Ana içeriğe geç
Sözlük

defalarca ile cümle

defalarca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
En ünlü çalışması Bishoujo Senshi Sailor Moon, Kuzey Amerika'da defalarca basıldı ve geniş bir pazar kazandı.Tác phẩm nổi tiếng nhất của cô - Sailor Moon, được tái bản và bày bán rộng rãi tại Bắc Mỹ.
Birinci Bölük’ü defalarca tehlikeden kurtarmıştır.Nhiều lần nó đã cứu ta thoát khỏi nguy hiểm.
Devrimci faaliyetlerinden dolayı defalarca tutuklandı.Hàng loạt các cán bộ cách mạng bị bắt.
Gecikmeler sırasında, sınıf defalarca değişme uğradı.Trong thời gian này, các tiêu chuẩn nhập học đã thay đổi nhiều lần.
Defalarca hacca giderdi.Chùa được trùng tu nhiều lần.
Ancak harekât defalarca ertelendiği gibi bu hedef de önemli ölçüde sınırlandırılmıştır.Sau nhiều ngày trì hoãn, mục tiêu tiến công đã bị thu nhỏ lại đáng kể.
Defalarca evden kaçtı.彼は何度も家出を繰り返した。
Onu dizine oturtup defalarca sarıldı.膝蹴り 相手を掴み上げて、腹部に膝蹴りを何度も叩き込む。
Köroğlu kendisini defalarca kurda benzetir.雌雄はよく似た姿をしている。
Çeşitli dönemlerde çıkan yangınlarda büyük zarar görmesine rağmen defalarca restore edilmiştir.後、数度の火災に遭ったが、その度に再建された。
Bu dönemde defalarca A ve ümit millî takım forması giymiştir.以後、来日すること数回、常に和服を着用した。
O, şarkıları birleştirmek istemediğini defalarca beyan etti.彼女は、多くの彼女の歌は題名すら思い出せないと述べている。
Pek çok dilde defalarca basılmıştır.非常に長い舌を頻繁に出している。
Bu tür teklifler 19. yüzyılda defalarca gündeme geldi.この楽器は19世紀に何度も改造された。
Defalarca evden kaçtı.多次離家出走。
Devrimci faaliyetlerinden dolayı defalarca tutuklandı.因从事革命活动多次被捕。
Şehir, bin yılı aşkın bir süredir defalarca el değiştirmiştir.神之手1000年只出現一次。
Defalarca Memlük kuvvetlerini mağlup etmeyi başardı.他多次击败流寇军。
Ayrıca Paris'teki Zafer Takı'ndan defalarca büyük bir yapı da planlanıyordu.並在巴黎大皇宮舉行盛大時裝表演慶祝。
Hitler, gücünün zayıflayacağından korkarak bu teklifi defalarca reddetti.但是希特勒多次拒絕了這個想法,他擔心這會削弱他在德國擁有的權力。
Monica'dan önce birinci sezonda Janice Hosenstein ile çıkmış ve onu defalarca terk etmiştir.在与莫妮卡的恋情开始之前,钱德勒在第一季曾与詹尼斯约会,但后来也甩了她许多次。
Çeşitli dönemlerde çıkan yangınlarda büyük zarar görmesine rağmen defalarca restore edilmiştir.历朝历代多次遭受火灾,屡次重修。
Kesrevi defalarca adliye’de çeşitli görevlerde bulundu.布里索被送上法庭多次為自己辯護這些指控。
Grup üyeleri ise böyle bir şeyin olmadığını defalarca vurgulamışlardır.又諸部說,無人從此有度彼有。
Politik faaliyetleri nedeniyle defalarca tutuklandı.他曾多次因为这些政治活动被驱逐出多个国家。
Tasarım o zamandan beri neredeyse tüm cep telefonu üreticileri tarafından defalarca kopyalanmışdır.此舉後遭到差不多所有性愛娃娃製造商所仿效。
En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer.他的妻子,儿子,以及其他家庭成员也常来拜访。
Filipinler devlet başkanlığına defalarca aday olmuştur.菲律賓副總統是菲律賓政府中僅次於總統的職位。
Rus ordusu defalarca saldırıya geçti ama geri püskürtüldü.덴마크군은 여러 번 공격받았지만 다시 공격했다.
Çeşitli dönemlerde çıkan yangınlarda büyük zarar görmesine rağmen defalarca restore edilmiştir.절은 여러 번 내전과 화재로 파괴되었다가 여러 번 재건되었다.
Devrimci faaliyetlerinden dolayı defalarca tutuklandı.그는 혁명 활동에 연루되어 많은 세월을 감옥에서 보냈다.
Fernandao ile defalarca oynadım.나, 나오코와 함께 셋이서 자주 놀았다.
Kızları ise defalarca tecavüze uğradıktan sonra öldürülmüştü.많은 여성들은 반복적으로 강간을 당했다.
Çolak, savcılığa, mahkeme heyetine defalarca mektup yazdı.이후 판의금부사, 좌참찬, 이조판서, 병조판서를 하는데 의정부좌참찬을 여러차례 하기도 했다.
O, şarkıları birleştirmek istemediğini defalarca beyan etti.합창(合唱)은 여러 사람이 함께 노래를 부르는 것을 말한다.
Grup üyeleri ise böyle bir şeyin olmadığını defalarca vurgulamışlardır.그러나, 인류애의 많은 지지자들은 이것이 반드시 그런 것은 아니라고 말한다.
Ayrıca Paris'teki Zafer Takı'ndan defalarca büyük bir yapı da planlanıyordu.또한 파리의 사창가를 자주 드나들었다고 한다.
Şampiyonlar Ligi'nin statüsü 1992'den beri defalarca değişmiştir.크라이슬러의 소유 관계는 1998년 이후로 몇 차례 변경되었다.
Hollanda filosu Hansa Birliği filosunu defalarca yenilgiye uğrattı.הצי ההולנדי הביס כמה פעמים את ציי ברית ערי ההנזה.
Bilimsel ismi son 200 yıl içerisinde defalarca değişmiştir.השם המדעי שלה עבר מספר שינויים בשנים האחרונות.
Politik faaliyetleri nedeniyle defalarca tutuklandı.במהלך חייה היא נאסרה מספר פעמים בשל פעילותה הפוליטית.
Defalarca Memlük kuvvetlerini mağlup etmeyi başardı.הצליח לנצח את אש פעמים רבות.
En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer.צרותיו עם נשים ועם אשתו הובאו מספר פעמים במספר פרקים.
Defalarca seçimlere girdi fakat başarısız oldu.במהלך השנים ניסתה כמה פעמים לשוב לבית הנבחרים, אך ללא הצלחה.
İnsan Hakları İzleme Örgütü KNB'nin defalarca hapis ve siyasi rakipleri taciz ettiğini iddia etti.ארגון משמר זכויות האדם טען כי הארגון כולא שוב ושוב ומתנכל ביריביו הפוליטיים של נשיא טורקמניסטן.
Estranged, 1991 ve 1993 yılları arasında devam eden Use Your Illusion turu sırasında defalarca sergilenmiştir.למרות זאת, מקור מרבית השירים בסיבוב ההופעות של הלהקה שנערך בין השנים 1993 - 1991, Use Your Illusion Tour.
Hitler, gücünün zayıflayacağından korkarak bu teklifi defalarca reddetti.היטלר לא קיבל את דעתו, אך אישר לו לדחות את נסיגת כוחותיו במספר ימים.
Devrimci faaliyetlerinden dolayı defalarca tutuklandı.Многократно осъждан за революционна дейност.
Oyunları defalarca sahnelenmiş ve ödül almıştır.Негови възпитаници неведнъж са печелили призови места и награди.
Ancak Reigns, saldırıyı lehine çevirip Strowman'ın kolunu defalarca ambulans kapısına vurdu.Обаче, Рейнс отвръща като удря ръката на Строуман във вратата на линейката няколко пъти.
Hem Rusya hem de Finlandiya, aralarında bir toprak sorunu bulunmadığını defalarca ifade etmişlerdir.България и Македония нямат и няма да предявяват териториални претенции една спрямо друга.
Fernandao ile defalarca oynadım.Учил е заедно с Фернандо.
Bu eserler defalarca tekrarlanan birkaç ölçülük kısa parçalardan ibarettir.Или множимото се повтаря толкова пъти, колкото са съставните части на множителя.
Defalarca Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanmıştır.Многократно е задържан от органите на „Държавна сигурност“.
Rus ordusu defalarca saldırıya geçti ama geri püskürtüldü.Турските резерви контраатакуват неколкократно, но са отхвърлени.
Nobel Ödülüne defalarca aday gösterilmiş, ancak bu ödülü kazanamamıştır.Льоб многократно е номиниран за Нобелова награда, но никога не я получава.
Söz konusu tepeler iki gün boyunca defalarca el değiştirdi.Окопите преминават от ръце в ръце по няколко пъти на ден.
Ayrıca çok talebe okutup defalarca icâzet vermiştir.Чете много и пуши непрекъснато.
Defalarca seçimlere girdi fakat başarısız oldu.Той се опитал да избяга няколко пъти, но винаги безуспешно.
Einstein o gün defalarca kameralara gülümsedikten sonra bu sefer dilini çıkardı.Pošto je to već učinio mnogo puta tog dana, Einstein je umjesto osmjeha isplazio svoj jezik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod