Bir kere " Mog " diyeceksin. Burada kimse Mogadişu demez.الاسم الأخير.- بلاكبورن.-
Burada kimse Mogadişu demez.Mog jednoduše nechce, aby se tu kecalo o Mogadiši.
Burada kimse Mogadişu demez.- Blackburn.
Burada kimse Mogadişu demez. İkincisi, ben çarpışma falan bilmiyorum, o yüzden bana sorma.Hangat menenteramkan.
Burada kimse Mogadişu demez. İkincisi, ben çarpışma falan bilmiyorum, o yüzden bana sorma.I pełna rekinów.
Burada kimse Mogadişu demez. İkincisi, ben çarpışma falan bilmiyorum, o yüzden bana sorma.Jodå, skönt och varmt.
Burada kimse Mogadişu demez.Je tu Mog a Mog jednoducho nechce, aby sa tu o Mogadišu rozprávalo.
Burada kimse Mogadişu demez.Nadie la llama "Mogadishu".
Burada kimse Mogadişu demez.Nihče ga ne kliče Mogadiš.
Burada kimse Mogadişu demez.Nu vorbim despre Mogadiscio aici.
Burada kimse Mogadişu demez.Primeiro, é "O Mog" ou só "Mog".
Burada kimse Mogadişu demez.Sukunimi?
Burada kimse Mogadişu demez.Κανείς δεν το λέει " Μογκαντίσου " .
Burada kimse Mogadişu demez.Никой тук не казва Могадишу.
Burada kimse Mogadişu demez..אף-אחד לא קורא לה פה מוגדישו
"Burada sadece iki anlamlı basamak var." demezsin."유효숫자가 두 개야" 하지 않고
"Burada sadece iki anlamlı basamak var." demezsin.No decís, "Hey, esto sólo puede tener dos dígitos significativos."
"Burada sadece iki anlamlı basamak var." demezsin.Ve skutečnosti jsem změřil na milimetry jen určitou část věže.
"Burada sadece iki anlamlı basamak var." demezsin.Vi siger ikke, at der kun må være 2 betydende cifre i resultatet.
"Burada sadece iki anlamlı basamak var." demezsin.ここでは,「ここにあるうちで一番精度の小さい分の精度だけしか答えの精度は持てない.」と言うでしょう.
Buyurun!" demez.Вземете я".
Bu yüzden bir şey demezler.Det är därför de inte säger nåt.
Bu yüzden bir şey demezler.Det er derfor, de ikke siger noget.
Bu yüzden bir şey demezler.Dlatego nic nie mówią.
Bu yüzden bir şey demezler.È per questo che non dicono nulla.
Bu yüzden bir şey demezler.É por isso que não dizem nada.
Bu yüzden bir şey demezler.Por eso no dicen nada.
Bu yüzden bir şey demezler.Siksi he eivät puhu mitään.
Bu yüzden bir şey demezler.Για αυτό δεν λένε τίποτα.
Bu yüzden bir şey demezler.Поэтому они ничего не говорят.
Çok sade bir şablon -- buna origami bile demezsiniz. elbette origami sanatçılarıyla konuşmaları gerekmedi.Die mussten sicherlich nicht mit Origamikünstlern reden.
Çok sade bir şablon -- buna origami bile demezsiniz. elbette origami sanatçılarıyla konuşmaları gerekmedi.Egyszerű minta, talán nem is lehet origaminak hívni. Biztos nem kellett origamiművészekkel konzultálni.
Çok sade bir şablon -- buna origami bile demezsiniz. elbette origami sanatçılarıyla konuşmaları gerekmedi.Je to jednoduchý vzor -- ani by ste ho nenazvali origami. Určite sa nepotrebovali radiť s majstrami origami.
Çok sade bir şablon -- buna origami bile demezsiniz. elbette origami sanatçılarıyla konuşmaları gerekmedi.너무 간단해서 종이접기랄 것도 없습니다. 종이접기 예술가들과 상담할 필요도 없었습니다.
Çok sade bir şablon -- buna origami bile demezsiniz. elbette origami sanatçılarıyla konuşmaları gerekmedi.Niso rabili pomoči umetnikov origamija.
Çok sade bir şablon -- buna origami bile demezsiniz. elbette origami sanatçılarıyla konuşmaları gerekmedi.To bardzo prosty wzór -- trudno to nawet nazwać origami. Na pewno nie trzeba do tego artystów origami.
Çok sade bir şablon -- buna origami bile demezsiniz. elbette origami sanatçılarıyla konuşmaları gerekmedi.Это очень простая модель - это даже сложно назвать оригами. И даже не надо советоваться с художниками оригами.
Çok sade bir şablon -- buna origami bile demezsiniz. elbette origami sanatçılarıyla konuşmaları gerekmedi.בקושי ניתן לקרוא לו אוריגמי. במקרה הזה לא היה צורך להתייעץ עם אומני אוריגמי,
Çok sade bir şablon -- buna origami bile demezsiniz. elbette origami sanatçılarıyla konuşmaları gerekmedi.لا يمكنك حتى أن تعتبره من الأوريغامي هم بالتأكيد لم يكونوا بحاجة لفناني الأوريغامي
Çok sade bir şablon -- buna origami bile demezsiniz. elbette origami sanatçılarıyla konuşmaları gerekmedi.別に折り紙アーティストに相談することもない しかしこれより高度で大きなものが欲しい場合
Çünkü konuştukları önemsizdir. Normal insanlar oturup konuştuklarında, genelde bir şey demezler.Cuando la gente normal se une y habla, normalmente no dicen nada...
Demezsen ne sınıfındasın,uşşa sınıfında. Uşşa sınıfını gördün mü Besmele çeksin?الى أي فئة تنتمون إذا كنتم لا تقولونها ؟ فئة الهش .
Demezsin ki, 'Ben oyum'.No dices, 'Soy yo.'
Demezsin ki, 'Ben oyum'. Sen o değilsin. O senin sahip olduğun bir şeydir.Ты не ответишь "это я" , это не то что ты есть, это то чем ты владеешь.
Demezsin ki, 'Ben oyum'. Sen o değilsin. O senin sahip olduğun bir şeydir.肉体、私の体が老いてきたと言える
Demezsin ki, 'Ben oyum'.Tu ne diras pas : c'est moi.
Demosthenes konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", demezlermiş.데모스테네스가 그의 관중들에게 말할 때면 사람들이 서로를 바라보며 "명연설"이라고 하지 않았습니다.
Demosthenes konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", demezlermiş.la gente se volteaba a ver y no decían: "Gran discurso" decían:
Demosthenes konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", demezlermiş.la gente si guardava e non diceva:
Demosthenes konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", demezlermiş.les gens se tournaient les uns vers les autres et ne disaient pas, "Bien parlé."
Demosthenes konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", demezlermiş.כשדמוסתנס נאם בפני קהל אנשים פנו זה לזה ולא אמרו "נאום נהדר."
Demosthenes konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", demezlermiş.عندما تحدث ديموسينس الى الحضور، يلتفت الناس الى بعضهم البعض ولا يقولوا "حديث عظيم."
Demosthenes konuştuğunda, dinleyenler birbirlerine dönüp, "İyi konuşma", demezlermiş.聴取は向かい合って「偉大なスピーチだ」と言う代わりに 「進んで行こう」と言ったそうです
Evet ya. Ne demezsin.Ei voi olla liian hieno, eikä liian törkeä.
Evet ya. Ne demezsin.Tak jest, sierżancie Eversmann.
Hadi ya. Ne demezsin. Tamam ben ararým.Кога се връща шефът ти, братко Дурсун?
Hadi ya. Ne demezsin.Δεν θα επιστρέψουν.
Hayalet yengeçler normalde yiyecek için kumu tararlar ancak daha etli bir yemeğe de hayır demezlerCua ma thường sàng cát để lọc lấy thức ăn, nhưng chúng luôn để mắt tìm xem có gì nhiều thịt hơn không.
Hayalet yengeçler normalde yiyecek için kumu tararlar ancak daha etli bir yemeğe de hayır demezlerTito krabi normálně hledají potravu v písku, ale rádi si zpestří jídelníček.
Hayalet yengeçler normalde yiyecek için kumu tararlar ancak daha etli bir yemeğe de hayır demezlerסרטני 'רוחות-רפאים' בדרך-כלל מנפים את החול למצוא מזון אך הם תמיד פוקחים עין .למשהו 'בשרי' יותר