Ana içeriğe geç
Sözlük

defalarca ile cümle

defalarca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra Luke, Percy'i defalarca öldürmeye çalışmıştır.Następnie Kane wielokrotnie atakował Hardy'ego próbując uwieść Lite.
Bilimsel ismi son 200 yıl içerisinde defalarca değişmiştir.Jej naukowa nazwa wielokrotnie ulegała zmianie.
Özgün metin zaman içinde defalarca değişikliğe uğramıştır.Przez noc zmieniają się kilkakrotnie z wysiadywaniem.
San Remo Şarkı Festivalinde defalarca derece aldı.Kilkakrotnie występował na Festiwalu Piosenki Włoskiej w San Remo.
17. yüzyılın başında, şehir Darién'den gelen korsanlar ve yerli halk tarafından defalarca saldırıya uğradı.W XII wieku miasto kilkukrotnie było niszczone przez piratów duńskich.
Nobel Ödülüne defalarca aday gösterilmiş, ancak bu ödülü kazanamamıştır.Był kilkakrotnie nominowany do literackiej nagrody Nobla, której jednak nigdy nie zdobył.
17. yüzyılın başında, şehir Darién'den gelen korsanlar ve yerli halk tarafından defalarca saldırıya uğradı.I början av 1600-talet, attackerades staden flera gångar av pirater och ursprungsbefolkningen från Darién.
Çeşitli dönemlerde çıkan yangınlarda büyük zarar görmesine rağmen defalarca restore edilmiştir.Sågen drabbades v flera stor eldsvådor men byggdes upp igen.
San Remo Şarkı Festivalinde defalarca derece aldı.Hon har deltagit i den italienska musikfestivalen i San Remo flera gånger.
Yemeden önce, böceği defalarca sert bir yüzeye vurarak iğnesini çıkarırlar.Innan den äter dem får den bort gadden genom att upprepade gånger slå insekten mot en hård yta.
Kesrevi defalarca adliye’de çeşitli görevlerde bulundu.Kassir har dömts för olika brott flera gånger i Sverige.
Yargılanmadan önce defalarca işkence gördü.Han hade dessförinnan upprepade gånger utsatts för tortyr.
Kızları ise defalarca tecavüze uğradıktan sonra öldürülmüştü.Часто після зґвалтування жінок вбивали.
Hollanda filosu Hansa Birliği filosunu defalarca yenilgiye uğrattı.Флот Голландії кілька разів перемагав флоти Ганзейського союзу.
Devrimci faaliyetlerinden dolayı defalarca tutuklandı.Неодноразово був заарештований за революційну діяльність.
Adam bıçak çıkardı ve ikisini defalarca bıçakladı.Дівчина хапає ножиці і декілька разів б'є себе ними в живіт.
Antlaşmalar, ilk imzalandıktan sonra 65 yıl boyunca defalarca başka antlaşmalarla değiştirildi.Договори неодноразово змінювалися і коригувалися впродовж 65 років з моменту їх підписання.
Politik faaliyetleri nedeniyle defalarca tutuklandı.Неодноразово арештовувався за свої політичні погляди.
O zamandan beri adı defalarca değişir ve Carl von Linné'nin verdiği son şekliyle kalır.З тих пір назва часто мінялась, аж поки не закріпилась версія Карла Ліннея.
Litvanya 13. yüzyılda defalarca Altınordu Devleti tarafından istila edildi.Один раз була частково підвладна Литві в 13-му сторіччі.
Görselliği ile çeşitli konularda defalarca SND tasarım ödülü almıştır.Неодноразово вів численні церемонії нагородження преміями в різних областях.
Defalarca seçimlere girdi fakat başarısız oldu.Декілька раз він здійснював втечі, але невдало.
Kendisi de defalarca söylemişti ki eğer canını da verirse bu yolda adım atacaktır.Також вона йому дуже вдячна за те, що він колись, ризикуючи власним життям, заступився за неї.
Grup üyeleri ise böyle bir şeyin olmadığını defalarca vurgulamışlardır.Самі члени групи завжди заперечували існування подібних натяків.
Çelik sandalyeyle defalarca onun koluna vurdu.Нападник кілька разів ударив Боку по голові сокирою.
Deneme yanılma yöntemiyle komi defalarca hesaplandı.Центон Фальтонії Проби багато разів друкувався.
Varlığın en erken yüzyıllarından beri İstanbul defalarca deniz yönünden tehditlerle karşı karşıya kalmıştır.Během prvních staletí své existence čelila Konstantinopol jen několika námořním hrozbám.
Yargılanmadan önce defalarca işkence gördü.Před vlastním soudním procesem byl opakovaně mučen.
Daha sonra BBC, sezonun geri döneceğini defalarca doğruladı.BBC opakovaně potvrzovala, že se seriál může vrátit zpět.
Politik faaliyetleri nedeniyle defalarca tutuklandı.Za svou politickou činnost byl opakovaně vězněn.
Einstein o gün defalarca kameralara gülümsedikten sonra bu sefer dilini çıkardı.Protože Einstein tohle dělal pro fotografy již mnohokrát, vyplázl na něho místo toho jazyk.
Bu tür teklifler 19. yüzyılda defalarca gündeme geldi.K takové situaci došlo během 19. století několikrát.
Adam bıçak çıkardı ve ikisini defalarca bıçakladı.Vrah se k ní přiblížil a dvakrát ji bodl nožem.
Defalarca evden kaçtı.Z konventu několikrát utekla.
Defalarca da sahneye de konan eserin popülerliği günümüze kadar hiç azalmamıştır.Většina jeho rolí diváky okouzluje dodnes.
Direniş grubu üyeleri onu defalarca öldürmeye çalıştı.Piloti Luftwaffe se několikrát neúspěšně pokusili ji napadnout.
Kendisi de defalarca söylemişti ki eğer canını da verirse bu yolda adım atacaktır.Ta zopakovala, že když jí to usnadní pomstu, tak do toho jde.
Bilimsel ismi son 200 yıl içerisinde defalarca değişmiştir.V průběhu staletí se její jméno několikrát změnilo.
Defalarca seçimlere girdi fakat başarısız oldu.În următoarele zile au încercat să treacă de mai multe ori, dar nu au reușit.
O zamandan beri adı defalarca değişir ve Carl von Linné'nin verdiği son şekliyle kalır.A fost descrisă pentru prima dată de Carl von Linné, și a primit numele actual de la Carl von Linné.
Çeşitli dönemlerde çıkan yangınlarda büyük zarar görmesine rağmen defalarca restore edilmiştir.A fost distrus de flăcări în repetate rânduri, însă de fiecare dată a fost refăcut.
O, şarkıları birleştirmek istemediğini defalarca beyan etti.Multe formații aleg să nu cânte live.
Politik faaliyetleri nedeniyle defalarca tutuklandı.În decursul vieții, a fost arestat de diverse autorități pentru activitățile sale politice.
Nobel Ödülüne defalarca aday gösterilmiş, ancak bu ödülü kazanamamıştır.A a fost nominalizată de 48 de ori pentru Premiul Nobel, pe care nu l-a primit niciodată.
O, defalarca intihar etmeye kalkıştı.El a încercat să se sinucidă de mai multe ori.
O, defalarca intihar etmeye kalkıştı.Ea a încercat să se sinucidă de mai multe ori.
Devrimci faaliyetlerinden dolayı defalarca tutuklandı.Forradalmi tevékenységéért többször bebörtönözték.
Şampiyonlar Ligi'nin statüsü 1992'den beri defalarca değişmiştir.A fejezet intézmény-strukturája 1992-től többször változott.
Nobel Ödülüne defalarca aday gösterilmiş, ancak bu ödülü kazanamamıştır.Többször jelölték Nobel díjra is, de ezt végül nem kaphatta meg.
Klip boyunca Gaga defalarca kostüm değiştiriyor.A rituálé során a sámán többször változtatja a ruházatát.
Daha sonra BBC, sezonun geri döneceğini defalarca doğruladı.A BBC többször is kijelentette, a sorozat visszatér a képernyőre.
Animede aynı kişiler defalarca kez ölür, aynı olaylar defalarca kez tekrar eder.A szexuális izgalom hevében az egyén újra meg újra ugyanazt a cselekedetet ismétli.
Defalarca evden kaçtı.Azóta többször is járt itthon.
Çalışma ruhsatı defalarca iptal edildi.Tartózkodási engedélyét többször hosszabbították.
Antlaşmalar, ilk imzalandıktan sonra 65 yıl boyunca defalarca başka antlaşmalarla değiştirildi.Az eredeti szerződést többször is módosították későbbi megállapodások.
Kurtuluş’un binaları da defalarca alevlerle baş etmek zorunda kalmıştır.Az épületeket többször is tűzvész pusztította el.
Fakat yazar bunu defalarca inkâr etmiş, Wolf'un ölümü vesilesiyle verdiği mülakatta da kabul etmemiştir.Ezek gyakran a küzdelem feladását és a halál elfogadását közvetítik, amit Farkas nem fogad el.
Köroğlu kendisini defalarca kurda benzetir.Habitusában hasonlít a varjútövishez.
Onu dizine oturtup defalarca sarıldı.És ölel, ölel számtalanszor.
Özgün metin zaman içinde defalarca değişikliğe uğramıştır.Közvetlen környezete az idők folyamán többször változott.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod