Çevremizde pek çok delilik var ve ben insanları mutlu etmek istiyorum."Există multă furie în lumea din jurul nostru și vreau ca oamenii să fie fericiți.” —Madonna.
Hiçbir deha yoktur ki içine biraz delilik karışmamış olsun.Nu există niciun viciu social care poate să-i poată fi pus în cârcă...
Burada delilik geçirerek, günden güne kötüye giderek altı ay içinde ölür.Persoana infectată moare în termen de la șase luni la un an.
Vesania (Latince'de delilik) Polonyalı bir senfonik black metal/blackened death metal grubudur.A Vesania (latinul: őrület) egy lengyel szimfonikus black metal/blackened death metal együttes.
Bu benim delilikle başa çıkmamı sağladığını düşünüyorum.”Azt hiszem, így tudtuk kifejezni haragunkat.”
Çevremizde pek çok delilik var ve ben insanları mutlu etmek istiyorum.""Vi har mange triste skæbner her, men vi forsøger at få folk til at grine.
Şehirde bir delilik salgını baş gösterir.En frygtelig pest rammer byen.
Bir başka ihtimale göre Nebukadnezar'ın delilik hikâyesinin kaynağı BM 34113 no'lu çivi yazısıdır.Det er også en mulighet for at en referanse til Nebukadnesars vanvidd finnes i kileskriften BM 34113.
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.Kita selalu akan menjadi mahkluk yang terbatas dan bergantung kepada-Nya, di akhirat pun demikian.
ABD'de ücretsiz sağlık hizmeti verilmemesini eleştirerek bunun "tam anlamıyla bir delilik" olduğunu söyledi.Cô còn thổ lộ việc thiếu điều kiện chăm sóc sức khỏe miễn phí tại Hoa Kỳ khiến cô "cực kỳ giận dữ".
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.それから穏やかで毅然とした態度で明確に指示する。
ABD'de ücretsiz sağlık hizmeti verilmemesini eleştirerek bunun "tam anlamıyla bir delilik" olduğunu söyledi.她还表示,美国缺乏免费医疗把她“彻底搞疯”。
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.在那樣的情況以下,它使我們曾經處於劣勢和寡不敵眾。
"Delilik, delilik; her yerde delilik!"即有小丑,無聊竊發,皆即時剿滅。
Bunlardan birine göre gerçek bilgelik, deliliktir.由此故知有世俗智亦名現觀。
Rivayete göre bu saygısızlığı yüzünden delilikle cezalandırıldı.羅保感到被辱,因而告利希慎誹謗。
Öteki görüşe göre ise kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir.得知真相以後,被神樂認為是軟弱的自己。
16 yaşından beri bu gruplayım, bu delilik!" demiştir.난 밴드에 16살 때부터 있었는데, 참 대단한 일이다."
Ocak 1999'da bir delilik için yargılanmaması için yalvardı.그해 5월 허정 등으로부터 정치보복을 하지 말 것을 권고하는 요청을 받았다.
Kullanımı delilik veya düşüklere yol açabilir.과식은 비만증이나 구토를 유발할 수 있다.
Follia, İtalyanca'da delilik ya da kaçıklık anlamına gelir.ביוונית: μανία) שמשמעותה משוגע או מטורף.
Ocak 1999'da bir delilik için yargılanmaması için yalvardı.במאי 2013 החליטה מח"ש שלא להעמיד לדין את השוטרת.
Delilik veya çılgınlık yarı kalıcı, ağır bir zihinsel bozukluktur.Лудост или безумие е нелечимо тежко психично заболяване.
Ocak 1999'da bir delilik için yargılanmaması için yalvardı.През януари 1991 г. бракът им е обявен за невалиден.
Çevremizde pek çok delilik var ve ben insanları mutlu etmek istiyorum."Puno je ljutnje u ovom svijetu, a ja želim da ljudi budu sretni".
Vesania (Latince'de delilik) Polonyalı bir senfonik black metal/blackened death metal grubudur.Vesania (latinski: "ludilo") je poljski simfonijski black/blackened death metal sastav.
Hiçbir deha yoktur ki içine biraz delilik karışmamış olsun.I nitko u sastavu nije ustao da zaustavi to ludilo ...
Rivayete göre bu saygısızlığı yüzünden delilikle cezalandırıldı.Zaradi aforizmov je bil krivično obsojen.
Vesania (Latince'de delilik) Polonyalı bir senfonik black metal/blackened death metal grubudur.Vesania (ladina keeles 'hullumeelsus') on Poola sümfoonilise ja blackened death metal'i bänd.
Şehirde bir delilik salgını baş gösterir.Linnas puhkes kooleraepideemia.
Aklımda delilik arasında gidip geliyordum.Yo estuve en un estado entre la locura y la conciencia.
Aklımda delilik arasında gidip geliyordum.Ήμουν σε μια κατάσταση μεταξύ τρέλας και πραγματικότητας.
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?A já řekl: "Vždyť to je šílené." A oni odpověděli:
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Dan saya katakan, "Tapi itu tidak masuk akal." Dan mereka mengatakan, "Baiklah, bagaimana dengan kamu?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?E io rispondevo "Ma è folle." E loro ribattevano, "E tu allora?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Erre én azt mondtam, hogy "De hát ez hülyeség." Erre ők: "Miért, te mit csinálsz?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Et je répliquais, "Mais c'est fou." Et ils répondaient, "Bon, et vous?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?I ja odpowiadałem: "Ale to jest szalone". Wtedy oni odpowiadali:
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?In se odzovem: "Ampak, to je noro." In mi odvrnejo:
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Jag sa att det är ju knäppt. De sa: - Men du själv då?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Ja minä vastasin: "Mutta sehän on hullua." Ja he sanoivat:
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?그럼 전 이렇게 말했죠. "하지만, 이상한 짓 아닌가요?" 그러자 그들이 그러더군요. "당신은 어떤가요?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?"Mas isso é de loucos." E eles diziam: "Bem, então e você?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Und wenn ich dann sagen würde, "Aber das ist verrückt." würden sie entgegnen, "Na ja, wie ist das mit dir?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Và tôi nó, "Nhưng điều đó thật điên rồ."
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Waarop ik zei, "Maar dat slaat nergens op." Waarop zij stelden: "Nou, kijk eens naar jezelf
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Y yo les decía: "Pero eso es una locura". y me replicaban: "Bueno, ¿y qué hay de los tuyos?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Κι εγώ έλεγα, "Μα είναι τρελό". Κι έλεγαν, "Γιατί, εσύ τι κάνεις;
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?Аз им отвръщах, "Но това е лудост." И те казваха, " Ами ти?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?И я говорил им : "Но это сумасшествие". А они отвечали:
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?ואני הייתי אומר, "אבל זה משוגע." ואז הם היו עונים, "ומה איתך?
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?وكنت ساقول "ولكن هذا جنون" وسوف يقولون"حسناً، ماذا عنك"
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?彼らは「あなたはどうなんでしょう」 誕生ケーキのろうそくを吹き消しますよね
Ben de onlara "ama bu delilik" dedigimde bana "Peki ya senin yaptigin diger seyler?我會說,"這是不可理喻的。" 他們回答,"那麼你又怎樣?"
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.Bạn biết, ranh giới mong manh giữa thằng điên và thiên tài.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi. Ben garip değilim.Anda tahu, garis batas antara genius dan gila. saya orang biasa.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.I ved, en fin linje mellem galskab og geni.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.광기와 천재 사이에는 약간의 차이만 있다고 해도
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi."Sabem, uma linha ténue entre a loucura e o génio.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.Sapete, quella netta separazione tra genio e follia.