je ze overal op".
Fidye karşılığında serbest kaldıktan sonra Yıldırım Bayezid kendisini çağırarak demiştir.Na een waarschuwing (verbanning uit de stad) vroeg hij om pardon, wat hij verkreeg.
Uzaktan gelen bir gölgeyi gördüğünde, ona "Ebu Zer ol" demiştir.Stel dat het zich gericht had tot een oog, zeggende: Zie Uzelve.
Yeryüzünde ondan başka cennetten gelmiş hiçbir şey yoktur.” demiştir.Ook zouden er dan geen kosten meer zijn voor de Aarde.
İrlandalı şair William Butler Yeats onun için "İngiltere'nin en yakışıklı genci" demişti.De dichter William Butler Yeats omschreef hem als 'de knapste jongeman in Engeland'.
Bu yoldan sonra sadece dürüst olsanız da yeter" demiştir.Maar we zijn op dat soort momenten dan toch nog te onrustig.’’
Bu konuşmada şöyle demiştir: "Ölümüne olan bu mücadelede hiçbir sınır yoktur.Daaraan zal zelfs de dood (de zeis) niets veranderen.
Allah her şeyden yücedir.” demiştir.Onderneem grote dingen voor God.”
Jim inanamayacağınız bir öfkeye sahip," demiştir.Ik vertrouw erop dat u niet al te gespannen bent."
Sana anlatsak, bir değil beş roman çıkarırsın..." demişti.Verschoon mij: ik vertoon er enkel vijf...."
Bu pantolonumu çıkarmak gibi olur." demiştir."Van deze arbitrage zakt mijn broek af," legde hij uit.
İstediğim gibi takarım” demiştir.Ik mag net zoveel lawaai maken als ik wil.”
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.And the King will never leave" ("De kinderen gaan niet zonder mij.
Reznov onun için "Berlin'de ölmeliydi." demiştir.Napoleon sprak in deze tijd ook: ‘Ik had in Moskou moeten sterven’.
Ama biz çalışırken aramızda sevgili ya da karı-koca ilişkisi olmuyor" demiştir."En (vooral) niet gehinderd door een warme vriendschap tussen ons".
Kendisine anlatınca, ‘Böyle olduktan sonra ben de bunu tasvip ediyorum’ demişti.En dit gezegd hebbende, sprak Hij tot hem: Volg Mij.
Sonra duyduk; büyüklerimiz demişler ki: Bunlar asılmaya mı gidiyor?”Toen hij tot zijn volk zeide, "Wilt gij niet godvruchtig zijn?
Dünya'ya barış diliyorum." demiştir.Vrede op Aarde’.
Çok üzgünüm.’ demiştir.En het spijt me zeer….”
Örneğin Romalılar 'mera işlenmesine' agri cultura demişlerdir.De Romeinen gebruikten het in agri cultura, het bewerken van de akkers.
Allah bize ömür versin." demiştir.Maar laat God niet met ons spreken, want dan sterven we.’
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Dan ga je ook andere dingen leuk vinden."
Bu kadar aşağılanacak bir performans olduğunu sanmıyorum." demiştir.Ik had geen idee dat het zo'n populair ding zou worden."
Arkadaşları, "Sana ve Naruto'ya rağmen onu öldüreceğiz," demişlerdir.Onze vijanden zeiden: "Laat ons hen doden voordat ze het voltooien."
Hemen gelebilir misiniz? demiştir.Hij kon meteen naar huis.
The Gift adlı bölümde ise Buffy'e "death is your gift (ölüm senin ödülün)" demiştir.De aanbidder meldt echter dat hij verslagen en dood onder de groene linde (de boom van de liefde) ligt.
'Eee?' demiştik: Ne duruyoruz o halde?”(West-Fries voor; "Wat wij?!").
Allah onlara "Size şehvet duygusunu verseydim siz insanlardan daha çok günah işlerdiniz" demiş.Hij antwoordde: "Welnu, daar gij mij liet dwalen zal ik hen voorzeker in de weg gaan zitten op Uw rechte pad."
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Dit is nu al een stommiteit.").
‘Mehmet Eymür beni aradı, niye arıyor ki beni?’ diye cevap verdi” demiştir.De gehypnotiseerde antwoordt dan (met glazige ogen): "Het Is Me Een Eer Om Zijn Uitnodiging Te Aanvaarden".
Romalılar ona Necessitas demişler.De Romeinen noemden het Segusium.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Hun verklaring in die zin werd verwelkomd.
Nasıl böyle bir şey düşünülebilir." demiştir.Misschien wil je er eens over denken."
Bir söyleminde; "Ben dünyada şehirlere gidiyor ve gökkuşağı bayrağı görmeyi seviyorum" demiştir.In een interview met de BBC verklaarde ze: “Ik hou van richtlijnen en de Katholieke Kerk biedt je die.
Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti.Treur niet om mij, maar om hen die nog sterven gaan."
Ne kadar güzel demiştir.Ze is niet uitgesproken mooi.
Zaten her şeyi yapabiliyordu." demişti.'Alles is mogelijk,' zei hij toen.
Bunu ancak Fransızcada buldum." demiştir.Hij deed dit enkel in het Frans.
Çumra ilçe olmaya layıktır." demiştir.Moppen zijn het domein van de dommen."
İlgili Sayfalar