-Silah olarak kullanmak için -Delice olur- Żeby wykorzystać to jako broń. - To szaleństwo.
-Silah olarak kullanmak için -Delice olur- Για να το χρησιμοποιήσει ως όπλο. - Αυτό είναι παράλογο.
-Silah olarak kullanmak için -Delice olur- Батарею можно использовать как оружие. - Это безумие.
-Silah olarak kullanmak için -Delice olur>このような質問を、私がされるんだ。
Sonra da bu tür tesisleri delicesine çoğaltabiliriz.Così poi possiamo scalare questa strutture come un pazzo
Sonra da bu tür tesisleri delicesine çoğaltabiliriz.D'abord, nous développons les 50 outils du Set Global de Construction de Village
Sonra da bu tür tesisleri delicesine çoğaltabiliriz.Tak więc można skalować te obiekty jak szaleni
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Alors, j'ai eu l'idée la plus folle de toutes : Le faire pour de bon.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Apoi mi-a venit cea mai nebuna idee dintre toate ideile posibile: adica sa fac totul pe bune.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Aztán eszembe jutott mindezek közül a legőrültebb ötlet: hogy ténylegesen megcsináljam.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Dann dachte ich über die verrückste aller Ideen nach: Es tatsächlich zu tun.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Después se me ocurrió la idea más descabellada de todas: Hacerlo de verdad.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.I wtedy pomyślałem o najbardziej szalonym ze wszystkich pomysłów: po prostu to zrobić.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.저는 정말 말도 안되는 생각들을 했습니다. 정말로 실행하기 위해서요.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Nakonec jsem začal přemýšlet o tom nejšílenějším nápadu ze všech: Udělat to doopravdy.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Poi mi venne in mente quella che era l'idea più pazza di tutte: provarci davvero.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Potom som rozmýšľal o najbláznivejšom nápade zo všetkých: skutočne to dokázať.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.(Risos) Então pensei na mais louca de todas as ideias: fazê-lo a sério.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Så tænkte jeg på den mest sindssyge ide af dem alle: faktisk at gøre det.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Sedan fick jag den dummaste idén av dem alla: att faktiskt göra det.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Sitten sain kaikista hulluimman idean: että itse asiassa teen sen.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Toen kwam het meest gestoorde idee van allemaal: het werkelijk doen.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Và rồi tôi nghĩ đến ý tường điên rồ nhất trong số các ý tưởng: làm thật.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Τότε σκέφτηκα την πιο τρελή ιδέα από όλες τις ιδέες: να το κάνω στην πραγματικότητα.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.След това ми хрумна най - абсурдната от всички идеи: да взема да до направя.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.Тогда мне пришла в голову самая дикая из всех идей: взять и действительно сделать как сказано.
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.ואז חשבתי על הרעיון המטורף ביותר לעשות את זה
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.ثم فكرت بفكرة أكثر جنونا من جميع الأفكار لماذا لا أفعلها بجدية
Sonra tüm bunların içinde en delice olanını düşündüm; gerçekten bunu yapabilirim.実現可能なものです (笑い)
Tanrım, seni çok seviyorum, bu delice Bildiğin gibi, eşinin tomografisi intrakranial kanamayı gösterdi.Dios, estoy tan enamorado de ti, es loco
Tanrım, seni çok seviyorum, bu deliceBože, já jsem do tebe tak zamilovanej, to je šílený
Tanrım, seni çok seviyorum, bu deliceChúa ơi, anh yêu em vô cùng. thiệt là điên mà.
Tanrım, seni çok seviyorum, bu deliceGod, ik ben zo verliefd op jou, het is krankzinnig.
Tanrım, seni çok seviyorum, bu deliceMeu Deus, estou tão apaixonado por ti que é quase loucura.
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.Akeren er verden; den gode sæd, det er rikets barn; men ugresset er den ondes barn;
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.Åkern är världen. Den goda säden, det är rikets barn, men ogräset är ondskans barn.
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.A pole jest tento svět, dobré pak símě jsouť synové království, ale koukol jsou synové toho zlostníka.
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.a pole je svet, a dobré semeno sú synovia kráľovstva; kúkoľ sú synovia toho zlého;
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.A rola jest świat, a dobre nasienie są synowie królestwa; ale kąkol są synowie onego złego;
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.A szántóföld pedig a világ; a jó mag az Isten országának fiai; a konkoly pedig a gonosznak fiai.
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.Der Acker ist die Welt. Der gute Same sind die Kinder des Reiches. Das Unkraut sind die Kinder der Bosheit.
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.El campo es el mundo. La buena semilla son los hijos del reino, y la cizaña son los hijos del maligno
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.Il campo è il mondo. Il seme buono sono i figli del regno; la zizzania sono i figli del maligno
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.밭은 세상이요 좋은 씨는 천국의 아들들이요 가라지는 악한 자의 아들들이요
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.le champ, c`est le monde; la bonne semence, ce sont les fils du royaume; l`ivraie, ce sont les fils du malin;
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.Njiva pa je svet, a dobro seme, to so sinovi kraljestva, ljuljka pa so sinovi hudobnosti;
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.o campo é o mundo; a boa semente são os filhos do reino; o o joio são os filhos do maligno;
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.og Marken er Verden, og den gode Sæd er Rigets Børn, men Ugræsset er den Ondes Børn,
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.Pelto on maailma; hyvä siemen ovat valtakunnan lapset, mutta lusteet ovat pahan lapset.
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.ruộng là thế gian; giống tốt, là con cái nước thiên đàng; cỏ lùng, là con cái quỉ dữ;
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.ruộng là thế_gian ; giống tốt , là con_cái nước thiên_đàng ; cỏ lùng , là con_cái quỉ dữ ;
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.Ţarina, este lumea; sămînţa bună sînt fiii Împărăţiei; neghina, sînt fiii Celui rău.
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.а нива, се сьвіт; добре ж насінне, се сини царства; а кукіль, се сини лукавого;
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.нивата е светът; доброто семе, това са чадата на царството; а плевелите са чадата на лукавия;
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.поле есть мир; доброе семя, это сыны Царствия, а плевелы - сыны лукавого;
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.והשדה הוא העולם והזרע הטוב בני המלכות הם והזונין בני הרע המה׃
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.والحقل هو العالم. والزرع الجيد هو بنو الملكوت. والزوان هو بنو الشرير.
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.田 地 、 就 是 世 界 . 好 種 、 就 是 天 國 之 子 . 稗 子 、 就 是 那 惡 者 之 子
‹‹Tarla ise dünyadır. İyi tohum, göksel egemenliğin oğulları, deliceler de kötü olanın oğullarıdır.田地 、 就是 世界 . 好種 、 就是 天國之子 . 稗子 、 就是 那 惡者 之子
Ve birlikte bebeğimiz oldu -- delice --Deci am făcut un copil cu el -- nebunie --