"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Félt tőlem, láttam, hogy félt tőlem," mondta a Láthatatlan Ember sokszor le.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Hän pelkäsi minua, saatoin nähdä, että hän pelkäsi minua," sanoi Näkymätön mies moninkertaisesti.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Han var rädd för mig, kunde jag se att han var rädd för mig", sa osynlige mannen många gånger om.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Hij was bang voor me, ik kon zien dat hij was bang voor mij," zei de onzichtbare man vele malen.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Il avait peur de moi, je pouvais voir qu'il avait peur de moi", dit l'homme invisible de nombreuses fois.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."그는 나를 두려워 했지, 난 그가 나를 두려워 것을 볼 수있다"투명 인간했다
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Ông sợ của tôi, tôi có thể thấy rằng ông sợ của tôi," Invisible Man nhiều lần.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Tenía miedo de mí, pude ver que tenía miedo de mí", dijo el hombre invisible muchas veces.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Φοβόταν μου, θα μπορούσα να δω ότι ήταν φοβισμένος από μένα", είπε ο Αόρατος Άνθρωπος πολλές φορές.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Він боявся мене, я бачив, що він боїться мене," сказав Людина-невидимка у багато разів.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Он боялся меня, я видел, что он боится меня," сказал Человек-невидимка во много раз.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Той се страхуваше от мен, можех да видя, че той се страхуваше от мен", каза невидим човек много пъти.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca.واضاف "انه كان خائفا مني ، كنت أرى أنه كان خائفا من لي" ، قال الرجل الخفي
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca.多くの倍以上。 "彼は私にスリップを与えるためだけのもの - 彼でした
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Boochani a tweeté par la suite :
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Doce Australianos del Año condenan al Gobierno e instan acción en Manus.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Eles me empurraram várias vezes e quebraram os meus pertences.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Ils m'ont bousculé plusieurs fois et ont cassé mes affaires.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Me empujaron varias veces y rompieron mis pertenencias.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Впоследствии Бехруз Бучани написал в Twitter:
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Они ударили меня несколько раз и испортили мои вещи.
Bilenmis bir biçakla çabukça kesmek yerine de genellikle kör bir biçakla defalarca zorlanarak öldürülüyorlar.ובמקום ה"חיתוך המיידי" הנדרש בגרון ,בעזרת סכין חדה לפעמים הם מומתות תוך כדי .קיצוץ וניסור של סכין קהה
Bilenmiş bir bıçakla çabukça kesmek yerine de genellikle kör bir bıçakla defalarca zorlanarak öldürülüyorlar.A místo předepsaného rychlého podříznutí krku ostrou čepelí jsou většinou zabíjena tupým nožem.
Bilenmiş bir bıçakla çabukça kesmek yerine de genellikle kör bir bıçakla defalarca zorlanarak öldürülüyorlar.ובמקום ה"חיתוך המיידי" הנדרש בגרון בעזרת סכין חדה, לפעמים הם מומתות תוך כדי קיצוץ וניסור של סכין קהה.
Bilirsiniz, bir filmi defalarca izlersiniz ve sıradışı olduğunu fark edersiniz.Als je een film vaak genoeg kijkt, besef je hoe ongewoon die is.
Bilirsiniz, bir filmi defalarca izlersiniz ve sıradışı olduğunu fark edersiniz.아시겠지만, 영화 한 편을 여러 번 보다보면, 그 영화가 얼마나 이상한지 알게 됩니다.
Bilirsiniz, bir filmi defalarca izlersiniz ve sıradışı olduğunu fark edersiniz.Sapete, dopo aver guardato un film abbastanza cominciate a rendervi conto di quanto sia straordinario.
Bilirsiniz, bir filmi defalarca izlersiniz ve sıradışı olduğunu fark edersiniz.Ser man en film tillräckligt många gånger så inser man hur ovanlig den är.
Bilirsiniz, bir filmi defalarca izlersiniz ve sıradışı olduğunu fark edersiniz.Viete, že keď sledujete ten film dosť veľakrát, začnete si uvedomovať, aký je nezvyčajný.
Bilirsiniz, bir filmi defalarca izlersiniz ve sıradışı olduğunu fark edersiniz.Vous savez, si vous regardez un film suffisamment de fois vous allez prendre conscience de son originalité.
Bilirsiniz, bir filmi defalarca izlersiniz ve sıradışı olduğunu fark edersiniz.Ya saben, ven una película suficientes veces y empiezan a darse cuenta de lo insólita que es.
Bilirsiniz, bir filmi defalarca izlersiniz ve sıradışı olduğunu fark edersiniz.Ξέρετε, βλέποντας μια ταινία πολλές φορές αρχίζεις να συνειδητοποιείς πόσο ασυνήθιστο είναι.
Bilirsiniz, bir filmi defalarca izlersiniz ve sıradışı olduğunu fark edersiniz.אתם יודעים, אתם צופים בסרט מספיק פעמים ואז מתחילים להבין כמה יוצא דופן הוא.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm.Eu sei, porque fui magoado muitas vezes.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm.Jag vet, för jag har skjutits ned så många gånger.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm. Kendimi ezdirmemek için dik durmaktan hasta oldum.Det ved jeg, fordi jeg er blevet skudt ned så mange gange, jeg får højdeskræk af bare at stå for mig selv.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm. Kendimi ezdirmemek için dik durmaktan hasta oldum.Ik weet het, want ik ben zo vaak neergesabeld dat ik hoogteziekte krijg van het opkomen voor mezelf.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm. Kendimi ezdirmemek için dik durmaktan hasta oldum.Lo sé porque he sido derribado tantas veces que me da vértigo solo por pararme aquí.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm. Kendimi ezdirmemek için dik durmaktan hasta oldum.Lo so perché sono stato buttato giù così tante volte che soffro l'altitudine anche solo stando in piedi.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm. Kendimi ezdirmemek için dik durmaktan hasta oldum.Tudom, mert annyiszor lehurrogtak, hogy tériszonyom van attól, ha a sarkamra állok.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm. Kendimi ezdirmemek için dik durmaktan hasta oldum.Vem, ker so me že tolikokrat zatrli, da se mi zvrti od višine, že ko se postavim zase.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm. Kendimi ezdirmemek için dik durmaktan hasta oldum.Wiem, bo moje serce złamano tyle razy, że nabawiłem się lęku wysokości od ciągłego podnoszenia się.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm. Kendimi ezdirmemek için dik durmaktan hasta oldum.Знам, защото съм бил удрян много пъти, имам страх от височина, когато стоя сам на високо.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm.저는 공격받은 적이 너무나 많아서 잘 알고 있었죠.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm.Tôi biết bởi tôi vẫn cứ bị gục ngã, đau thấu tim nhiều lần
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm.Vím to, protože jsem byl už tolikrát sestřelen.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm.Το ξέρω γιατί έχω χτυπηθεί τόσες πολλές φορές
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm.Я знаю это, потому что мне причиняли боль много раз.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm.ואני יודע, כי ירו והפילו אותי כל-כך הרבה פעמים,
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm.أنا أعرف ذلك لأنه قد تم اسقاطي كثيرا
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm.自らのために立ち上がれば 僕は 高山病
Bir cok sey yapiyorum, konusmamim cogu bilincaltindan, daha once defalarca denenmis ve dusunulmus.Estoy haciendo varias cosas. La mayoría de mi plática es subconsciente; la he practicado y la he pensado.
Bir cok sey yapiyorum, konusmamim cogu bilincaltindan, daha once defalarca denenmis ve dusunulmus.Ich mache sehr viel; der Großteil meiner Rede ist unterbewusst. Sie wurde eingeübt und durchdacht.
Bir cok sey yapiyorum, konusmamim cogu bilincaltindan, daha once defalarca denenmis ve dusunulmus.Ik doe veel, het grootste deel van mijn speech is onderbewust, ik heb hem vaak geoefend en er over nagedacht.
Bir cok sey yapiyorum, konusmamim cogu bilincaltindan, daha once defalarca denenmis ve dusunulmus.제가 지금 하는 행동, 지금 강연 역시 무의식적으로 나오고 있어요 리허설도 많이하고, 머리속으로도 많이 연습했거든요.
Bir cok sey yapiyorum, konusmamim cogu bilincaltindan, daha once defalarca denenmis ve dusunulmus.Molto, la maggior parte del mio discorso è subconscia è stata provata e ci ho riflettuto molto.
Bir cok sey yapiyorum, konusmamim cogu bilincaltindan, daha once defalarca denenmis ve dusunulmus.Sokat csinálom, a beszédem nagy része tudatalatti, sokszor elpróbáltam és gondolkodtam róla.
Bir cok sey yapiyorum, konusmamim cogu bilincaltindan, daha once defalarca denenmis ve dusunulmus.Většina mé přednášky je podvědomá. Hodně jsem přemýšlel, o čem tady budu povídat a zkoušel si to.
Bir cok sey yapiyorum, konusmamim cogu bilincaltindan, daha once defalarca denenmis ve dusunulmus.Κάνω πολλά, η περισσότερη ομιλία μου είναι υποσυνείδητη, την έχω κάνει πρόβα και την έχω σκεφτεί πολλές φορές
Bir cok sey yapiyorum, konusmamim cogu bilincaltindan, daha once defalarca denenmis ve dusunulmus.Я багато чого роблю зараз, і те, що я говорю - теж у підсвідомості. Я довго репетирував і багато про це думав.