Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Een man die (ondanks veelvuldige waarschuwingen) weigert zijn leven te beteren, komt onverwacht ten val.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.El hombre que al ser reprendido endurece la cerviz, de repente será quebrantado, y para él no habrá remedio
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Hvo Nakken gør stiv, skønt revset tit, han knuses brat uden Lægedom.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.자주 책망을 받으면서도 목이 곧은 사람은 갑자기 패망을 당하고 피하지 못하리라
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Kuritusta saanut mies, joka niskurina pysyy, rusennetaan äkisti, eikä apua ole.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.L'uomo che, rimproverato, resta di dura cervice sarà spezzato all'improvviso e senza rimedio
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Mož, ki, večkrat posvarjen, postane trdovraten, se zdrobi nagloma, tako da mu ne bode zdravila.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Người nào bị quở trách thường, lại cứng cổ mình, Sẽ bị bại hoại thình lình, không phương cứu chữa.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Người nào bị quở_trách thường , lại cứng_cổ mình , Sẽ bị bại_hoại thình_lình , không phương cứu_chữa .
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Siapa terus membangkang kalau dinasihati, suatu waktu akan hancur dan tak dapat diperbaiki lagi
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Un homme qui mérite d`être repris, et qui raidit le cou, Sera brisé subitement et sans remède.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Un om care se împotriveşte tuturor mustrărilor, va fi zdrobit deodată şi fără leac. -
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Wer wider die Strafe halsstarrig ist, der wird plötzlich verderben ohne alle Hilfe.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Ανθρωπος οστις ελεγχομενος σκληρυνει τον τραχηλον, εξαιφνης θελει αφανισθη και χωρις ιασεως.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Человек, который, будучи обличаем, ожесточает выю свою, внезапно сокрушится, и не будет ему исцеления.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.Човек, който често е изобличаван, закоравява врата си. Внезапно ще се съкруши и то без поправление.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.איש תוכחות מקשה ערף פתע ישבר ואין מרפא׃
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.الكثير التوبّخ المقسي عنقه بغتة يكسر ولا شفاء.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.人 屢 次 受 責 罰 、 仍 然 硬 著 頸 項 . 他 必 頃 刻 敗 壞 、 無 法 可 治
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.人 屢次 受 責罰 、 仍然 硬 著 頸項 . 他 必頃刻敗壞 、 無法 可治
- Defalarca bana "baba" demeni istedim. Affedersin, Harry.Ik wil dat je 'pa' tegen me zegt.
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.Aku sudah meminta agar kau memanggil ayah.
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.Bố đã bảo con là gọi Bố như mọi người.
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.- Ciao, Harry. - Ti ho detto di chiamarmi papā.
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.Estou farto de te dizer para me tratares por "Papá...
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.- Hej, Harry. - Jag har bett dig att kalla mig "pappa".
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.- Hej, Harry. - Jeg har jo bedt dig kalde mig far.
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.Hi, Harry. Du solist 'Dad' zu mir sagen!
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.- Je t'ai déjà dit de m'appeler papa.
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.Mondtam, hogy apának szólíts.
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.- Prosiłem tyle razy, mów mi "tato".
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.Říkal jsem ti, že mi máš říkat "tati".
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.Te he pedido una y otra vez que me llames "papá".
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.-Terve, Harry. -Olen pyytänyt, että sanoisit " isä " .
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.Ţi-am cerut de atâtea ori să-mi spui tată.
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.Zdravo, Harry. - Prosil sem, da me kličeš oče.
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.- Σου είπα να με λες "μπαμπά".
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.Колко пъти ще ти казвам да ми викаш "татко"?
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.Колко пъти ще ти казвам да ми викаш "татко"?
- Defalarca bana "baba" demeni istedim.?"אתה ידעת על זה,"רוקהאונד ?ידעת
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.(77:41) и снова искушали Бога и оскорбляли СвятагоИзраилева,
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.A znova a znova pokúšali silného Boha a Svätému Izraelovmu vymeriavali hranice.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Berulang kali mereka mencobai Allah, menyusahkan Yang Kudus, Allah Israel
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Bo coraz kusili Boga, a Świętemu Izraelskiemu granice zamierzali.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Chúng nó lại thử Ðức Chúa Trời, Trêu chọc Ðấng thánh của Y-sơ-ra-ên.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Chúng_nó lại thử Ðức_Chúa_Trời , Trêu_chọc Ðấng thánh của Y-sơ-ra-ên .
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Da, n'au încetat să ispitească pe Dumnezeu, şi să întărîte pe Sfîntul lui Israel.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.De fristede alter Gud, de krænkede Israels Hellige;
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.És újra kísértették az Istent, és ingerelték Izráel szentjét.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Ils ne cessèrent de tenter Dieu, Et de provoquer le Saint d`Israël.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Ja, de frestade Gud allt framgent och förtörnade Israels Helige.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Ja yhä edelleen he kiusasivat Jumalaa ja vihoittivat Israelin Pyhän.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.저희가 돌이켜 하나님을 재삼 시험하며 이스라엘의 거룩한 자를 격동하였도다
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Og de fristet Gud på ny og krenket Israels Hellige.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Sempre di nuovo tentavano Dio, esasperavano il Santo di Israele
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Sie versuchten Gott immer wieder und meisterten den Heiligen in Israel.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Steeds weer daagden zij God uit en deden zij de Heilige God van Israël verdriet.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Týž i týž navracujíce se, pokoušeli Boha silného, a svatému Izraelskému cíle vyměřovali.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Voltaram atrás, e tentaram a Deus; e provocaram o Santo de Israel.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.Volvían a probar a Dios, e irritaban al Santo de Israel