deha ile cümle

deha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.Dan itu mengingatkan saya pada pemusik Jazz yang hebat, Charlie Parker.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.E ciò mi ha fatto venire in mente il grande musicista jazz Charlie Parker.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.En dat deed me dan weer denken aan de grote jazzmusicus Charlie Parker.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.És ez emlékeztetett a nagyszerű jazz zenészre, Charlie Parkerre.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.Et en fait, ça m'a rappelé ce grand du jazz, Charlie Parker.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.Iar asta îmi aduce aminte de marele cântăret de jazz Charlie Parker.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.Isso fez-me lembrar o grande do jazz, Charlie Parker.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.To mi przypomina świetnego muzyka jazzowego, Charlie Parkera.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.Und das hat mich wirklich daran erinnert, an die Jazzgröße Charlie Parker.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.Và điều đó thực sự gợi cho tôi về một bản jazz hay của Charlie Parker.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.Y eso me recordó al grande del jazz, Charlie Parker.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.Και αυτό μου θύμισε τον μεγάλο τζαζίστα Τσάρλι Πάρκερ.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.И това ми напомни за един велик джазмен, Чарли Паркър.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.І це мені нагадало про великого джазмена Чарлі Паркера.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.Это напоминает мне одну историю про легендарного джазиста Чарли Паркера.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.וזה דווקא הזכיר לי אמן ג'אז גדול, צ'רלי פארקר.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.وذلك في الواقع يذكرني بموسيقار الجاز الكبير، تشارلي باركر.
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.ジャズの偉人 チャーリー・パーカーです こんな逸話をご存じでしょうか
Bu, dehasýnýn bir parçasýydý.20代の早い時期に、彼はおそらく うつ病のような状態にあったと思います。
Bu, dehasýnýn bir parçasýydý.Ça faisait aussi partie de son éclat.
Bu, dehasýnýn bir parçasýydý.Det var også en del af hans genialitet.
Bu, dehasýnýn bir parçasýydý.Eso era parte de su genio, también.
Bu, dehasýnýn bir parçasýydý.Penso che ciò facesse parte della sua genialità.
Bu, dehasýnýn bir parçasýydý.To byla také součást jeho génia.
Bu, dehasýnýn bir parçasýydý.Αυτό ήταν μέρος της λάμψη του.
Bu, dehasýnýn bir parçasýydý.Това беше част и от неговия блясък, също.
Bu, dehasýnýn bir parçasýydý.Это было частью его блеск, тоже.
Bu, dehasýnýn bir parçasýydý..كان الأمر متعلقا بذكائه أيضا
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.A to je skvělé, protože Římané si vlastně nemysleli, že by génius byl výjimečně chytrý jedinec.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Azért is nagyszerű ez, mert a rómaiak nem gondolták hogy a géniusz valami különösen okos egyént jelentene.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Ceea ce este minunat, deoarece romanii nu credeau de fapt ca un geniu era un individ deosebit de destept.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Ce qui est formidable, car les Romains ne pensaient pas qu'un génie était une personne particulièrement douée.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Čo je skvelé, lebo Rimania si nemysleli, že génius je nejaká obzvlášť múdra osoba.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Das ist großartig. Die Römer dachten nicht wirklich, dass ein Genie ein besonders kluges Individuum war.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Điều đó thật tuyệt, vì người La Mã không thực sự nghĩ là "genius" là một cá nhân đặc biệt nào đó.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Het grappige is dat de Romeinen met een genie niet een bijzonder pienter persoon aanduidden.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Hvilket er godt, for romerne mente faktisk ikke at et geni var et specielt klogt individ.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.저는 로마 사람들에게는 "지니어스"라는 말이 천재를 의미하지 않았었다는 사실이 아주 마음에 듭니다.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Lo que es genial, porque los Romanos no creían que un genio era un individuo particularmente inteligente.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Lucu bahwa orang Romawi tidak menganggap Jenius sebagai manusia yang sangat sangat pintar.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.O que era fantástico porque os romanos não pensavam que um génio era um indivíduo particularmente esperto.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Romarna ansåg alltså inte- -att en genius var en begåvad individ.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Se on hienoa, koska roomalaiset eivät oikeastaan ajatelleet, että nero olisi erityisen taitava yksilö.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.To wspaniałe, bo Rzymianie nie uważali geniusza za szczególnie utalentowanego osobnika.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Έξοχα, γιατί οι Ρωμαίοι δεν πίστευαν πραγματικά ότι μια ιδοφυία ήταν ένα πολύ έξυπνο άτομο.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.И это здорово, потому что римляне не думали, что гений — это некоторый одаренный индивидуум.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Което е страхотно, защото римляните всъщност не смятали, че геният е особено умен индивид.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.Це - чудово, тому що насправді римляни не думали, що геній - це неодмінно розумний індивід.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.וזה נפלא, כי הרומאים לא באמת האמינו שגאון הוא אדם נבון במיוחד.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.يا للعظمة، لأن الرومان لم يعتقدوا في الواقع أن العبقري كان شخص محدد ذكي.
Bunu öğrenince çok hoşuma gitti; çünkü Romalılar, "dehanın" zeki bir birey anlamına geldiğini düşünmüyorlardı.能力の秀でた個人とは 考えなかった あの精霊のことだと 考えていました
Buradan buraya da dehadır.Da qui a lì, quello è genio.
Buradan buraya da dehadır.Daqui até aqui, isso, é genialidade.
Buradan buraya da dehadır.Dari sini ke sini, Ini merupakan kejeniusan.
Buradan buraya da dehadır.De la aceasta până aici se află geniul.
Buradan buraya da dehadır.Desde aqui hasta aqui, eso, están los genios.
Buradan buraya da dehadır.D'ici à là, ça, c'est le génie.
Buradan buraya da dehadır.여기부터 여기까지, 천재 말입니다
Buradan buraya da dehadır.Odsud sem je to genialita.
Buradan buraya da dehadır.Stąd dotąd, to jest geniusz.

İlgili Sayfalar