dek ile cümle
dek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom sonsuza dek bana kızgın kalamaz.Tom can't stay mad at me forever.
Bu sonsuza dek süremez.This can't last forever.
Sevinç sonsuza dek sürmeyecek.Joy will not last forever.
Hiçbir şeyin sonsuza dek sürmediğini biliyorum.I know that nothing lasts forever.
Tom'u sonsuza dek tanıyorum gibi hissediyorum.I feel like I've known Tom forever.
Baskıcı rejimler sonsuza dek yaşamaz.Oppressive regimes don't live forever.
Bebekler sonsuza dek bebek kalmazlar.Babies don't stay babies forever.
Tom ve Mary Paskalya için bazı yumurtaları dekore etti.Tom and Mary decorated eggs for Easter.
Odayı dekore ettiler.They decorated the room.
Sonsuza dek ölümsüz olacağım.I will forever be immortal.
Sonsuza dek yaşamak mümkün değil.It's not possible to live forever.
Öğretmen sayfa 21'deki egzersizi atladı.The teacher skipped the exercise on page 21.
Sonsuza dek birlikte olalım.Let's be together forever.
Pasta dekore edilmeye hazır.The cake is ready to be decorated.
Kuzey Şili'deki Atacama Çölü, yeryüzündeki en kurak yerdir.The Atacama Desert in northern Chile is the driest place on Earth.
Mary dekolteli bir elbise giyiyordu.Mary was wearing a low-cut dress.
Resesyon sonsuza dek sürmeyecek.The recession won't last forever.
Sonsuza dek bir genç olmak istiyorum.I want to be a teenager forever.
Çocuklar Noel'deki hediyelerini açmak için sabah erken uyanır.Kids wake up early in the morning to open their presents on Christmas.
ABD'deki seçim, kuruluş karşıtı bir seçimdi.The election in the U.S. was an anti-establishment election.
Birbirimize daha önce şimdiye dek olduğundan daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.We need each other more now than we ever did before.
Şimdiye dek harika bir hayat yaşadım.I've had a great life so far.
Sizi sonsuza dek seveceğim.I will love you forever and ever.
Ökseotu genelde Noel dekorasyonu olarak kullanılır.Mistletoe is commonly used as a Christmas decoration.
Bu sonsuza dek sürecek gibi görünüyor.It seems like it'll take forever and three days.
Helsinki'deki martılar insanların elinden dondurma çalar.The seagulls in Helsinki steal ice cream out of people's hands.
Tom sonsuza dek Mary ile birlikte olmak istedi.Tom wanted to be with Mary forever.
Sonsuza dek kalmayacağım.I'm not going to stay forever.
Tom sonsuza dek etrafta olacak.Tom will be around forever.
TV'deki tartışmayı gördüm.I saw the debate on TV.
Sonsuza dek orada olacağım.I'll be there forever.
Mağazayı yeniden dekore etmek istiyoruz.We want to redecorate the store.
Eğer kar durmazsa TV'deki maçı izlemek için asla eve zamanında gidemeyeceğiz.If the snow doesn't let up, we will never make it home in time to see the game on TV.
Dekor sıkıcı.The décor is drab.
İkisi de sonsuza dek mutlu yaşadı.They both lived happily ever after.
Dekoratörle bir randevumuz var.We have an appointment with the decorator.
Ofisi yeniden dekore ediyor.He's redecorating the office.
Fadıl, Kahire'deki liseden mezun oldu.Fadil graduated from high school in Cairo.
Senin Chuck's Bar and Grill'deki yiyeceklerden hoşlanmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't like the food at Chuck's Bar and Grill.
Fadıl'ın ailesi onu Kahire'deki prestijli bir okula kaydetti.Fadil's parents enrolled him in a prestigious school in Cairo.
Fadıl, Wisconsin'deki küçük bir kasabadandır.Fadil is from a small town in Wisconsin.
Bilinmeyen bir hırsız, Fadıl'ı Kahire'deki evinde vurdu.An unknown intruder shot Fadil in his Cairo home.
Onu şimdiye dek yaptın mı?Have you done that yet?
Sami kişisel eşyalarını Kahire'deki bir eve bıraktı.Sami abandoned his personal possessions in a Cairo apartment.
Kilise çiçeklerle güzelce dekore edildi.The church was beautifully decorated with flowers.
Bode müzesi, Berlin'deki Spree nehrinin ortasındaki bir adada bulunuyor.The Bode museum is located on an island in the middle of the Spree river in Berlin.
Bugün Mary zarif dekoratif gözlük takıyor.Today Mary is wearing elegant decorative glasses.
Salonu dekore ettin.You decorated the hall.
Leyla, Kahire'deki dairesinde ölü bulundu.Layla was found dead in her apartment in Cairo.
Leyla'nın Kahire'deki en sevdiği nokta Sami'nin mağazasıdır.Layla's favorite spot in Cairo is Sami's department store.
Tom'un evinin içi zevkle dekore edilmiştir.The interior of Tom's house is decorated tastefully.
Sana sonsuza dek borçluyum.I am forever indebted to you.
Bir dil öldüğünde değerli bilimsel veriler sonsuza dek ölür.When a language dies, valuable scientific data disappears forever.
Sami, Kahire'deki bir hapishanede yatıyordu.Sami was serving time at a prison in Cairo.
Leyla, Kahire'deki bir rehabilitasyon tesisini boyladı.Layla ended up in a rehab facility in Cairo.
Tycho Brahe, 1577'deki Büyük Kuyruklu yıldızı gözlemledi.Tycho Brahe observed the Great Comet of 1577.
Sami ve Leyla evliydiler ve Kahire'deki büyük bir evde yaşıyorlardı.Sami and Layla married and lived in a large home in Cairo.
Sami'nin yaşamı sonsuza dek değişti.Sami's life was changed for ever.
Sami'nin hayatı sonsuza dek değişti.Sami's life was for ever changed.
Sonsuza dek yaşamaya çalışmayın. Başaramazsınız.Do not try to live forever. You will not succeed.