‹‹ ‹Şabattan sonraki gün sallamalık demeti götürdüğünüz günden başlayarak tam yedi hafta sayın.וספרתם לכם ממחרת השבת מיום הביאכם את עמר התנופה שבע שבתות תמימת תהיינה׃
‹‹ ‹Şabattan sonraki gün sallamalık demeti götürdüğünüz günden başlayarak tam yedi hafta sayın.ثم تحسبون لكم من غد السبت من يوم اتيانكم بحزمة الترديد سبعة اسابيع تكون كاملة.
‹‹ ‹Şabattan sonraki gün sallamalık demeti götürdüğünüz günden başlayarak tam yedi hafta sayın.你 們 要 從 安 息 日 的 次 日 、 獻 禾 捆 為 搖 祭 的 那 日 算 起 、 要 滿 了 七 個 安 息 日
‹‹ ‹Şabattan sonraki gün sallamalık demeti götürdüğünüz günden başlayarak tam yedi hafta sayın.你 們要從 安息日 的 次日 、 獻禾 捆為搖 祭 的 那 日 算起 、 要滿 了 七 個 安息日
Sadece böyle bir demet tüneller olarak görebilirsiniz.Anda hanya dapat melihatnya sebagai sekelompok terowongan seperti itu.
Sadece böyle bir demet tüneller olarak görebilirsiniz.Îl puteți vizualiza ca pe o colecție de tunele.
Sadece böyle bir demet tüneller olarak görebilirsiniz.Man kann es als eine Haufen Tunnel sehen.
Sadece böyle bir demet tüneller olarak görebilirsiniz.Przypomina wiele połączonych tuneli.
Sadece böyle bir demet tüneller olarak görebilirsiniz.Puedes pensar que son un montón de túneles así.
Sadece böyle bir demet tüneller olarak görebilirsiniz.Vous pouvez seulement afficher comme un tas de tunnels comme ça.
Sadece böyle bir demet tüneller olarak görebilirsiniz.Μπορείτε να μόλις προβάλετε ως μια συμμορία των σηράγγων όπως αυτή.
Sadece böyle bir demet tüneller olarak görebilirsiniz.小胞体
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.Ce ne sont pas que des plantes.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.E non si tratta solo di una popolazione di nuove piante.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.Es ist nicht nur eine ganze Reihe anderer Pflanzen.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.Ini bukan hanya tentang kebanyakan semua tanaman lain.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.싹튼다고 해서 그냥 풀같은 것이 아닙니다.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.Niet alleen een hele hoop andere planten.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.Nó không chỉ là toàn bộ nhiều cái cây khác.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.No sólo es un montón de otras plantas.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.Nu sunt numai o mulţime de alte plante.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.To nie jest zwykła wielka liczba odrębnych roślin.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.Δεν είναι μόνο πολλά άλλα φυτά.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.І це не лише просто собі рослини.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.Това не са просто много растения.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.Это не просто масса других растений.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.זה לא רק המון צמחים חדשים לגמרי.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.إنها ليست فقط مجموعة كبيرة من النباتات.
Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir.一本の草が伸びている根というのでもなく
Sen gitmek istediğini bana söylemedin demeti içine. " Sonra ne biliyor musunuz? "Bạn đã không nói với tôi rằng bạn có ý định đi vào khai thác. "Sau đó, làm thế nào để bạn biết?"
Sen gitmek istediğini bana söylemedin demeti içine. " Sonra ne biliyor musunuz? "Du har ikke fortælle mig, at du skal gå i sele. " Så, hvordan kan du vide det? "
Sen gitmek istediğini bana söylemedin demeti içine. " Sonra ne biliyor musunuz? "Et kerro, että olet tarkoitus mennä osaksi valjaat. " Sitten, mistä tiedät? "
Sen gitmek istediğini bana söylemedin demeti içine. " Sonra ne biliyor musunuz? "하네스에. "그럼, 네가 어떻게 알아? "
Sen gitmek istediğini bana söylemedin demeti içine. " Sonra ne biliyor musunuz? "Nie powiedziałeś mi, że ma iść w uprzęży. " Then, skąd wiesz? "
Sen gitmek istediğini bana söylemedin demeti içine. " Sonra ne biliyor musunuz? "Non mi hai detto che volevi andare in cintura. " Allora, come si fa a saperlo? "
Sen gitmek istediğini bana söylemedin demeti içine. " Sonra ne biliyor musunuz? "Usted no me dijo que la intención de ir en el arnés. " Entonces, ¿cómo lo sabes? "
Sen gitmek istediğini bana söylemedin demeti içine. " Sonra ne biliyor musunuz? "Você não me disse que você pretendia ir para aproveitar. " Então, como você sabe? "
Sen gitmek istediğini bana söylemedin demeti içine. " Sonra ne biliyor musunuz? "בתוך הרתמה. " אז, איך אתה יודע? "
Sen gitmek istediğini bana söylemedin demeti içine. " Sonra ne biliyor musunuz? "إلى تسخير "." ثم كيف عرفت؟ "
Sen gitmek istediğini bana söylemedin demeti içine. " Sonra ne biliyor musunuz? ""私はそれを参照してください、私はそれを推測する。
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Acum, acestea nu sunt simple luminițe, simpli pixeli.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Ale to nie są tylko małe świetliste piksele.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Dit zijn niet zomaar kleine lichtpuntjes, kleine pixels.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Éstas no son sólo pequeños puntos de luz, pequeños píxeles.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Ezek nem csak kis fénypöttyök, kis pixelek.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Isto não apenas pontos de luz, pequenos píxeis.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.그런데 이런 별들은 그냥 빛으로 찍힌 점이 아닙니다.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Maintenant, ce ne sont pas juste des petits points de lumière, des petits pixels.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Nun, das sind nicht nur kleine Lichtpunkte, kleine Pixel.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Questi non sono che piccoli punti di luce, piccoli pixels.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Αυτά εδώ δεν είναι απλά μικρά σημεία φωτός, μικρά πίξελ.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Сега, това не са само малки точки от светлина, малки пиксели.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.Теперь это не просто маленькие точки света, маленькие пиксели.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.עכשיו, אלה לא סתם נקודות קטנות של אור, פיקסלים קטנים.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.الآن، هذه ليست نقاط صغيرة من الضوء الخافت.
Şimdi, bunlar sadece düşük piksellerdeki küçük ışık demetleri değil.それぞれの星は
So he's in love with Demet?-Elle a du mal à l'intérieur.
So he's in love with Demet?- Ő küzd ellene .
So he's in love with Demet?- Παλεύει μέσα της.
So he's in love with Demet?- Тя води страхотна борба със себе си.