Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.For den Allmektiges piler sitter i mig, og min ånd drikker deres gift; Guds redsler stiller sig op imot mig.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.전능자의 살이 내 몸에 박히매 나의 영이 그 독을 마셨나니 하나님의 두려움이 나를 엄습하여 치는구나
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.Lebo strely Všemohúceho väzia vo mne, ktorých jed pije môj duch; hrôzy Božie postavily sa do šiku proti mne.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.Nebo střely Všemohoucího vězí ve mně, jejichž jed vysušil ducha mého, a hrůzy Boží bojují proti mně.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.Thi i mig sidder den Almægtiges Pile, min Ånd inddrikker deres Gift; Rædsler fra Gud forvirrer mig.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.Ибо стрелы Вседержителя во мне; яд их пьет дух мой; ужасы Божииополчились против меня.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.כי חצי שדי עמדי אשר חמתם שתה רוחי בעותי אלוה יערכוני׃
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.لان سهام القدير فيّ وحمتها شاربة روحي. اهوال الله مصطفة ضدي.
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.因 全 能 者 的 箭 射 入 我 身 、 其 毒 、 我 的 靈 喝 盡 了 . 神 的 驚 嚇 擺 陣 攻 擊 我
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.因 全能者 的 箭 射入 我 身 、 其毒 、 我的靈喝 盡 了 . 神 的 驚嚇 擺陣 攻 擊我
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Ale zaranek jest im jako cieó śmierci; jeźli ich kto pozna, przypada na nich strach cienia śmierci.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Baginya, pagi sangat menakutkan, tapi gelap yang dahsyat, menyenangkan.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Buổi sáng vốn là bóng chết cho chúng nó thay thảy, Vì chúng nó biết sự kinh hãi về bóng sự chết,
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Buổi_sáng vốn là bóng chết cho chúng_nó thay_thảy , Vì chúng_nó biết sự kinh_hãi về bóng sự chết ,
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Ale hned v jitře přichází na ně stín smrti; když jeden druhého poznati může, strachu stínu smrti okoušejí.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Ciertamente el amanecer es para ellos densa oscuridad, porque conocen los terrores de la densa oscuridad
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.For dem er Mørket Morgen, thide er kendt med Mørkets Rædsler.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.For nattens mørke er morgen for dem alle; de er velkjente med nattemørkets redsler.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Kajti najbolj črna tema jim je vsem jutro, ker vsak izmed njih je vešč grozotam črne teme.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.그들은 다 아침을 흑암 같이 여기니 흑암의 두려움을 앎이니라
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.l'alba è per tutti loro come spettro di morte; quando schiarisce, provano i terrori del buio fondo
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Lebo im všetkým dovedna je ráno tôňou smrti, pretože znajú hrôzy temna smrti.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Pentru ei, dimineaţa este umbra morţii, şi cînd o văd, simt toate spaimele morţii.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Pois para eles a profunda escuridão é a sua manhã; porque são amigos das trevas espessas.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Pour eux, le matin c`est l`ombre de la mort, Ils en éprouvent toutes les terreurs.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Sillä pimeys on heille kaikille aamun vertainen, koska pimeyden kauhut ovat heille tutut." -
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Sõt inkább a reggel nékik olyan, mint a halálnak árnyéka, mert megbarátkoztak a halál árnyékának félelmeivel.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Ty det svarta mörkret räknas av dem alla såsom morgon, med mörkrets förskräckelser äro de ju förtrogna.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.διοτι η αυγη ειναι εις παντας αυτους σκια θανατου εαν τις γνωριση αυτους, ειναι τρομοι σκιας θανατου.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Защото за всички тях зората е като мрачната сянка; Понеже познават ужасите на мрачната сянка.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Ибо для них утро – смертная тень, так как они знакомы с ужасами смертной тени.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.כי יחדו בקר למו צלמות כי יכיר בלהות צלמות׃
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.لانه سواء عليهم الصباح وظل الموت. لانهم يعلمون اهوال ظل الموت.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.他 們 看 早 晨 如 幽 暗 . 因 為 他 們 曉 得 幽 暗 的 驚 駭
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.他 們看 早晨 如 幽暗 . 因為 他 們曉 得 幽暗 的 驚駭
Daha okudum, daha ben yazmış adam hayran ve Jeeves dehası hırıltı için bize koyarak.Càng đọc, tôi càng ngưỡng mộ các chap đã viết và thiên tài của Jeeves đưa chúng tôi đến thở khò khè.
Daha okudum, daha ben yazmış adam hayran ve Jeeves dehası hırıltı için bize koyarak.더 읽고, 더 나는 그것을 작성했고 사람 녀석을 존경하고 Jeeves의 천재 씨근거리다에 우리가 넣고 인치 나는 삼촌이 실패 수 있는지 보지 못했어요
Daha okudum, daha ben yazmış adam hayran ve Jeeves dehası hırıltı için bize koyarak.喘鳴へで私たちを置くインチ私は叔父がする失敗する可能性がどのように見ていない ドロップ。
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Estou rodeada de génios.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Estoy rodeada de genialidad.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Ich bin von Genialität umgeben.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Ik ben omgeven door genialiteit.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Jeg er omgivet af genialitet.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Je suis entourée de génies.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.제 주변에는 수많은 천재들이 살고 있습니다.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Saya dikelilingi para jenius.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Sono circondata da geni.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Sunt înconjurată de geniu.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Zsenik vesznek körül.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Περιβάλλομαι από ευφυία.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Заобиколена съм от гений.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.Я окружена гениальностью.
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.אני מוקפת בגאונים. אני לא יכולה שלא לזכור
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.أنا محاطة بالعبقرية.حيث لايسعني إلا
Dehayla çevrelenmiş vaziyetteyim.優雅に暮らす方法を知っている
DEHB. Böyle bir şey yoktur demiyorum.ADHD(주의력 결핍 장애). 이런 질병을 가진 학생들이 없다고 말하려는게 아닙니다.
DEHB. Böyle bir şey yoktur demiyorum.אני לא אומר שאין דבר כזה.
DEHB. Böyle bir şey yoktur demiyorum."فرط النشاط ونقص الانتباه". أنا لا أقول أنه لا يوجد شيء من هذا القبيل.
DEHB. Böyle bir şey yoktur demiyorum.そんなに蔓延しているとは 考えられません
DEHB oranının yükselmesiADHD 발병의 증가가.