Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.От младини съм угнетен и бера душа; Търпя твоите ужаси, и в изумление съм.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.עני אני וגוע מנער נשאתי אמיך אפונה׃
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.انا مسكين ومسلم الروح منذ صباي. احتملت اهوالك. تحيرت.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.我 自 幼 受 苦 、 幾 乎 死 亡 . 我 受 你 的 驚 恐 、 甚 至 慌 張
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.我 自幼 受苦 、 幾乎 死亡 . 我 受 你 的 驚恐 、 甚至 慌張
Dýkţýn dýkţýn! Deh deh! Dýgýdýk dýgýdýk!!Giddy up
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Also spricht der HERR HERR: Führe einen großen Haufen über sie herauf und gib sie zu Raub und Beute,
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Bo tak mówi panujący Pan: Przywiodę na nie wojsko, a poddam je na potłukanie i na łup;
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.For så sier Herren, Israels Gud: Jeg vil føre en folkeskare frem mot dem og overgi dem til mishandling og ran.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.나 주 여호와가 말하노라 내가 군대를 거느리고 와서 치게 하여 그들로 학대와 약탈을 당하게 하리니
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Lebo takto hovorí Pán Hospodin: Doviesť hore na ne shromaždenie a dať ich za postrk a za lúpež!
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Mert így szól az Úr Isten: Hozzanak rájok gyülekezetet, és adják õket bántalmazásra és ragadományra.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Nebo takto praví Panovník Hospodin: Přivedu na ně vojsko, a dám je v posmýkání i v loupež.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Pois assim diz o Senhor Deus: Farei subir contra elas uma hoste e as entregarei ao tumulto e ao saque.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.TUHAN Yang Mahatinggi berkata, "Panggillah segerombolan orang untuk menyiksa dan merampok kedua pelacur itu
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Защото така казва Господ Иеова: Ще доведа множество против тях, и ще ги предам да бъдат тласкани и разграбени.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Ибо так сказал Господь Бог: созвать на них собрание и предать их озлоблению и грабежу.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.כי כה אמר אדני יהוה העלה עליהם קהל ונתן אתהן לזעוה ולבז׃
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.لانه هكذا قال السيد الرب. اني أصعد عليهما جماعة واسلّمهما للجور والنهب.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.主 耶 和 華 如 此 說 、 我 必 使 多 人 來 攻 擊 他 們 、 使 他 們 拋 來 拋 去 、 被 人 搶 奪
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.主 耶和華 如此 說 、 我 必 使 多 人 來攻擊 他 們 、 使 他 們拋來拋 去 、 被人 搶奪
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Ale jak je možné, že jestli je to má matka, nemám z toho radost?" Nebo hrůzu, jak se také někdy může stát?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."De ha ez az anyám, miért nem érzek melegséget?" Vagy félelmet, adott esetben. Igaz?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi. Gülüşmeler)"Cum de e mama, iar eu nu simt nici o căldură?..." ...Sau teroare?", după caz?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Jos tämä on äitini, miten voin olla tuntematta lämpöä?" Tai kauhua, niinkin voi käydä?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi." 이 사람이 저의 어머니라면, 왜 제가 모정을 느끼지 못하죠?"라고 합니다, 또는, 무서움이 될 수 있겠죠? 만일 경우가 그렇다면요.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.lui dice, "Ma come mai, se è mia madre, non avverto nessun calore?" O terrore, a seconda del caso? Giusto?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Maar als dat mijn moeder is, waarom voel ik dan geen warmte?" Of doodsangst, dat zou natuurlijk ook kunnen.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Mas como é que, se é a minha mãe, não sinto qualquer apego?" — ou pavor, consoante o caso.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Але як же, якщо це - моя мати, я не відчуваю тепла?" Або жаху, як іноді теж трапляється? Правильно?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Но как же, если это моя мама, я не испытываю тепла?" Или страха, как иногда случается? Верно?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.הוא אומר "אם זאת אמא שלי, איך אני לא מרגיש חם בלב?" או אימה, כן? תלוי באיזו אמא.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.يقول، "ولكن لماذا، إذا هي أمي، لا أشعر بالدفء؟" أو بالرهبة، على حسب الحالة؟ صحيح؟
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.「恐怖」ということもあるかもしれませんよね? (笑)
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.ADHD 증후군에 대하여 저에게 말하고 싶다면, 끝나고 하실 수 있습니다 좋습니다 --
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Ak sa chcete so mnou neskôr pobaviť o poruche pozornosti, môžete potom. V poriadku...
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Als u me later wil spreken over ADHD, kan dat later.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Če bi se radi pogovorili o hiperaktivnosti, me poiščite kasneje.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Daca doriti sa discutam despre sindromul ADHD dupa aceea, putem vorbi atunci.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Ha akarják, utána beszélgethetünk az ADHD-szindrómáról, aztán beszélgethetünk.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Hvis I vil snakke med mig om ADHD kan vi mødes bagefter.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Jeśli ktoś chciałby porozmawiać ze mną o ADHD, może to zrobić później.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Jika anda ingin bicara tentang ADHD selepas ini, anda bisa bicara dengan saya nanti.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Jos haluatte puhua kanssani tarkkaavaisuushäiriöstä jälkeenpäin, puhutaan vaan.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Nếu bạn muốn nói chuyện với tôi về ADHD sau đó, bạn có thể gặp tôi.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Om ni vill tala med mig om ADHD sedan, så går det bra.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Pokud se mnou chcete později mluvit o hyperaktivitě a poruchách, můžeme to probrat později.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Se quiserem falar comigo sobre hiperatividade, podem falar comigo depois.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Se volete parlarmi della sindrome da iperattività più tardi, potrete farlo dopo.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Si vous voulez me parler de TDA/H après la présentation, vous viendrez me voir.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Wenn Sie mit mir nachher über ADHS sprechen wollen, können sie dann mit mir reden.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Αν θελήσεις να μου μιλήσεις σχετικά με την ελλειμματική προσοχή αργότερα, μπορείς να μου μιλήσεις τότε.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.Ако искате да говорим за хиперактивността с мен след като прикючим, може да говорим.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.אם אתם רוצים לדבר איתי על ADHD (בעיות קשב וריכוז) אתם יכולים לדבר איתי מאוחר יותר. בסדר
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.أذا أردتم ان تحدثوني عن( متلازمة قصور الإنتباه و فرط الحركة )بعد ذلك، تستطيعون ان تحدثوني لاحقاً. تماماً --
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.話しかけて下さい それでは -- ところで、最後のお願いですが、
Eğer madalyonu Muz Kralı'na götürmezsek... Girdap yeniden açılır ve yüz yıllık bir dehşet saçar!Pokud nevezmeme amulet do banánového království, vír se otevře a vypustí na nás tisíciletou temnotu.
Eğer matematik dehası olarak doğmadıysam, başka birşey okusam daha iyi.Als je geen wiskundig genie bent, kan je beter iets anders gaan studeren.
Eğer matematik dehası olarak doğmadıysam, başka birşey okusam daha iyi."É uma questão de talento. "Se eu não nasci um génio em matemática, é melhor estudar outra coisa".
Eğer matematik dehası olarak doğmadıysam, başka birşey okusam daha iyi.Ha nem születtem matekzseninek, jobb, ha valami mást tanulok.