demiş ile cümle

demiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fidel Castro, "Niemeyer ve ben dünyadaki son komünistleriz" demiştir.Fidel Castro una vez dijo: «Niemeyer y yo somos los últimos comunistas de este planeta».
Öteki, "Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti.Causa del amor de Allah Allah dijo: {…ciertamente Al-lah ama a los que se arrepienten y purifican.} 2.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennett me dijo una vez que ‘En el trabajo hay diferentes estilos.
Kur'an yaratılmış olsa idi, Allah kendi sözü olan Kur'an'a ol demiş olacaktı.En el Corán Dios se describe a sí Mismo: Di: Él es Allah, Uno.
Ne zaman Ortadoğu'da bir savaş çıksa dünya genelinde antisemitizm artmaktadır" demiştir.Cada vez que estalla una guerra en el Medio Oriente, el antisemitismo crece en todo el mundo».
Aurelian, fatih olmka istiyorsan, merhametli ol!" demişti.Aureliano, si conquistas, ¡sé misericordioso!»
Bu bir sapkınlık değil, bir kazanımdır" demiştir.(No es que haya algo de malo en ello)".
Bu bir fırsatken ve aynı zamanda talihsizliktir." demiştir.Eso es a la vez una ventaja y una desgracia».
Buna siz razı olur musunuz?” demiştir.¿Es que acaso en las vuestras se hace otra cosa?»).
İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti.Y le dio Abraham el diezmo de todo.
Hamlet değilim" demiştir.Yo no soy Hamlet.
Kur'an'da kullanımı: "Rabbin, Meleklere: 'Ben, yeryüzünde bir halife (temsilci) var edeceğim' demişti.Cuando vuestro Señor inspiró a los ángeles: «Yo estoy con vosotros.
Hatta single hakkında; "Bu benim için çok yeniydi ve gerçekten çok güzel bir deneyimdi" demiştir.Por tercera vez les dijo: “Pues, ¿qué mal ha hecho este?
"Newton, 'Eğer daha ilerisini görebildiysem bunun sebebi devlerin omuzları üzerinde durmamdır,' demiştir.Newton dijo, "Si he podido ver más allá que otros es porque me he apoyado en hombros de gigantes".
Neden terkediyim?" demiştir.¿POR QUÉ DESAPARECIÓ?».
Hayır, hayır arkadaşım, imkanımız varken onlardan kurtulmamız bizim için en iyisidir" demiştir.Lo que perdura son las buenas acciones que hacemos para nuestros semejantes".
Kamu işlerinde kilisem adına konuşmam, kilise de benim adıma konuşmaz." demiştir.Yo no hablo por mi iglesia en asuntos públicos, y la Iglesia no habla por mí.
Uzaktan gelen bir gölgeyi gördüğünde, ona "Ebu Zer ol" demiştir.La realidad inreable, mirándose con sorna entre sí, se decían: «¿Se ha perdido?»
Söz konusu ihbarı da ben yapmadım" demiştir.No me lo han comunicado"».
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız?Entonces los judíos contendían entre sí, diciendo: ¿Cómo puede éste darnos a comer su carne?
Bir yazısında "Yaşadığım sürece Sokolski Memorial'i hatırlayacağım" demiştir.«Recordaré el Memorial Sokolski mientras viva», escribió.
Alexander “Eğlendirmeyi her daim sevdim ve bu bir şekilde sanki benim ilahi görevim” demiştir.Alexander ha declarado: "Siempre me gustó divertir a la gente y de alguna manera ésta es mi vocación".
O gece Marsh'ı aramış ve "Hey, sanırım artık kendi programımız var." demiştir.Lo arrancó y llamó a Marsh esa noche para informar: «Oye, creo que tenemos nuestro espectáculo».
Elwyn Hoffman'a yazdığı bir mektupta, "ifade etmek icat etmekten daha kolaydır," demiştir.En una carta a Elwyn Hoffman escribió "expresión, como sabes —conmigo— es mucho más fácil que la invención".
Kendisine anlatınca, ‘Böyle olduktan sonra ben de bunu tasvip ediyorum’ demişti.Mientras comían dijo: -«Os aseguro que uno de vosotros me va a entregar.»
Bana V diyebilirsin" demiştir.«Con la V puesta».
Hayatta olduğum için çok şanslıyım." demiştir.Me siento afortunado por estar vivo".
Bu konuşmada şöyle demiştir: "Ölümüne olan bu mücadelede hiçbir sınır yoktur.La muerte no tiene, para él, nada de espantoso.»
A kokmuş!" demiştir.«C...ara sucia».
Dikkat edin, İsrailli demiyorum." demiştir.«No tenga miedo de criticar a Israel».
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.De lo contrario, aún seguirás disfrutándolo.».
Nashville'in en küçük şirketiyiz ve gerçekten iyi olmak istiyoruz." demiştir.Voy a ir a Nashville y ser una estrella».
Türkiye'yi aldatmaya son verelim." demiştir.«Turquía despide a Japón».
Onların uçaklarını mutlaka indirmeliyiz." demiştir.«Prob. económicos obligan a retirar avión».
Kendisi bu günleri için: demiştir.En ese mismo día pusieron en marcha su plan.
İbn-i Haldun Mısır için "burayı görmeyen, İslam'ın gücünü anlayamaz" demişti.Ibn Jaldún dijo de Egipto: "El que no lo ha visto no conoce el poder del Islam".
Bavula zorlanmadan sığdı" demiştir.«Equipajes a buen recaudo».
Sadece kendi paramızı geri istiyoruz." demişti.Simplemente estamos pidiendo que nuestro dinero sea devuelto».
Ephesoslular çevresinde toplandıklarında şöyle demiş: "Ne şaşıyorsunuz reziller?Los israelitas lo llamaron así al expresar: «¿Qué es esto?»
Degas ise bu konuda "Hiçbir sanat benimkinden daha anlık olamaz." demişti.Tal y como el mismo Degas llegó a explicar “Ningún arte fue nunca menos espontáneo que el mío.
Bu kadar aşağılanacak bir performans olduğunu sanmıyorum." demiştir.Yo no me siento como un hombre secuelas".
Aşağılar daha verimli olduğu için bu bölgeye “ kepirli “ demişler.¿Te has sentido alguna vez “inferior” en ese sentido?
Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.Iré junto con Juan (para) visitarte a ti y a quienes están contigo.
Seni yendim" demiştir.Espacio, me has vencido.
İstediğim gibi takarım” demiştir.Me tratan aquí como lo merezco».
Denemeye bile gerek yok." demiş.No creo que sea necesario ", dice.
Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti.¿No es como resucitarles y arrancarles de las garras de la muerte?"
Beni unutmasınlar, onları çok seviyorum." demiştir.No puedo imaginarme sin él, lo amo".
Nasıl böyle bir şey düşünülebilir." demiştir.¿Cómo pueden negar tal cosa?.
Bu bir insanlık suçudur" demiştir.Se trata de un faro de la humanidad".
Tanrıya şükür, sonsuza dek dinleyebileceğimiz müziği var." demiştir.«La Música De La Reina Por Siempre Vivirá».
Söyleyin, akşama gelirim" demiş.He venido a pasar la noche, dice.
Bir hortlak gibiydim... belli bir yön işaret edildi ve yürümem söylendi." demiştir.Era como si un policía iracundo me agarrara del brazo y me dijera que siguiera adelante».
Hapishaneye gitmemize gerek yok." demiştir.A la Policía no podemos ir"».
Bu yoldan sonra sadece dürüst olsanız da yeter" demiştir.Ojalá encuentre su camino tan agradable".
Bu yanlıştır. demiştir.Admite que estaba equivocada.
Bunu kimse inkâr edemez." demiştir.Ésta es gente que no cree».
Yaşıyor mu, ölü mü belli değil" demişti.No está simplemente en Dead or Alive; ella es Dead or Alive".
Onun gibisi bir daha hiçbir zaman olmayacak." demiştir.No habrá nunca otra como ella”.
Cenazesini de bize getirmesinler, yaksınlar, çöpe atsınlar." demiştir.Y no nos dejes caer en tentación: oculta o manifiesta, imprevista o insistente.
İlgili Sayfalar