Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.A tak tedy nad kýmž chce, smilovává se, a koho chce, zatvrzuje.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.De manera que de quien quiere, tiene misericordia; pero a quien quiere, endurece
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Dio quindi usa misericordia con chi vuole e indurisce chi vuol
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.그런즉 하나님께서 하고자 하시는 자를 긍휼히 여기시고 하고자 하시는 자를 강퍅케 하시느니라
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Như vậy, Ngài muốn thương xót ai thì thương xót, và muốn làm cứng lòng ai thì làm.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Như_vậy , Ngài muốn thương_xót ai thì thương_xót , và muốn làm cứng lòng ai thì làm .
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Niin hän siis on armollinen, kenelle tahtoo, ja paaduttaa, kenen tahtoo.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Portanto, tem misericórdia de quem quer, e a quem quer endurece.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Så forbarmer han sig da over den, som han vil, men forhærder den, som han vil.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.So erbarmt er sich nun, welches er will, und verstockt, welchen er will.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Tako torej komur hoče, je milosten, a kogar hoče, zakrkne.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Tak tedy nad kým sa chce zmilovať, nad tým sa zmilováva, a koho chce zatvrdiť, toho zatvrdzuje.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Αρα λοιπον οντινα θελει ελεει και οντινα θελει σκληρυνει.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Итак, кого хочет, милует; а кого хочет, ожесточает.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Тим ж то, кого хоче, милує, а кого хоче, ожорсточує (окаменює).
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.ויוצא מזה כי את אשר יחפץ יחננו ואת אשר יחפץ יקשהו׃
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.فاذا هو يرحم من يشاء ويقسي من يشاء.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.如 此 看 來 、 神 要 憐 憫 誰 、 就 憐 憫 誰 、 要 叫 誰 剛 硬 、 就 叫 誰 剛 硬
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.如此 看來 、 神 要 憐憫誰 、 就 憐憫誰 、 要 叫 誰剛 硬 、 就 叫 誰剛硬
Demek ki tarama yapacağız.Det her markerer vi.
Demek ki tarama yapacağız.여기를 채워줍니다
Demek ki tarama yapacağız.Nên ta sẽ tô nó.
Demek ki tarama yapacağız.Takže tu část vyšrafujeme.
Demek ki tarama yapacağız.Ето защо ще го щриховаме.
Demek ki tarama yapacağız.Ми це заштрихуємо
Demek ki tarama yapacağız.سأقوم بتظليلها
Demek ki temel program da 4 tam 1 bölü 4 seansa girebiliyorum기초플랜으로 4 1/4를 참석할 수 있어요
Demek ki temel program da 4 tam 1 bölü 4 seansa girebiliyorumIch kann also, nach dem "basic plan" an 4 1/4 Stunden teilnehmen.
Demek ki temel program da 4 tam 1 bölü 4 seansa girebiliyorumJe peux donc participer à 4 cours et un quart, selon le plan basique.
Demek ki temel program da 4 tam 1 bölü 4 seansa girebiliyorumSzóval abból kiindulva, hogy részórákra is el lehet menni, melyik esetén tudunk több edzést látogatni?
Demek ki temel program da 4 tam 1 bölü 4 seansa girebiliyorumTakže si můžu dovolit 4 a 1/4 schůzek v základním plánu.
Demek ki temel program da 4 tam 1 bölü 4 seansa girebiliyorumVi kan altså deltage i 4 1/4 timer som medlem.
Demek ki temel program da 4 tam 1 bölü 4 seansa girebiliyorumМога да посетя 4 1/4 сесии при базовия план.
Demek ki, terimimiz eksi i x küp, bölü 3 faktöriyel.Então isso é -(x^2)/2!.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.그러니가 보통의 정상적인 젊은 성인은 3개에서 4개에 걸친 물체에 집중하실 수 있습니다.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.3~4つのものに注意を向けられます 私たちが今やったようにね
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.De modo que el típico joven adulto puede tener una capacidad de atención de tres o cuatro objetos.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Den typiska normala unga personen kan hålla reda på tre eller fyra objekt.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Donc vous êtes des adultes normaux typiques qui peuvent étendre leur attention à 3 ou 4 objets.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Galben. DB: Bine.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Geel. DB: Goed.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Młodzi dorośli mogą skupić uwagę na 3 lub 4 obiektach naraz.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Quindi il vostro giovane adulto medio ha una curva dell'attenzione di tre o quattro oggetti.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Takže typický běžný mladý dospělý člověk může mít rozpětí okolo tří až čtyř objektů pozornosti.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Tehát egy átlagos, normális fiatal felnőtt három-négy tárgyat képes figyelemmel kísérni.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Typický mladý dospelý človek dokáže sledovať naraz 3 až 4 objekty.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Οπότε ένας φυσιολογικός ενήλικας μπορεί να κρατήσει την προσοχή του σε περίπου τρία με τέσσερα αντικείμενα.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Вы типичные нормальные совершеннолетние люди и можете концентрировать внимание на 3-4 объектах.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.Обикновеният човек на зряла възраст може да обхване с полезрението си около три или четири предмета.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.אז לבוגר הצעיר הממוצע יכולה להיות חלוקת קשב של שלושה או ארבעה עצמים.
Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor.إذا فلاعب الفيديو العادي البالغ لديه القدرة على متابعة ثلاث إلى أربع كائنات
Demek ki tuğlanın hızı 2.5 metre/saniye diyebiliriz.그래서 벽돌의 속력이 2,5 미터/초라고 말할 수 있습니다.
Demek ki tuğlanın hızı 2.5 metre/saniye diyebiliriz.Deci, am putea spune că viteza cărămidei este de 2,5 metri pe secundă.
Demek ki tuğlanın hızı 2.5 metre/saniye diyebiliriz.Dus kunnen we zeggen dat de snelheid van de baksteen gelijk is aan 2,5 meter per seconde.
Demek ki tuğlanın hızı 2.5 metre/saniye diyebiliriz.Entonces, podríamos decir que la velocidad del ladrillo es 2.5 metros por segundo.
Demek ki tuğlanın hızı 2.5 metre/saniye diyebiliriz.Logo, qual é a medida do quão rápido isto se move?
Demek ki tuğlanın hızı 2.5 metre/saniye diyebiliriz.Mohli by sme teda povedať že rýchlosť tehly je 2,5 metra za sekundu.
Demek ki tuğlanın hızı 2.5 metre/saniye diyebiliriz.Så vi kan säga att hastigheten av tegelstenen är 2,5 meter per sekund.
Demek ki tuğlanın hızı 2.5 metre/saniye diyebiliriz.Så vi kan sige at murstenens fart er 2,5 meter pr. sekund.
Demek ki tuğlanın hızı 2.5 metre/saniye diyebiliriz.Takže můžeme říci, že velikost rychlosti cihly je 2,5 metrů za sekundu.