Dehşet duygusunun kendisi küreseldir.Samo uczucie strachu jest globalne.
Dehşet duygusunun kendisi küreseldir.Teror perasaan itu mengglobal.
Dehşet duygusunun kendisi küreseldir.Y el propio sentimiento de terror es global.
Dehşet duygusunun kendisi küreseldir.Το ίδιο το συναίσθημα του τρόμου είναι παγκόσμιο.
Dehşet duygusunun kendisi küreseldir.Ощущение ужаса стало глобальным.
Dehşet duygusunun kendisi küreseldir.Саме почуття страху є глобальним.
Dehşet duygusunun kendisi küreseldir.Чувството на терор е глобално.
Dehşet duygusunun kendisi küreseldir.הטרור כרגש הוא גלובלי.
Dehşet duygusunun kendisi küreseldir.والخوف من الارهاب عالمي أيضاً
Dehşet duygusunun kendisi küreseldir.私たちの仕事は、
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.(13:5) Там убоятся они страха, ибо Бог в роде праведных.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Achar-se-ão ali em grande pavor, porque Deus está na geração dos justos.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Af Rædsel gribes de da, thi Gud er i de retfærdiges Slægt.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Allí temblarán de espanto, porque Dios está con la generación de los justos
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.C`est alors qu`ils trembleront d`épouvante, Quand Dieu paraîtra au milieu de la race juste.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Chúng nó bị cơn kinh khiếp áp bắt, Vì Ðức Chúa Trời ở giữa dòng dõi kẻ công bình.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Chúng_nó bị cơn kinh khiếp áp bắt , Vì_Ðức_Chúa_Trời ở giữa dòng_dõi kẻ công_bình .
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Da forferdes de såre; for Gud er med den rettferdige slekt.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Da fürchten sie sich; denn Gott ist bei dem Geschlecht der Gerechten.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Ei vor tremura de spaimă, cînd Se va arăta Dumnezeu în mijlocul neamului neprihănit.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Jo, där överföll dem förskräckelse -- ty Gud är hos de rättfärdigas släkte.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.저희가 거기서 두려워하고 두려워하였으니 하나님이 의인의 세대에 계심이로다
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Majd rettegnek rettegéssel, mert Isten az igaz nemzetséggel van!
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Non invocano Dio: tremeranno di spavento, perché Dio è con la stirpe del giusto
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Opeens krijgen zij de schrik te pakken; paniek overvalt hun: Het blijkt dat God de Zijnen terzijde staat.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Orang jahat akan sangat ketakutan, sebab Allah melindungi orang yang taat kepada-Nya
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Siinä heidät valtaa kauhu, sillä Jumala on läsnä vanhurskasten sukukunnassa.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tam sa raz budú náramne desiť; lebo Hospodin je v pokolení spravedlivého.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tam się bardzo ulękną, gdyż Bóg jest przy narodzie sprawiedliwego.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tehdáž se náramně strašiti budou; nebo Bůh jest v rodině spravedlivého.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tu se preplašijo od groze, ker Bog je na strani pravičnemu rodu.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Εκει εφοβηθησαν φοβον διοτι ο Θεος ειναι εν τη γενεα των δικαιων.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Тогава Ги нападна голям страх; Защото Бог е в поколението на праведните.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.שם פחדו פחד כי אלהים בדור צדיק׃
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.هناك خافوا خوفا لان الله في الجيل البار.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.他 們 在 那 裡 大 大 的 害 怕 、 因 為 神 在 義 人 的 族 類 中
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.他 們在 那 裡 大大 的 害怕 、 因 為神 在 義人 的 族類中
Dehşete düşmeye hazırlan görünce.Chuẩn bị kinh hoàng ngoài tưởng tượng của bạn.
Dehşete düşmeye hazırlan görünce.Maak u klaar voor uw verbeelding
Dehşete düşmeye hazırlan görünce.Pøipravte se být vydìšen za hranici vaší pøedstavivosti.
Dehşete düşmeye hazırlan görünce.Pregătiţi-vă să fiţi îngrozit dincolo de imaginaţia dumneavoastră.
Dehşete düşmeye hazırlan görünce.Prepárese para sorprenderse como nunca.
Dehşete düşmeye hazırlan görünce.Pripravite se na strahote, ki presegajo vašo domišIjijo.
Dehşete düşmeye hazırlan görünce.Ετοιμαστείτε να αηδιάσετε.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...Des médecins qui étaient terrifiés et ne pouvaient pas exercer.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...Doodsbange artsen die niet konden presteren.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...위생병들은 겁에 질려서 아무것도 하지 못했죠.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...Medici terifiati care nu-si putea face treaba.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...Medici terrorizzati e incapaci di lavorare.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...Médicos que estaban tan asustados que no podían ejercer.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...Sanitariusze byli przerażeni i nie mogli pomagać.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...Schockierte Mediziner konnte nicht arbeiten.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...Медики были в шоке, и не могли ничего делать.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...Медици, които бяха ужасени и не можеха да работят.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...חובשים מבוהלים שלא יכלו לתפקד.
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...المسعفون كانوا مرعوبين ولم يستطيعوا آداء عملهم .
Dehşete düşmüş, donup kalmış sağlıkçıları...後で知ったのは イラク人負傷者を タージ内で治療してはいけないそうだ
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.As vítimas aterrorizadas voltavam para trás, mas percebiam que continuavam a arder debaixo de água.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Có hoảng loạn nhảy ngược vào hào, chúng vẫn sẽ bị thiêu đốt dưới nước.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.공포에 질린 적들은 뛰어내렸지만 여전히 물 속에서 불에 탔습니다.