Bazılarınız şöyle düşünüyor olabilir, açıkçası 10 TEDTalk'u altı kelimede özetlemek delice.Некоторые из вас, наверное, считают безумием обобщение 10 выступлений всего в шести словах.
Bazılarınız şöyle düşünüyor olabilir, açıkçası 10 TEDTalk'u altı kelimede özetlemek delice.עכשיו חלק מכם אולי עכשיו יחשוב, זה טירוף לסכם 10 הרצאות בשש מילים.
Bazılarınız şöyle düşünüyor olabilir, açıkçası 10 TEDTalk'u altı kelimede özetlemek delice.الآن البعض منكم قد يظن الآن، أنه سيكون جنونيا صراحة أن يتم تلخيص 10 محادثات تيد في ستة كلمات.
Bazılarınız şöyle düşünüyor olabilir, açıkçası 10 TEDTalk'u altı kelimede özetlemek delice.トーク10個を6語にするのはクレイジーだとお思いでしょう しかし実は違うのです
Bazılarınız şöyle düşünüyor olabilir, açıkçası 10 TEDTalk'u altı kelimede özetlemek delice.你哋可能會覺得 10個演講變成6個詞,根本無可能。
Benim aklýma da delice tahminler geliyordu, ElizabethE pensavo a folli teorie, che stava avendo una relazione con Elizabeth Warren o roba del genere.
Benim aklýma da delice tahminler geliyordu, ElizabethJá měla takové teorie, jako že měl aféru s Elizabeth Warren nebo tak něco.
Benim aklýma da delice tahminler geliyordu, ElizabethY tuve un montón de teorías locas, como que él estaba teniendo un romance con Elizabeth Warren o algo así.
Benim aklýma da delice tahminler geliyordu, ElizabethΕίχα κάποιες τρελές θεωρίες όπως ότι είχε δεσμό με την Elizabeth Warren ή κάτι τέτοιο.
Benim aklýma da delice tahminler geliyordu, ElizabethИ у меня была своего рода сумасшедший теории, как, что он имеет дело с Элизабет Уоррен или что-то.
Benim aklýma da delice tahminler geliyordu, Elizabeth:كان عندي نظريات مجنونة مثلا أنه كان يخونني مع إيلزبث وورن
Benim aklýma da delice tahminler geliyordu, Elizabethヒラリー・クリントンとエリザベス・ウォーレンの 2人を疑っていて、実際は......
Bu buzdolabı delice elektrik tüketiyor!Lednice! Más potřebu jako blázen!
Bu buzdolabı delice elektrik tüketiyor!Το Ψυγείο! Καταναλώνει τους ιμάντες σα μανιακός!
Bu (davranış) aşağılayıcı ve delicedir.Asta NU este disciplina.
Bu delice.C'est fou.
Bu delice.Das ist verrückt.
Bu delice.Dit is absurd.
Bu delice.È pazzesco.
Bu delice.Este o nebunie.
Bu delice.Es una locura.
Bu delice.Ez őrület.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Anh ấy bỗng có ý tưởng đứng trên một vùng đất khô cằn nhưng chỉ là một dải đất hẹp giữa đại dương.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Chce tím vysvětlit to náhlé nutkání stát na pevné půdě, i kdyby jenom proužek země v oceánu.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Chodzi mu o to, że ma to nagłe uczucie, jakby stał na suchej ziemi, ale to tylko cypel otoczony oceanem.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Ele quer dizer que tem essa vontade súbita de se manter em terra seca, mas simplesmente aventura no oceano.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.El vrea să spună că stă pe un țărm, care e doar o fâșie de pământ în mijlocul oceanului.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Er denkt, er hat diese plötzliche Lust, auf trockenem Land zu stehen, aber nur am Ozean zu betteln.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Han menar att han har denna plötsliga lust att stå på torra land, men bara tigger vid havet.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Hoče reči, da ima nenadno misel, da stoji na kopnem, zares pa z razprtimi rokami sega po oceanu.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Il aimerait lui dire qu'il n'est plus simplement sur la terre ferme, mais au bord de l'océan ; il lui dit :
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.이 남자는 갑자기 땅 위에 서있는 듯한 느낌을 가집니다. 바다를 향해 손을 내민 채로 말입니다.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Myslí tým, že má zrazu nutkanie stáť na súši, hoci aj na úzkom páse pri oceáne.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Úgy érti, hogy hirtelen nagyon szeretne szilárd talajon állni, de az óceánban kéreget.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Εννοεί ότι έχει ξαφνικά όρεξη να σταθεί στη στεριά αλλά απλώς να ζητιανεύει στον ωκεανό.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Він має на увазі, що має раптове бажання стояти на твердій землі, але його змиває в океан.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Иска да каже, че внезапно си е представил как стои на суша, но едва достига океана.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Он имеет ввиду, что внезапно представил себя на суше, но у самого океана.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.הוא מתכוון שהוא קיבל את התחושה הפתאומית הזו לעמוד על הקרקע, אבל פשוט לחרוג קצת אל הים.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.急に立ってみたくなった という意味です 彼「君はまるで人魚みたいだけど ワルツを踊っているみたいに歩くね」
Bu delice.Ini hal yang gila.
Bu delice.Isto é uma loucura.
Bu delice.말도 안되는거죠.
Bu delice.Thật dễ sợ.
Bu delice.To je šialené.
Bu delice.To je šílené.
Bu delice.To jest szaleństwo.
Bu delice.Αυτό είναι τρελό.
Bu delice.С ума сойти!
Bu delice.Това е лудост.
Bu delice.זה שיגעון.
Bu delice.هذا جنون.
Bu delice.でも自然は非常に優れた模範例を見せてくれます
Bu günkü ufaklıklar artık CD ne demek onu bile bilmiyorlar!! Delice.Los chicos de hoy en día, ni saben lo que es un CD ¡es una locura!
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Helyette, találj egy csoportot, akik tényleg, borzasztóan törődnek azzal, amit el szeretnél mondani.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.In plaats daarvan, moet je een groep vinden die erg, wanhopig geeft om wat jij te zeggen hebt.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.In schimb, trebuie sa gasesti un grup caruia ii pasa e disperatu dupa ceea ce vrei tu sa spui.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Invece, dovete trovare un gruppo che si preoccupi veramente, disperatamente di quel che volete dire.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.Jadi, Anda harus menemukan suatu kelompok yang benar-benar peduli dengan yang ingin Anda sampaikan.
Bunun yerine söylediğiniz şeyi gerçekten, delicesine umursayan bir grup bulmanız şart.오타쿠들을 직접 찾아다니는 것 대신, '동호회' 성격을 가진 소비자 커뮤니티와 소통하는 것은 가능한 이야기입니다.