Hall, ayakta açık ağızlı ve dehşet, onun gördüklerini çığlık attı ve evin kapı yapılmış.Г-жа Hall, стои с отворена уста и ужас-удари, с възклицания на това, което е видяла, и за вратата на къщата.
Hall, ayakta açık ağızlı ve dehşet, onun gördüklerini çığlık attı ve evin kapı yapılmış.Миссис Холл, стоя с открытым ртом и ужас, закричал на то, что она увидела, и направился к двери дома.
Hall, ayakta açık ağızlı ve dehşet, onun gördüklerini çığlık attı ve evin kapı yapılmış.Місіс Гол, стоячи з відкритим ротом і жах, закричав на те, що вона побачила, і попрямував до дверей будинку.
Hall, ayakta açık ağızlı ve dehşet, onun gördüklerini çığlık attı ve evin kapı yapılmış.السيدة القاعة ، يقف فاغر الفم والرعب ضرب ، صرخت في ما شاهدته ،
Hall, ayakta açık ağızlı ve dehşet, onun gördüklerini çığlık attı ve evin kapı yapılmış.と家のドアのために作ら。誰もが移動し始めた。
Hastalık o kadar dehşet vericiydi ki;Căn bệnh này khiếp đảm đến mức
Hastalık o kadar dehşet vericiydi ki;Esta enfermedad era tan aterradora que el presidente de los EE.
Hastalık o kadar dehşet vericiydi ki;정말 무서운 질병이었습니다
Hastalık o kadar dehşet vericiydi ki;ולא היה חיסון.
Hastalık o kadar dehşet vericiydi ki;المرض كان كابوسا للأباء
Hastalık o kadar dehşet vericiydi ki;米国大統領は
Hayııır, dehşet!Ne, temnota!
Hayııır, dehşet!Non, nuit!
Hepsi birer dehanın ürünüdür.De que son el producto de genios
Hepsi birer dehanın ürünüdür.천재들의 생산물들이고
Hepsi birer dehanın ürünüdür.Mais la créativité n'a rien de magique.
Hepsi birer dehanın ürünüdür.שהיא תוצר של גאונות
Hepsi birer dehanın ürünüdür.天才の手のなかに 電気のように突然現れると思われている
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Jezus kalmeerde hen meteen. "Ik ben het", zei Hij, "wees maar niet bang."
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.저희가 다 예수를 보고 놀람이라 이에 예수께서 곧 더불어 말씀하여 가라사대 안심하라 내니 두려워 말라 하시고
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.lebo ho všetci videli a poľakali sa. Ale hneď prehovoril s nimi a povedal im: Dúfajte, ja som, nebojte sa!
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.(Nebo jej všickni viděli, a zstrašili se.) A hned promluvil k nim a řekl jim: Doufejtež, jáť jsem, nebojte se.
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.всі бо Його бачили, й потрівожились. І зараз заговорив до них, і рече їм: Бодріть ся; се я; не лякайтесь.
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.защото всички Го видяха и се смутиха. И веднага Той им проговори, като им каза: Дерзайте! Аз съм, не бойте се!
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Ибо все видели Его и испугались. И тотчас заговорил с ними и сказал им: ободритесь; это Я, не бойтесь.
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.כי כלם ראוהו ויבהלו אז דבר אתם ויאמר אליהם חזקו כי אני הוא אל תיראו׃
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.لان الجميع رأوه واضطربوا. فللوقت كلمهم وقال لهم ثقوا. انا هو. لا تخافوا.
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.因 為 他 們 都 看 見 了 他 、 且 甚 驚 慌 。 耶 穌 連 忙 對 他 們 說 、 你 們 放 心 . 是 我 、 不 要 怕
Hepsi Onu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.因為 他 們都 看 見 了 他 、 且 甚 驚慌 。 耶穌連 忙對 他 們說 、 你 們 放心 . 是 我 、 不 要 怕
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Cậu phàn nàn gì về phần ăn tôi chia đều vậy hả, anh chàng thiên tài ?
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Hai Tuan Luar Biasa, anda yakin anda cukup berani untuk melawan keadilan aku dalam pembagian makanan?
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Hei domunule Minune, cu siguranta esti curajos daca esti impotriva distibutiei mele corecte de mancare.
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Hej, Panie Cudownie Uzdolniony, na stówę jesteś odważny by się sprzeciwiać moim zasadom przydziału posiłków
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Hej, pán Zázračný, máš poriadne veľkú odvahu, keď máš niečo proti môjmu spravodlivému rozdeľovaniu.
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Hé ! Mr le Prodige, tu es vraiment courageux d'aller à l'encontre de mon juste service.
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Hey herr Geni, du går verkligen emot min raka distrubution av mat.
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Hey, meneer wonder, je bent zeker moedig om tegen mijn eerlijke verdeling van voedsel te gaan.
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Hey, signor Prodigio, sei senz'altro coraggioso ad andare contro alla mia equa distribuzione di cibo.
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Έι, Κύριε Ασυνήθιστε, πράγματι είσαι γενναίος για να μου πάς κόντρα για τη δίκαιη διανομή μου στα φαγητά.
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Какво става? Принадлежностите ти по калиграфия? Да.
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.Эй, мистер Чудо, ты на самом деле такой храбрый, чтобы сомневаться в справедливости моего распределении еды?
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.היי, מר 'מעל כולם', אתה אמיץ מספיק כדי לצאת נגד<BR>?החלוקה השווה שלי בין כולם
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.مرحبا سيد معجزة, بالتأكيد ستكون ضد توزيعي العادل للطعام
Hey Bay Deha, benim adil yemek dağıtımıma karşı gelecek kadar cesursun.ポン・ジュング!?
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.Áno, budeme svedkami veľa navzájom.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.Ano, budeme svědky hodně navzájem.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.Da, vom putea vedea o multime de celălalt.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.Igen, fogunk látni a sok egymást.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.Ja, vi vil se en masse af hinanden.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.Ja, wir werden sehen, eine Menge von einander.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.Kyllä, tulemme näkemään paljon toisistaan.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.Sim, nós estaremos vendo muito um do outro.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.Tak, będziemy widzieć dużo siebie.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.Ναι, θα δούμε μια πολύ ο ένας τον άλλον.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.Так, ми будемо бачити багато один від одного.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.כן, אנחנו נראה הרבה אחד על השני.
Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli! Buraya gel.نعم، نحن سنرى الكثير من بعضنا البعض
İki ebeveyn de dehibrit.Ambos padres son dihybrid.
İki ebeveyn de dehibrit.Beide Eltern sind dihybrid.
İki ebeveyn de dehibrit.Entrambi i genitori sono diibrido.