Bu delilik."Это безумие".
Bu delilik.זה מטורף.
Bu delilik!هذا جنون
Bu delilik.هذا جنون.
Bu delilik!هذا يقودني للجنون
Bu delilik.飼い主に「では、犬からどのようにして迎えられたいですか」と聞きます。
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Acest lucru a fost ignorat de secole, în ciuda dovezilor.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Das ist etwas, das seit Jahrhunderten abgelehnt wurde, trotz der Beweise.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Đây đã là điều đã bị phủ nhận trong nhiều thế kỷ, mặc dù có bằng chứng cho thấy nó đúng.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Dit is iets dat gedurende eeuwen werd ontkend ondanks het bewijs.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Ed è una cosa che è stata rifiutata per secoli nonostante l'evidenza.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Esto ha sido algo negado durante siglos, a pesar de la evidencia.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Évszázadokon át tagadták ennek a létezését, a bizonyítékok ellenére.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Hal ini ditolak selama berabad-abad, meskipun sudah ada buktinya.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Isto foi uma coisa negada durante séculos, apesar das provas.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Je to něco, co se po staletí odmítá, navzdory důkazům.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.이것은 증거가 있음에도 불구하고 수 세기동안 거부되어 온 것입니다.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Tätä ei hyväksytty vuosisatoihin, todisteista huolimatta.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.To jest coś, czemu zaprzeczano przez stulecia, pomimo dowodów.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Toto je niečo, čo bolo po stáročia odmietané, i skrz dôkazy.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Voilà quelque chose qui a été refusé pendant des siècles, malgrè les preuves.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Αυτό είναι κάτι που απορρίπτεται για αιώνες, παρά τα στοιχεία.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Това е нещо, което е било отричано от векове, въпреки доказателствата.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Этот факт не признавали на протяжении веков, несмотря на наличие доказательств.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.במשך מאות שנים סירבו להכיר בקיומו של זה, חרף כל העדויות.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.ان هذه حقيقة .. كان موجودة منذ قرون ولكنها مهمشة ورغم هذا الدليل
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.証拠があるにもかかわらずです 誰も植物は動物を食べることができると言えませんでした
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.Aceasta a fost considerată ca prima dovadă că găurile negre provin de fapt din explozii de supernove.
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.Ça a été considéré comme la première preuve que les trous noirs proviennnent de l'explosion de supernova.
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.Dies wurde als erster Beweis angesehen, dass schwarze Löcher tatsächlich aus Supernova-Explosionen entstehen.
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.Dit werd gezien als een eerste bewijs dat zwarte gaten afkomstig zijn van supernova-explosies.
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.Ezt tartják az első bizonyítékának annak, hogy a fekete lyukak szupernóvarobbanásokból származnak.
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.이것은 블랙홀이 초신성 폭발로 인해 생겨난다는 최초의 증거로 여겨졌습니다.
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.Questa fu considerata la prima prova del fatto che i buchi neri sono formati dalle esplosioni di supernove
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.To były pierwsze dowody na to, że czarne dziury to efekt wybuchów supernowych.
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.Това беше смятано за първо доказателство, че всъщност черните дупки произхождат от експлозии на супернови.
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.Это рассматривалось в качестве первого доказательства, что черные дыры появляются из взрывов сверхновых.
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.זו נחשבת כעדות ראשונה לכך שחורים שחורים נוצרים בהתפוצצויות סופרנובה.
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.كان هذا اول دليل على ان الثقوب السوداء تتنتج من إنفجارات السوبرنوفا
Bu, karadeliklerin süpernova patlamaları sonrası oluştuğunu gösteren ilk delildi.最初の証拠と考えられました 同僚は、様々な銀河の恒星の化学組成を
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıAutopia zeměpisným výrazem
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıC'était leur récente flambée de la passion d'un passant la folie c'était quelque chose que l'ours
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayı이들 농민 열정의 그들의 최근의 발작이었다 광기를 전달 어떤 것은 곰
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayılà vụ nổ gần đây của họ về một niềm đam mê đi qua điên rồ
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıManchúria e do vale do amarelo rio embalou um tipo de chinês para casa de pico de capital de risco
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıRusija in Japonska, ki prav tako
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıTíto roľníci bol ich posledný výbuch vášne na absolvovaní šialenstvo bolo niečo, čo medveď
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıאיכרים אלה היתה ההתפרצות האחרונה שלהם תשוקה עובר טירוף היה משהו הדוב
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayıهؤلاء الفلاحين وكان انفجار في الآونة الأخيرة من العاطفة مرور الجنون كان شيئا الدب
Bu köylülerin tutku onların son patlama oldu delilik geçen bir şey olduğunu ayı情熱の彼らの最近の爆発だった 狂気を渡す 何だったクマ 政府は強打
Bulunduđumuz nokta ţöyleydi; devletin elindeki deliller, iddianame ne derece kuvvetli bilmiyorduk.Nhưng trở thành một tội phạm?<br/>Đối mặt với án tù?
Bulunduđumuz nokta ţöyleydi; devletin elindeki deliller, iddianame ne derece kuvvetli bilmiyorduk.Voilà la situation. Aucune information que ce soit sur le dossier ou les preuves du gouvernement.
Bulunduđumuz nokta ţöyleydi; devletin elindeki deliller, iddianame ne derece kuvvetli bilmiyorduk.Ето къде сме:ние нямаме никакво откритие, никакво доказателство за каквото и да е
Bulunduđumuz nokta ţöyleydi; devletin elindeki deliller, iddianame ne derece kuvvetli bilmiyorduk.ها نحن هنا، ليس لدينا أي اطلاع، أي دليل بأي نوع عن ما هي القضية التي تبنيها الحكومة
Bulunduđumuz nokta ţöyleydi; devletin elindeki deliller, iddianame ne derece kuvvetli bilmiyorduk.証人もいない。 そして弁護士がこうしろと求めてくる
Buna dair delili de size anlatacağım.그리고 저는 여러분께 그것을 증명해 보이려고 합니다.
Buna dair delili de size anlatacağım.Odpowiada ona za gros oddziaływań grawitacyjnych w kosmosie.
Buna dair delili de size anlatacağım. Pasta grafiğinin geri kalanına ne oldu?Na verdade, esta matéria escura domina os efeitos gravitacionais no universo em grande escala.
Buna dair delili de size anlatacağım. Pasta grafiğinin geri kalanına ne oldu?¿Y el resto del pastel?
Buna dair delili de size anlatacağım.ואני אסביר את הראיות לכך.