Onlar denilen şeytan kendisi Guayota da İslam'da İblis gibi, bir deha gibi görünüyordu.本名室田 悟(むろた さとる),曾用艺名伊武雅之(いぶ まさゆき)、伊武雅乃、伊武正己、伊武専。
Dehasından ötürü sonraki Mısır nesilleri tarafından tanrısallaştırılmıştır.這隻華人的後裔以明鄉人之名傳後世。
Suç dehası Neal Caffrey, sonunda can düşmanı olan FBI ajanı Peter Burke tarafından yakalanır.被聯FBI特工Peter Burke抓獲。
Hiçbir süper gücü yoktur, ancak yumruk yumruğa dövüşte mükemmel bir savaşçı, taktikçi ve teknoloji dehasıdır.גרייסון לא מחזיק בשום כוחות-על, לעומת זאת, הוא לוחם קרב פנים אל פנים מיומן, טקטיקן וגאון טכנולוגי.
Haydar Ballıoğlu (Okan Selvi), bir matematik dehasıdır.לפיכך ראש ההיררכיה (שורש כל המדעים) היא המתמטיקה.
Hitler kendini politik ve askeri yönden bir deha olarak düşündü.Хитлер счита себе си за политически и военен гений.
Hiçbir deha yoktur ki içine biraz delilik karışmamış olsun.I nitko u sastavu nije ustao da zaustavi to ludilo ...
Celaleddin Harzemşah büyük bir kumandan, askeri bir dehaydı.Staré Hory) bol dôstojník, protifašistický bojovník.
Tüm dünya bu futbol dehasını konuşacak.Zgodba govori o huliganskih nogometnih navijačih.
Gençliğinden itibaren kendi yaşlı dehalarla karşılaştırmaya başladı.Ją jis pradėjo naudoti, matyt, nuo pačios jaunystės.
Coşku ile birleşen bu deha insan üzerinde derin bir etki yaratabilir.Pirmasis susitikimas su žmogumi gali stipriai paveikti suvokimą apie tą asmenį.
Dehak acılar içinde kıvranarak yataklara düşer ve hastalığına bir türlü çare bulanamaz.Villu piinleb vastandlike tunnete käes ega saa und.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Aber wir wollen neurologisch and die Wurzel des kreativen Genies gelangen.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Ale chceme prísť na koreň toho, čo znamená byť tvorivým géniom, neurologicky.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Ale chcemy dotrzeć do sedna czym jest geniusz twórczości, neurologicznie.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Ám meg szeretnénk érteni, hogy mi a kreatív zsenialitás neurológiai gyökere.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Dar, neurologic, vrem sa ajungem la radacinile geniului creativ.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.하지만 우리는 신경학적으로 창조적 재능의 근원에 다다르기 원합니다.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Mais nous voulons aller à la racine de ce qu'est ce génie créatif, du point de vue neurologique.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Mas queremos chegar à raiz do que é génio criativo, neurologicamente.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Nhưng chúng tôi muốn nhận được ở gốc của thiên tài sáng tạo là những gì, thần kinh
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Pero queremos llegar a la raíz del genio creativo en términos neurológicos.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Vogliamo arrivare al nocciolo del genio creativo, a livello neurologico.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.We zoeken naar de neurologische wortel van wat creatief genie is.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Αλλά θέλουμε να φτάσουμε στην ρίζα του τί είναι δημιουργική μεγαλοφυΐα, νευρολογικά,
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Мы хотим узнать, где начинается гений с точки зрения неврологии.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Но ние искаме да достигнем до основата на онова, което е творчески гений, неврологично.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.אך אנו רוצים להבין מהשורש מהי גאונות יצירתית מבחינה נוירולוגית.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.ولكنا اصبح لدينا جذر لمفهوم الابداع .. عصبياً
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.ご紹介した手法で近づきつつあると思います
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz?대단한 홍보물들이 될 수 있다고 생각하지 않나요?
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz?länsimaiselle nerokkuudelle ja teknologialle?
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz? Şefkat bize yakışmaz mı?¿Es que la compasión no se ve bien en nosotros?
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz?לפיקחות ולטכנולוגיה המערבית?
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz?للبراعة والتكنلوجيا الغربية؟
Batı dehası ve teknolojisi için olağanüstü reklamlar olduğunu düşünmüyor musunuz?同情するのは僕たちにはふさわしくない?
Ben bir dehayım.Aku memang genius!
Ben bir dehayım. Dur bir dakika.Jag är geni!
Ben bir dehayım. Dur bir dakika.Jeg er et geni!
Ben bir dehayım. Dur bir dakika.Je suis un génie.
Ben bir dehayım. Dur bir dakika.Minä olen nero!
Ben bir dehayım. Dur bir dakika.Sono un genio!
Ben bir dehayım. Dur bir dakika.Várjatok!
Ben bir dehayım. Dur bir dakika.أنا عبقرى انتظر لحظة
Ben bir dehayım.Ich bin ein Genie! - Oh-oh-oh-oh...
Ben bir dehayım.Ik ben geniaal.
Ben bir dehayım.-Jsem génius!
Ben bir dehayım.- Oh, oh.
Ben bir dehayım.- Sunt un geniu!
Ben bir dehayım.Tôi là thiên tài!
Ben bir dehayım.Είμαι μεγαλοφυία!
Ben bir dehayım.Аз съм гений!
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.C'est pas de talent que je parle, mais de génie! GÉ-NIE!
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.N-am zis de talent. Am zis geniu.
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.Não é do talento, ninguém falou de talento, disse génio, génio!
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.Nem tehetségről beszélek. Zseni voltam. Zseniális.
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.- Niet talent, ik heb het over geniaal.
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.Talento no, no hablo de talento. Dije genio. Genio.
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.ليست الموهبة، لا أتكلم عن الموهبة قلت عبقرية، عبقرية
Bu aslında bana jazz dehası Charlie Parker'ı hatırlattı.여기서 재즈의 명장 찰리 파커(Charlie Parker)가 생각나네요.