Bu dehşet vericidir.Und das ist entsetzlich, nicht?
Bu dehşet vericidir.Y eso es atemorizante, es cierto.
Bu dehşet vericidir.Και αυτό είναι φοβερό.
Bu dehşet vericidir.И това е страшно, ок.
Bu dehşet vericidir.На самом деле это страшновато.
Bu dehşet vericidir.וזה מבעית, באמת,
Bu dehşet vericidir.وهذا مخيف، حسنًا.
Bu dehşet vericidir.マニュアルの模範解答で
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Ta choroba była przerażająca. Nie było lekarstwa. Nie było także szczepionki.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Boala era terifiantă, nu exista tratament, nu era nici un vaccin.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Căn bệnh này rất khiếp đảm; không có thuốc chữa, va không có vắc xin.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Cette maladie était terrifiante ; il n'y avait pas de remède, et il n'y avait pas de vaccin.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Deze ziekte was verschrikkelijk. Ze was ongeneeslijk en er was geen vaccin voor.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Diese Krankheit war entsetzlich; es gab keine Heilung, und es gab keinen Impfstoff.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Esta enfermedad era terrorífica: no había cura y tampoco había vacuna.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.무서운 질병이었습니다 치료법도 백신도 없었습니다.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Penyakit ini sangat menakutkan, tidak ada obat, dan tidak ada vaksin.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Questa malattia era terrificante; non esistevano cure, e non c'era un vaccino.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Ta nemoc byla hrozivá, nebyla žádná léčba, ani očkování.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Αυτή η αρρώστια ήταν τρομακτική. Δεν υπήρχε θεραπεία, ούτε και εμβόλιο.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Болезнь была ужасающей; от нее не было излечения и не было вакцины.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Това заболяване е било ужасяващо, защото е нямало лек и е нямало ваксина.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.בריאת הברזל הזו, שנשמה עבורם. מחלה זו הייתה מחרידה, לא היה מרפא,
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.هذا المرض كان مصدرا للرعب و لم يعرف له شفاء ! و لم يكن له أي لقاح
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.治療法もなく、 ワクチンもありませんでした。 その脅威から、
Bu iki ebeveynin genotipi. İki ebeveyn de dehibrit.Takže takhle vypadá genotyp obou rodičů, oba jsou dihybridi.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Саме слово "терор" є інтренаціональним.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.A própria palavra terror é mundial.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Chính cái từ nỗi sợ hãi mang tính toàn cầu
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Het woord terreur zelf is wereldwijd.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.H ίδια η λέξη τρόμος είναι παγκόσμια.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Însuşi cuvântul teroare este gobal.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.'테러'라는 단어는 전 세계에 만연해 있습니다
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.La mismísima palabra "terror" es global.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.La parola 'terrore' è globale.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Le mot même de terreur est global.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Maga a terror szó is mindenhová elterjedt.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Samo słowo "terror" jest znane na całym świecie.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Samotné slovo teror je mezinárodní.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Schon das Wort Terror ist global.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Teror kata-kata itu mengglobal.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Самата дума "терор" е глобална.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Само слово "террор" стало глобальным.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.המילה "טרור" היא גלובלית.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.ان كلمة إرهاب باتت اليوم عالمية جداً
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.世界共通です。 そして恐怖を感じるのも、世界共通です。
Buna inanabiliyor musunuz? Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Acho isto chocante e de certo modo revoltante.
Buna inanabiliyor musunuz? Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Ik vind dit schokkend en verbijsterend.
Buna inanabiliyor musunuz? Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.דלקות נשימתיות חמורות נגרמות מכך. הייתם מאמינים ?
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Acestea sunt expresii ale adevărului ca lucruri zguduitoare, în sensul că sunt lucruri pe care le poți venera.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Có cách minh họa sự thật như là những thứ đáng kính sợ nghĩa là chúng là thứ đáng để bạn tôn thờ.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Dit zijn weergaven van de waarheid als ontzagwekkende zaken, ofwel, het zijn dingen die je kunt aanbidden.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Estas son expresiones de la verdad como hechos llenos de asombro, es decir, son cosas que puedes alabar.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Ini adalah ekspresi kebenaran sebagai hal yang jelek, dalam arti, mereka hal yang dapat Anda puja.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.이상화된 표현은 놀라운 것이어서 그 자체로 숭배받을 자격이 있는 대상입니다.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Sono espressioni di verità da riverire, da adorare.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.To są przejawy prawdy w rzeczach imponujących, są to rzeczy, zdecydowanie godne podziwu.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Toto jsou výrazy pravdy jako věci budící respekt a myslím tím věci, o kterých můžete svědčit.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Αυτές είναι πολύ ωραίες εκφράσεις της αλήθειας, εννοώντας ότι,είναι πράγματα που μπορείς να λατρέψεις.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Оба идеала отражают реальность как предмет трепета и благоговения, как объект преклонения.