Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.恐懼 、 戰兢 、 臨到 我 身 、 使我 百 骨 打戰
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Am trecut prin asta de două ori, şi eram teribil de speriat că voi muri.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Én kétszer is voltam ott, és szörnyen féltem, hogy meghalok.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Eu tinha lá estado duas vezes, e tinha muito medo de morrer.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Ich war schon zwei mal dort gewesen, und ich hatte schreckliche Angst, dass ich sterben würde.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Ik was er twee keer geweest, en was doodsbenauwd dat ik ging sterven.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Io c'ero stato due volte, e temevo proprio che sarei morto.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Ja byłem w niej dwa razy i bardzo się bałem, że umrę.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.J'ai été là-bas deux fois, et j'étais terrifié à l'idée d'y mourir.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.전 감옥에 두번 가봤지만, 제가 죽을 거라고 생각하면 너무나도 두려웠어요.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Tôi đi tù hai lần rồi, và tôi sợ chết khủng khiếp.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Yo había estado ahí dos veces, y estaba terriblemente asustado de morir.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Случвало ми се е два пъти и ужасно съм се страхувал, че ще умра.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Со мной это случалось уже дважды, И я безумно боялся, что мне придется умереть.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.Я був там два рази і дуже боявся, що помру.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.הייתי שם פעמיים. פחדתי מאד שאני עומד למות.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.فقد كان محكوماً علي بالإعدام مرتين، وكنت خائفاً جداً من الموت.
Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum.死ぬことを大変恐れていました でも彼は笑ってこう言います
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.C'est pas de talent que je parle, mais de génie! GÉ-NIE!
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.N-am zis de talent. Am zis geniu.
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.Não é do talento, ninguém falou de talento, disse génio, génio!
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.Nem tehetségről beszélek. Zseni voltam. Zseniális.
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.- Niet talent, ik heb het over geniaal.
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.Talento no, no hablo de talento. Dije genio. Genio.
Ben yetenekten bahsetmiyorum, dehadan bahsediyorum.ليست الموهبة، لا أتكلم عن الموهبة قلت عبقرية، عبقرية
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Anda harus mencari pasangan yang tertangkap terkejut muram di ayunan.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Bạn phải tìm một cặp vợ chồng hoảng sợ bắt dismally trong xoay.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Du måste siffra en bestört par fångade dystert i en gunga.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.È necessario capire una coppia di sgomento preso tristemente in un altalena.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.당신은 못합니다 커플 스윙 in dismally 잡은 수치해야합니다.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Meg kell szám an felháborodva pár fogott komoran egy hinta.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Morate slika zgrožen nekaj ujetih dismally v zamahu.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Musisz umieć przerażony kilka złowionych ponuro na huśtawce.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Musíte Obrázek zděšeni chytil pár mizerně na houpačce.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Musíte Obrázok zdesení chytil pár mizerne na hojdačke.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Sie müssen herausfinden ein entsetztes Paar gefangen kläglich in einer Schaukel.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Sinun on keksittävä kauhistunut pari kiinni surkeasti on vauhdissa.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Trebuie să o cifra tânăr consternat prins dismally într-un leagăn.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.U moet een figuur ontzet paar gevangen akelig in een schommel.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Usted debe encontrar una pareja atrapada horrorizado estrepitosamente en un columpio.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Você deve descobrir um casal horrorizado pego tristemente num swing.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Vous devez la figure d'un couple consterné pris lamentablement dans une balançoire.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Πρέπει να φιγούρα ενός αποτροπιασμό ζευγάρι που αλιεύονται οικτρά σε μια κούνια.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Вие трябва да се измисли, ужасени двойката, уловени печално в люлка.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Ви повинні з'ясувати вражений пару зловив похмуро в розпалі.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Вы должны выяснить потрясен пару поймал мрачно в разгаре.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.يجب أن الرقم زوجين روع اشتعلت ذريعا في الأرجوحة.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.し、全体の激動のラッシュが渡され、そのgauds with Ipingストリートいる
Beyin taramaları her iki faaliyet sırasında birbirinin aynısıymış. Tam bir dehşet hali.E la TAC era uguale per entrambe le attività: puro terrore.
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;A jakož mnozí se nad ním užasnou, že tak zohavena jest nad jiné lidi osoba jeho, způsob jeho nad syny lidské:
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;Dahulu banyak orang terkejut melihat dia, rupanya dirusak sehingga tidak seperti manusia lagi
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;이왕에는 그 얼굴이 타인보다 상하였고 그 모양이 인생보다 상하였으므로 무리가 그를 보고 놀랐거니와
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;Miképen eliszonyodtak tõled sokan, oly rút, nem emberi volt ábrázatja, és alakja sem ember fiaié volt:
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;Som mange blev målløse over ham, så umenneskelig ussel så han ud, han ligned ej Menneskenes Børn
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;כאשר שממו עליך רבים כן משחת מאיש מראהו ותארו מבני אדם׃
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;كما اندهش منك كثيرون. كان منظره كذا مفسدا اكثر من الرجل وصورته اكثر من بني آدم.
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;許 多 人 因 他 〔 原 文 作 你 〕 驚 奇 、 ( 他 的 面 貌 比 別 人 憔 悴 、 他 的 形 容 比 世 人 枯 槁 。
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;許 多 人 因 他 〔 原文 作 你 〕 驚奇 、 ( 他 的 面貌 比 別人 憔悴 、 他 的 形容 比 世人 枯槁 。
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Arrisca muito e está aterrorizada.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.C'est un grand risque et elle est terrifiée.