demiş ile cümle

demiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sizin bir bakış açınız varsa, oyunu yorumlarsınız." demiştir.LB 1912 Habt acht auf eure Almosen, daß ihr die nicht gebet vor den Leuten, daß ihr von ihnen gesehen werdet.
Sunzı bu sohbetlerinde "Gerçek Zafer" için şöyle demiştir: "Gerçek zafer, savaşmadan kazanılan zaferdir.Sie trug den Untertitel „Sieg der Wahrheit: der Lüge Vernichtung“.
Bu bir darbedir, başka türlü ifade etmek mümkün değildir" demiştir.Das ist ein Akt des Glaubens und nicht vergleichbar mit irgend etwas anderem."
Bu kadar aşağılanacak bir performans olduğunu sanmıyorum." demiştir.Das ist eine Form, die mich nicht so sehr interessiert“.
Nasıl böyle bir şey düşünülebilir." demiştir.Vielleicht fällt Ihnen etwas ein, wie man ihn verwenden könnte.»
Bu bir fırsatken ve aynı zamanda talihsizliktir." demiştir.Das ist komisch und tragisch zugleich “.
Çok üzgünüm.’ demiştir.Es tut mir so leid.»
Bu denli bir riski göze alamayız' demiştir.Das wollte ich nicht riskieren“.
İHH büyük işler yaptı." demiştir.Sie hat dir wertvolle Dienste geleistet.»
Bizim hakkımızda tarih karar verecek." demiştir.Unsere Verantwortung gegenüber der Geschichte“ hielt.
Hapishaneye gitmemize gerek yok." demiştir.Ich will nicht in ein Gefängnis.
Bütünley benim oturduğum koltuğa geç demiştir.Das Lofoten tingrett hat seinen Sitz in Svolvær.
Şu anda cehennemde yürüyorum’ demişti."In mir ist die Hölle los".
Bir sonraki Bağımsızlık Günü’nde görüşmek üzere.” demiştir.Ein zweites Unabhängigkeitsreferendum sei „auf dem Tisch“.
Robert Gallo için üzgünüm" demiştir.Hommage für / A Tribute to Robert Walser. (= Schriften des Robert Walser-Zentrums.
Sonuna kadar mücadelemi sürdüreceğim" demiştir.Zeugnis ablegen bis zum letzten«.
Sana arabada bekle demiştim!Je t'avais dit de m'attendre dans la voiture !
İşte gerçek olan bu.” demiştir.C'est cela la Vérité."
Hoşçakalın, Valhalla'da görüşmek üzere" demiştir.On se reverra au Valhalla".
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.Et le roi ne partira jamais ».
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennet m’a dit un jour : « il y a différents styles dans le travail.
Ligarius, hiç kuşkusuz bizim düşmanımızdır." demiştir.Voilà l’ennemi ! ».
Bu bir sapkınlık değil, bir kazanımdır" demiştir.Il est intransigeant, sans égards, et présomptueux ».
Yeryüzünde ondan başka cennetten gelmiş hiçbir şey yoktur.” demiştir.Aucun ne se jette dans la terre ; et si quelques-uns y disparaissent, c'est pour se remontrer bientôt.
Bizim Müslüman olduğumuza sen de şahit ol” demişlerdi.Et sois témoin que nous Lui sommes soumis (lit. musulman).
Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti.(Can We Resurrect the Dead?)
Bizim için büyük bir deneyimdi." demiştir.En cela, nous avons une grande dette envers lui ».
Hükümet, 12 Şubat 1908 tarihine kadar bir demissionair olarak kaldı.Le gouvernement demeura démissionnaire jusqu'au 12 février 1908.
Ne keşişlerden ne de halktan ödüller kabul etmeyin." demiştir.N'obéis ni au pécheur ni à l’ingrat.
Nisan 2007'de The Economist, bu sefer de Portekiz'e "Avrupa'nın yeni hasta adamı" demiştir.En avril 2007, l'hebdomadaire The Economist a décrit le Portugal comme le nouvel homme malade d'Europe.
Uzaktan gelen bir gölgeyi gördüğünde, ona "Ebu Zer ol" demiştir.Voyant cela, il dit, "Ceux qui voient le vrai visage de Iramon doivent périr !".
Hani, peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi.Ils répondirent : Messager d'Allah, il est notre serviteur, il garde nos bagages.
Winston Churchill, "Belki savaşa giden en kötü orduydu." demiştir.Selon Winston Churchill, cette armée était « peut-être la pire armée à jamais partir à la guerre ».
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Si tu aimes cette position tu peux la faire. ».
O, “Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?” demişti.Il lui a dit : « N'êtes-vous pas honteux de traiter ainsi un de vos semblables ?
Sonuna kadar mücadelemi sürdüreceğim" demiştir.Nous nous battrons jusqu'à la fin."
Yaşlı bir Güllük'lü şöyle demiş: "Şu gördüğünüz üzerinde iyi düşünün.Il était un vieil homme à la barbe fleurie, Qui disait « Voyez-vous,je vous l'avais bien dit !
En büyük ricam ikmâline inâyetinizdir” demiştir.Quel puissant renfort vous m'apportez! ».
Agnostik ya da ateist değildi." demiştir.Il n'est ni déisme ni athéisme.
Bu yoldan sonra sadece dürüst olsanız da yeter" demiştir.Sauf ce coup-ci c'était des vrais ».
Diğer çocuklarla vakit geçirmezdim." demiştir.Je ne pourrais pas exposer avec d'autres ».
Bu haber padişaha ulaşınca Padişah; "Vah Kullarım!" demiş.Après s'être transformée, elle dit : « Mon cœur est purifié par mes bonnes actions !
Sizden destek bekliyorum." demiştir.Tu seras le secours de l’orphelin »).
Dikkat edin, İsrailli demiyorum." demiştir.Mais il est clair : « Je n’ai pas été converti par les jésuites.
Ayetullah Humeyni, Muntazeri için "Özüm onda saklıdır." demişti.Puis The Edge lui a répondu : « Au fait, on t'emprunte (aussi) le titre ».
Çok güzel bir şarkı." demiştir.La chanson est belle. ».
Vae victis demiştir.Vae Victis.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Enfin, dit-il, une pissotière ! ».
Bizim burada bulunmamız bir meydan okumadır" demiştir.Ce sera inévitablement à nous, d'avoir le dernier mot, ».
Yaşıyor mu, ölü mü belli değil" demişti.Ne vous ai pas dit si j'y resterai mort ou vivant. …….
Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi.Quand tu vas mesurant l'immensité des cieux, Ô soleil ! n'es-tu point un regard de ses yeux ?
Hatta single hakkında; "Bu benim için çok yeniydi ve gerçekten çok güzel bir deneyimdi" demiştir.Des clartés nouvelles jaillirent : ce fut en mon esprit comme une révélation.
Bavula zorlanmadan sığdı" demiştir.Cette malle en était pleine ».
Fakat ne zaman bitireceğimi bilmiyorum." demiştir.Je ne sais pas quand je mourrai ».
Bu da dünyaya bakarken ilginç bir bakış açısı sağlıyor." demiştir.C’est aussi une aventure humaine très intéressante de travailler sur le terrain ».
Umut ediyorum ki bir diğer seçime diğer kadınlar da katılma cesaretini göstereceklerdir." demiştir.Attendez qu’ils découvrent que les femmes parlementaires dansent aussi ! ».
Bu öz aslında toplumsal ilişkiler bütünüdür demiştir.Dans sa réalité, elle est l’ensemble des rapports sociaux.
Bu kadar aşağılanacak bir performans olduğunu sanmıyorum." demiştir.Il n'est pas exagéré de dire qu'il peut servir de modèle de journalisme honorable".
İstediğim gibi takarım” demiştir.Aussi, l'ai-je cognüe comme je voulois ».
(Ol!) demiştir.41:14; 44:24; 54:8).
İlgili Sayfalar