Ana içeriğe geç
Sözlük

delil ile cümle

delil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Delilleri göstereyim.Введите в зал моих свидетелей.
Delilleri göstereyim.Дозвольте мені запросити свідків.
Delilleri göstereyim.Ще приведа доказателствата.
Delilleri göstereyim.אציג את העובדות כסדרן.
Delilleri göstereyim.دعوني أجمع الأدلة هنا.
Delilleri göstereyim.私はストーリーを語っているのではありません 立証しているのです
Delilleri yok.Es gibt keine Beweise.
Delilleri yok.Non hanno prove.
Delilleri yok.Δεν έχουν αποδείξεις.
Delilleri yok.У них нет доказательств.
Dişleri fırçalamanın çürüklere karşı etkili olduğunu ispatlayan deliller nerede? Merak etmeyi bırakıyorsun.¿Porqué tienes un trabajo que odias?
Dişleri fırçalamanın çürüklere karşı etkili olduğunu ispatlayan deliller nerede? Merak etmeyi bırakıyorsun.Quali prove ci sono che lavarsi in denti faccia bene in ogni cavità,lei si ferma chiedendo
Dişleri fırçalamanın çürüklere karşı etkili olduğunu ispatlayan deliller nerede? Merak etmeyi bırakıyorsun.След седмица взимате проявените снимки в местното фотоателие и заплащате за тази услуга.
Dönüp onu alacağız! Bu delilik. Canlı var mı?النّقيب ستيل، يجب أن نتحرّك أو سنصبح محاصرون بشدّة!
Dönüp onu alacağız! Bu delilik.Vamos voItar para ir buscá-Io!
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Dacă îţi spun că ai furat, îţi arăt dovezi şi îţi demonstrez asta.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm."Der hat gestohlen", habe ich Beweise, dass er gestohlen hat.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Hvis jeg siger man har stjålet, viser jeg en beviserne på at man har stjålet.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Jeśli mowię, że ktoś coś ukradł, mam na to dowody. Jeśli mowię, że ktoś coś ukradł, mam na to dowody.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.만약 제가 여러분이 절도를 했다고 말한다면, 절도행위의 증거를 보여줄 것입니다.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Nếu tôi nói bạn ăn cắp, tôi sẽ chỉ cho bạn bằng chứng là bạn đã ăn cắp.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Se dico che avete rubato, vi mostro la prova che avete rubato.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Se eu disser que vocês roubaram, eu mostro-vos as provas de que roubaram mesmo.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Si digo que robaron, les muestro la evidencia de que han robado.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Si je dis que vous avez volé, je vous montre la preuve que vous avez volé.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Если я утверждаю, что ты украл, я докажу, что ты украл.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Якщо я кажу, що ви вкрали щось, - отже, я маю докази.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.אם אני אומר שאתה גנב, אני אראה לך את הראיות שמוכיחות שאתה באמת גנב.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.إذا قلت أنك قد سرقت، أُظهر لك الأدلة التي تثبت بأنك قد سرقت.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.盗んだ証拠を見せます どうやって盗んだのか
Eğer çok araştırırlarsa, delil de bulacaklardır.Beh, se guardano bene, le prove le trovano.
Eğer çok araştırırlarsa, delil de bulacaklardır.Wenn die lange genug schauen, dann finden die auch was.
Eğer çok araştırırlarsa, delil de bulacaklardır.Αν ψάξουν πολύ, θα βρούνε αποδείξεις.
Eğer çok araştırırlarsa, delil de bulacaklardır.Да, но если они начнут копать, они их найдут.
Eğer çok araştırırlarsa, delil de bulacaklardır.あんなガキ相手にしたなんて
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Da, nu există nici o dovadă decât mărturisirea sub tortură şi vei fi eliberată".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Ja, er is geen bewijs behalve uw bekentenis door foltering. U zal worden vrijgelaten."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Ja, es gibt keine Beweise außer deinem unter Folter erzwungenen Geständnis und du wirst freigelassen."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.말하길, "맞아, 당신의 고문 자백을 제외하고는 증거가 없으니 당신은 방면될 것입니다."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Nincs semmi bizonyíték, leszámítva a kínvallatás alatti beismerését szabadon fogják engedni."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Non ci sono prove, se non la confessione sotto tortura, quindi Lei verrà rilasciata".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Res, ni nobenega dokaza, razen vašega priznanja, da se je zgodilo mučenje, in izpuščeni ste."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Sim, não há provas, "exceto a sua confissão sob tortura, "e você será libertada."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Sí, no hay evidencia, excepto por su confesión bajo tortura, así que será puesta en libertad".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Tak, nie ma żadnych dowodów, poza twoimi zeznaniami, które wymuszono torturami. Zostaniesz zwolniona."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Да, няма доказателства, с изключение на признанията направени след изтезание и ти ще бъдеш освободена."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Нет никаких улик, кроме твоего признания под пытками, поэтому тебя освободят".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Так, немає доказів, окрім визнання ваших тортур, і вас буде звільнено".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.ואמר, "כן, אין ראיות חוץ מההודאה בעינויים שלך "ואת תשוחררי
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.وقال، " نعم، لا توجد بينة باستثناء الإعتراف بالتعذيب وسيتم إطلاق سراحك."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.いかなる証拠も認められません よって釈放とします」と それからは弁護人の方々は何度も
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Ale kiedy ma się niezbite dowody, można wpłynąć na społeczeństwo.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Eins ist klar: Mit Beweisen kann man die Gesellschaft bewegen.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.하지만 보세요, 여러분이 확실한 증거를 가지고 있으면, 여러분은 사회에 영향을 줄 수 있습니다.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Maar als je harde bewijzen hebt, kan je impact hebben op de maatschappij.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Mais lorsque vous avez des preuves irréfutables, vous êtes en mesure de changer la société.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Mas veem, quando temos provas sólidas, podemos afetar a sociedade.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Ma vedete, quando ci sono le prove inconfutabili, si è in grado di influenzare la società.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Men ser I, når man har hårde beviser, er man i stand til at påvirke samfundet.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Nhưng bạn thấy, khi bạn có bằng chứng cốt lõi, bạn có thể tác động đến xã hội.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod