Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,ללכת לבין ספר הנמצא בתוך קופסה. האנשים שבנו את בית הספר שלי הם אותם האנשים שבנו את הכלא ואת בית המשוגעים
Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,الناس الذين بنوا مدرستي أيضاً قاموا ببناء السجن والمصحة العقلية من نفس مواد البناء.
Okulumu inşa eden insanlar aynı zamanda aynı malzemelerden hastane ve deliler sığınağı da inşa ettiler,監獄や精神病院も同じ材料を使って 建てています さてこの男性が
Oldu mu? Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.De lijn tussen waanzin en genialiteit is dun.
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Él dice: "Si no tienes éxito al primer intento, oculta la evidencia de que lo has intentado".
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Ele diz que: "Se não tiveres sucesso à primeira, esconde todos os indícios de que tentaste."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Er sagt: " Wenn du zunächst keinen Erfolg hast, dann vernichte alle Beweise, dass du es je versucht hast."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Han siger, at "hvis først du ikke lykkes, gem al bevis for, du nogensinde prøvede."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Hij zegt: "Als het niet van de eerste keer lukt, verberg dan alle bewijzen dat je hebt geprobeerd."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Hovorí, že "Ak na začiatku nie si úspešný, skry všetky dôkazy, že si sa snažil."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin.""Jeśli od razu ci się nie uda, usuń dowody prób".
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin.""처음 시도에 성공치 않으면, 당신이 시도했다는 모든 증거를 숨겨라."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Lui dice: "Se non hai successo la prima volta, nascondi ogni evidenza di averci mai provato".
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Spune, "Dacă nu reuşeşti din prima, ascunde toate dovezile că ai încercat vreodată."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Λέει ότι, "Αν δεν τα καταφέρεις με την πρώτη, κρύψε όλα τα αποδεικτικά στοιχεία ότι δοκίμασες".
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Он звучит: "Если с первого раза не получилось, спрячь все улики о том, что ты вообще пытался".
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Той казва: "Ако в началото не успееш, скрий всякакви доказателства, че изобщо си опитвал."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."הוא אומר: "אם אתה לא מצליח על ההתחלה, הסתר את כל העדויות לנסיונותיך."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."試みた痕跡をみんな隠せ」ということです (笑)
Ondan daha sonra bahsedeceğim tamam mı? Şimdilik karanlık maddenin varlığının deliline bakalım.O resto do bolo é uma substância muito misteriosa chamada energia escura.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Bilo bi noro, če bi jih izpustili.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Det skulle vara galet att utelämna dem.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Es wäre verrückt, sie auszuschließen.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Het zou te gek zijn om ze uit te sluiten.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.이들을 배제한다는 것은 미친 짓이죠.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Nemůžeme na ně zapomínat.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Nie można zamknąć przed nimi drzwi.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Őrültség lenne kihagyni őket.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Sangat tidak masuk akal jika mereka diabaikan.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Sarebbe folle lasciarle fuori.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Sẽ là điên rồ nếu bỏ qua họ.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Sería una locura excluirlos.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.TEDにメールを書いたんですよ
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Θα ήταν τρελό να τους αφήσουμε απέξω.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.Глупо оставлять их без участия.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.سيكون من الجنون تركهم هكذا.
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda"Hành động của ông khiến cô giữ một cảm giác khinh thường đầy đau đớn,
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda"그녀를 고통스럽고 모욕적으로 독점하는 주인의 행동은
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda"O ato de um dono "que toma posse dela, de modo desprezível e doloroso,
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda O'nun istediği sevinçlerdi."Działanie mistrza czerpiącego bolesną pogardę posiadając ją, było takim zachwytem jakiego chciała.
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda O'nun istediği sevinçlerdi.Ein Gebieter, der schmerzhaft und herablassend Besitz von ihr ergriff, war die Wonne, die sie sich wünschte.
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda O'nun istediği sevinçlerdi."Mästarens handling när han smärtsamt och föraktfullt ägde henne, var den typ av begeistring hon sökte.
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda O'nun istediği sevinçlerdi."Un stăpân, posedând-o dureros, disprețuitor era extazul pe care îl vroia.
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda O'nun istediği sevinçlerdi."Η πράξη του αφέντη να δείξει περιφρόνηση κατακτώντας την με πόνο ήταν το είδος της έκστασης που επιθυμούσε.
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda O'nun istediği sevinçlerdi."Актът на господаря, обладаващ я болезнено и презрително, беше онзи вид възторг, желан от нея.
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda O'nun istediği sevinçlerdi."Действие мастера, овладевавшего ею с болезненным презрением, было именно таким, которого она хотела.
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda"פעולתו של אדון הלוקח עליה בעלות כואבת ומלאת בוז
"O'nun acı veren ve aşağılayıcı delilikleri aynı zamanda"تصرف السيد يقبض عليها بإزدراء ،
Polise gitmeliyiz ve elimizdeki delilleri paylaşmalıyız.Andiamo alla Polizia e mostriamogli questa nuova prova.
Polise gitmeliyiz ve elimizdeki delilleri paylaşmalıyız.On doit aller voir la police et montrer cette nouvelle preuve.
Polise gitmeliyiz ve elimizdeki delilleri paylaşmalıyız.Wir sollten zur Polizei gehen und denen unser neuen Beweise zeigen.
Polise gitmeliyiz ve elimizdeki delilleri paylaşmalıyız.Πρέπει να πάμε στην αστυνομία και να τους δείξουμε αυτά τα νέα στοιχεία.
Polise gitmeliyiz ve elimizdeki delilleri paylaşmalıyız.Мы должны пойти в полицию и показать им новые доказательства.
Polise gitmeliyiz ve elimizdeki delilleri paylaşmalıyız.この新事実を話すの 警察ならラモーンを問いつめて
Polisler evimizde delil arıyorlar.Die Spurensicherung durchkämmt unser Haus nach Beweisen.
Polisler evimizde delil arıyorlar.Een forensisch team van de politie kamt ons huis uit.
Polisler evimizde delil arıyorlar.L'équipe médico-légale qui passe la maison au peigne fin.
Polisler evimizde delil arıyorlar.Policja właśnie jedzie, żeby przeczesać nasz dom.
Polisler evimizde delil arıyorlar.Una squadra della Polizia scentifica sta setacciando la nostra casa alla ricerca di prove.
Polisler evimizde delil arıyorlar.Суд-мед эксперты ищут улики в нашем доме.