"Bu da belden aşağı vurmak demek."That is hitting below the belt.
Bu da, bu ülkelerde yaşayan çok sayıda Hırvat vatandaşı orada mülk edinmiş demek oluyor.That is, a vast number of Croatian citizens living in these countries have purchased property there.
Tivat'ın tarihçesi, bir bakıma Arsenal'in tarihçesi demek.The history of Tivat is the history of Arsenal.
Cumhuriyet; egemenliğin halkta olduğu devlet yönetimi demektir.Republic; A government in which the sovereignty belongs to the people.
Parçacık fizikçileri bunlara karşıt kırmızı, karşıt yeşil ve karşıt mavi demektedir.Particle physicists call these antired, antigreen, and antiblue.
Dijital okur yazarlık iki terimin dijital ve okur-yazarlığın evlenmesi demektir.Digital literacy is the marrying of the two terms digital and literacy.
Buna "remineralizasyon" denir ve çözünmüş minerallerin mineye geri dönmesi demektir.This causes 'remineralisation', the return of the dissolved minerals to the enamel.
Oklüzyon ya da kapanış, diş bağlamında, basitçe dişlerin arasındaki temas demektir.Occlusion, in a dental context, means simply the contact between teeth.
Bu nakil hastaya kendi kendini düzenleyebilen bir insülin kaynağı vermek demektir.This would result in a self-regulating insulin source.
Parmak izleri uyuşuyorsa, teoride, MITM saldırısı yok demektir. [2]If the fingerprints match, there is in theory, no man in the middle.[2]
Brevi öneki kısa demektir.Brevi prefix means short.
Bright yellow parlak sarı demektir. Bu hücrelerin hücre kültüründeki rengi de parlak sarıdır.BY-2 (cultivar Bright Yellow - 2 of the tobacco plant).
Nanae "yedi aşama" demektir.Nanae means "seven stages."
Eğer DeLa olarak seslenirseniz benimle konuşuyorsunuz demektir." [2]If you say DeLa you are talking to me."[2]
Park Bo-ram 2015 3 Notebook "—"listeye giremedi demektir.Park Bo-ram 2015 3 Notebook "—" denotes release did not chart.
Zia 2017 — N/A "—" ile gösterilen yerler listeye giremedi demektirZia 2017 — N/A "—" denotes release did not chart.
"Onun evi var" demek için (ʿindehü bayt) - yani: "Onda ev (vardır)" denebilir.For example: عنده بيت (ʿindahu bayt) - literally: At him (is) a house. → He has a house.
Ermeniler Corduene sakinlerine Korduk ' demekteydiler.Armenians referred to the inhabitants of Corduene as Korduk'.
Not: mavi renk düşükken kırmızı renk yüksek reyting demektir.Note: The blue color indicates lowest rating while red color indicates highest rating.
Bu, uzun vadede bitki yaşamının tamamen ölmesi demektir.However, the long-term trend is for plant life to die off altogether.
Çok büyük su damlası kök sistemi için daha az oksijen demektir.Too large a water droplet means less oxygen is available to the root system.
Daha yüksek seviye, erişime sahip oldukları daha fazla yapı ve yükseltme demektir.The higher level they are the more constructions and upgrades they have access to.
Federalizm ve federal vergi davalarında ise liberallik ulusal devlet kavramını desteklemek demektir.In federalism and federal taxation cases, the term indicates pro-national government positions.
Bu ne demek?What does it mean?
Aynı zamanda modern, çağdaş demektir.Also means modern, contemporary.
Meyve, sapından kolayca çıkarıldığında olgunlaşmış demektir.The fruit is ripe when it is easily removed from the stem.
Musahhanın anlamı "ısıtılan şey" demektir.[1]The term "musakhan" literally means "something that is heated."[5]
Artsvapar (Արծվապար) - Artsvapar, Ermenice'de "kartal dansı" demektir.The bride is shown dancing a solo and may possibly feature the bridesmaids.
Sadece boynunu dışarı çıkardığında ilerleme kaydeder" demekten hoşlanıyordu.It makes progress only when it sticks its neck out."[61]
Aiki konusunda şöyle demektedir:On the subject of aiki it was written:
Yani Karnaz, sulanan köy demek.So, Karnaz means the irrigated village.
Boryet (ayrıca luket) savaş eylemi demektşr.Boryet (also luket) is the act of war.
Lemniscus Latince'de kurdele demektir.Yükselirken spiraller yaptığından bu isim verilmiştir.Lemniscus means "ribbon", so named because the medial lemniscus "spirals" or "turns" as it ascends.
Sanatta minimalizme tepki olan maksimalizm, aşırılığın estetiği demektir.In the arts, maximalism, a reaction against minimalism, is an aesthetic of excess.
Ratak, "gün doğumu" demektir.Ratak means "sunrise".
8 Temmuz 1880 yazısında şöyle demektedir:The 8 July 1880 entry reads:
Rossiter, Federalist Yazılar’ın temel akılcılığına ilişkin eleştirilerinde şöyle demektedir:What he protects is not the common good but delay as such".[40]
Demek istediğim buydu.Which is what I meant to say.
Bu, bir önceki yıla göre %9,7'lik bir düşüş demektir.[1]This is a drop of 9.7% from the previous year.[40]
"Gri Bahçeler demek istiyorsan, bunu seviyorum, çünkü biliyor musun?Edie Beale and her mom, they were charming, talented, sensitive...".
Tamir; güç, canlılık demektir.Tamir = strength, vigor
Et koyu kahverengiye döndüğünde hazır demektir.When the meat turns dark brown, it is ready.
Eş zamanlı demek, aynı gün ve aynı saat anlamına gelmez.Simultaneous doesn't mean the same day and the same hour.
Onunla ne demek istiyorsun?Was willst du damit sagen?
UFO ne demek? Sanırsam, tanımlanamayan uçan nesne demek.„Wofür steht ‚Ufo‘?“ – „Ich glaube, das bedeutet ‚unbekanntes Flugobjekt‘.“
Ne demek istemiş olabilir?Was könnte er meinen?
Tam olarak ne demek istiyorsun?Was meinst du genau?
Genç olmak, okula gitmek zorunda kalmak demektir.Jung zu sein bedeutet, dass man in die Schule gehen muss.
Ne demek istediğini hiç anlamıyorum.Ich verstehe nicht ganz, was du meinst.
"Pfirsichbäumchen" Almancada "küçük şeftali ağacı" demektir.„Pfirsichbäumchen“ bedeutet im Deutschen „kleiner Pfirsichbaum“.
Özlemenin nasıl olduğunu unuttuğun an, sevgi bitmiş demektir.Die Liebe ist vorbei, wenn man vergessen hat, wie es ist, zu vermissen.
Hoşçakal demek zorunda olsan bile sevmeye devam edebilirsin!Auch wenn man sich verabschieden muss, darf man weiter lieben!
Bu ne demek oluyor, arabada birden bire şu kırmızı çaydanlık lambası yandığında? Çay hazır?Was hat es zu bedeuten, wenn im Auto auf einmal diese rote Teekanne aufleuchtet? Der Tee ist fertig?
"Adli Bilişim Mühendisliği", al Bakiyye dilinde "Wağungwûîyat Tençmenwûs" demektir."Forensische Informationstechnologie" bedeutet "Wağungwûîyat Tençmenwûs" in der Sprache al Bakiyye.
Oğan: Rab, Var eden, yaratan demektir.Das Wappen ist eine junge Schöpfung.
Yerin ismi de "nehirler arası" demektir (Sabince; Lat. interamnes).Auf Erden wurde sein Name aufgrund seiner Enttäuschung zu Iblis.
Bu şu demek oluyordu.Dies bedeutete das Aus.
Hakaslar gibi kendilerine Tadar (Tatar) kişi demektedirler.Man spricht dann analog von Torsions(unter)gruppen.
Birey olmak ne demektir?Was bedeutet es, Mann zu sein?
Ezherî'ye göre zındık ahirete ve Allah'ın birliğine inanmayan demektir.Die Erfüllung, die der gläubige Mensch in Gott findet, ist nicht von dieser Welt.