Aralıksız olarak sürdü bu, defalarca.To się dzialo nieustannie, raz po raz.
Aralıksız olarak sürdü bu, defalarca.Случваше се постоянно, многократно.
Aralıksız olarak sürdü bu, defalarca.Это повторялось, раз за разом.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.A dire il vero, la NASA ha mostrato che questo avviene.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.Bahkan, NASA sudah menunjukkan bahwa banyak yang seperti ini di luar sana.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.De fapt, NASA a arătat că asta se întamplă acolo.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.De hecho, la NASA ha demostrado que esto ocurre.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.En fait, la NASA a montré qu'il y en avait beaucoup d'exemples.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.Itse asiassa NASA on osoittanut monien näistä asioista todella tapahtuvan.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.NASA heeft trouwens laten zien dat er hier veel van is, daar buiten.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.사실 NASA에서는 이에 대한 예를 많이 보여주었습니다.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.NASA pokazało, że jest tego tam sporo.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.Na verdade, a NASA tem-nos mostrado que existe muito disto lá fora.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.Tatsächlich, die NASA hat gezeigt dass es vieles davon dort draußen gibt.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.Valójában a NASA kimutatta, hogy sok ilyen van odakint.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.Στην πραγματικότητα, η NASA έχει δείξει ότι πολλά από αυτά είναι εκεί έξω.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.В действителност НАСА показа, че много от това е там.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.В частности, NASA показала, что такого много.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.למעשה, נאס"א הראתה שהרבה מזה נמצא שם בחוץ
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.في الواقع، لقد عرضت وكالة ناسا الكثير من هذا.
Aslında NASA bunu defalarca göstermiştir.これは私たちがこれらのプロセスを用いて合成した分子の
Atalarının Tanrısı RAB, halkına ve konutuna acıdığı için onları ulakları aracılığıyla defalarca uyardı.그 열조의 하나님 여호와께서 그 백성과 그 거하시는 곳을 아끼사 부지런히 그 사자들을 그 백성에게 보내어 이르셨으나
Atalarının Tanrısı RAB, halkına ve konutuna acıdığı için onları ulakları aracılığıyla defalarca uyardı.וישלח יהוה אלהי אבותיהם עליהם ביד מלאכיו השכם ושלוח כי חמל על עמו ועל מעונו׃
Atalarının Tanrısı RAB, halkına ve konutuna acıdığı için onları ulakları aracılığıyla defalarca uyardı.فارسل الرب اله آبائهم اليهم عن يد رسله مبكرا ومرسلا لانه شفق على شعبه وعلى مسكنه.
Atalarının Tanrısı RAB, halkına ve konutuna acıdığı için onları ulakları aracılığıyla defalarca uyardı.耶 和 華 他 們 列 祖 的 神 因 為 愛 惜 自 己 的 民 、 和 他 的 居 所 、 從 早 起 來 差 遣 使 者 去 警 戒 他 們
Atalarının Tanrısı RAB, halkına ve konutuna acıdığı için onları ulakları aracılığıyla defalarca uyardı.耶和華 他 們列祖 的 神因 為愛 惜 自己 的 民 、 和 他 的 居所 、 從早 起 來 差遣 使者 去 警戒 他們
Atalarınızı Mısırdan çıkardığım günden bu yana sözümü dinlemeleri için onları defalarca uyardım.내가 너희 열조를 애굽땅에서 인도하여 낸 날부터 오늘까지 간절히 경계하며 부지런히 경계하기를 너희는 내 목소리를 청종하라 하였으나
Atalarınızı Mısırdan çıkardığım günden bu yana sözümü dinlemeleri için onları defalarca uyardım.כי העד העדתי באבותיכם ביום העלותי אותם מארץ מצרים ועד היום הזה השכם והעד לאמר שמעו בקולי׃
Atalarınızı Mısırdan çıkardığım günden bu yana sözümü dinlemeleri için onları defalarca uyardım.لاني اشهدت على آبائكم اشهادا يوم اصعدتهم من ارض مصر الى هذا اليوم مبكرا ومشهدا قائلا اسمعوا صوتي.
Atalarınızı Mısırdan çıkardığım günden bu yana sözümü dinlemeleri için onları defalarca uyardım.因 為 我 將 你 們 列 祖 從 埃 及 地 領 出 來 的 那 日 、 直 到 今 日 、 都 是 從 早 起 來 、 切 切 誥 誡 他 們 、 說 、 你 們 當 聽 從 我 的 話
Atalarınızı Mısırdan çıkardığım günden bu yana sözümü dinlemeleri için onları defalarca uyardım.因為 我 將 你 們列祖 從 埃及 地領 出來 的 那 日 、 直 到 今日 、 都 是 從 早起來 、 切切 誥誡 他 們 、 說 、 你 們當聽從 我的話
Atalarınızın Mısırdan çıktığı günden bu yana, size her gün defalarca peygamber kullarımı gönderdim.너희 열조가 애굽 땅에서 나온 날 부터 오늘까지 내가 내 종 선지자들을 너희에게 보내었으되 부지런히 보내었으나
Atalarınızın Mısırdan çıktığı günden bu yana, size her gün defalarca peygamber kullarımı gönderdim.Sejak leluhurmu keluar dari Mesir sampai hari ini Aku selalu mengutus hamba-hamba-Ku, para nabi, kepadamu
Atalarınızın Mısırdan çıktığı günden bu yana, size her gün defalarca peygamber kullarımı gönderdim.Sinds de dag dat uw voorouders Egypte verlieten, heb Ik u mijn knechten, de profeten gestuurd, elke dag weer.
Atalarınızın Mısırdan çıktığı günden bu yana, size her gün defalarca peygamber kullarımı gönderdim.למן היום אשר יצאו אבותיכם מארץ מצרים עד היום הזה ואשלח אליכם את כל עבדי הנביאים יום השכם ושלח׃
Atalarınızın Mısırdan çıktığı günden bu yana, size her gün defalarca peygamber kullarımı gönderdim.فمن اليوم الذي خرج فيه آباؤكم من ارض مصر الى هذا اليوم ارسلت اليكم كل عبيدي الانبياء مبكرا كل يوم ومرسلا
Atalarınızın Mısırdan çıktığı günden bu yana, size her gün defalarca peygamber kullarımı gönderdim.自 從 你 們 列 祖 出 埃 及 地 的 那 日 、 直 到 今 日 、 我 差 遣 我 的 僕 人 眾 先 知 、 到 你 們 那 裡 去 、 每 日 從 早 起 來 差 遣 他 們
Atalarınızın Mısırdan çıktığı günden bu yana, size her gün defalarca peygamber kullarımı gönderdim.自從 你 們列祖 出 埃及 地 的 那 日 、 直 到 今日 、 我 差遣 我 的 僕人 眾 先知 、 到 你 們那裡 去 、 每 日 從 早起 來 差遣 他 們
Aynı formu defalarca üretebilir, taklit edebiliriz.Má stejný tvar, který se pořád dokola opakuje.
Aynı formu defalarca üretebilir, taklit edebiliriz.Він мав одну й ту саму форму, що повторюється знову і знову.
Aynı şeyi defalarca yapma kısır döngüsünün, motivasyonu baltalayan bir yanı var.Cosi v tomto opakování stejného znova, znova a znova se zdá býti neobyčejně demotivujícím.
Bakalım gerçekleşen neymiş. Bu deney daha önce defalarca icra edilmiş.어떤 일이 생기는지 볼까요. 이 실험은 수도 없이 여러 번 반복되었어요.
Bakalım gerçekleşen neymiş. Bu deney daha önce defalarca icra edilmiş.בואו נראה מה קורה. הניסוי הזה נעשה כבר הרבה מאד פעמים.
Bakalım gerçekleşen neymiş. Bu deney daha önce defalarca icra edilmiş.لنرى ما الذي يحدث. تمّ القيام بهذه التّجربة عديد المرّات.
Bakalım gerçekleşen neymiş. Bu deney daha önce defalarca icra edilmiş.最も古い実験のいくつかは 90年代に
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.그들이 등을 내게로 향하고 얼굴을 내게로 향치 아니하며 내가 그들을 가르치되 부지런히 가르칠지라도 그들이 교훈을 듣지 아니하며 받지 아니하고
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.ויפנו אלי ערף ולא פנים ולמד אתם השכם ולמד ואינם שמעים לקחת מוסר׃
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.وقد حولوا لي القفا لا الوجه وقد علّمتهم مبكرا ومعلّما ولكنهم لم يسمعوا ليقبلوا ادبا.
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.他 們 以 背 向 我 、 不 以 面 向 我 . 我 雖 從 早 起 來 教 訓 他 們 、 他 們 卻 不 聽 從 、 不 受 教 訓
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.他 們以 背向 我 、 不 以 面向 我 . 我 雖從 早起 來教訓 他 們 、 他 們卻 不 聽從 、 不 受 教訓
basitçe tarif etmek. Muhtemelen olasılık defalarca duyduğunuz bir kelimedir.Tässä videossa haluan antaa sinulle vähintäänkin yleiskatsauksen todennäköisyyteen.
basitçe tarif etmek. Muhtemelen olasılık defalarca duyduğunuz bir kelimedir.الإحتمالات, كلمة من الممكن أنك سمعت بها كثيرا.
basitçe tarif etmek. Muhtemelen olasılık defalarca duyduğunuz bir kelimedir.そして、きみも少し馴染んでいるかもしれませんね。
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Aveva paura di me, ho potuto vedere che aveva paura di me", ha detto l'uomo invisibile molte volte.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Bal se je od mene, sem videl, da je bil strah me je," je dejal Invisible Man veliko krat več.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Bał się o mnie, widziałem, że bał się mnie," powiedział Invisible Man wiele razy.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Bol zo mňa strach, videl som, že sa ma bojí," povedal Neviditeľný muž mnohokrát.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Byl ze mě strach, viděl jsem, že se mě bojí," řekl Neviditelný muž mnohokrát.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Dia takut padaku, aku bisa melihat bahwa dia takut padaku," kata Invisible Man banyak kali.
"Benden korktu, ben onun benden korktuğunu görebiliyordum," Görünmez Adam "dedi defalarca."Ele tinha medo de mim, eu podia ver que ele estava com medo de mim", disse o Homem Invisível muitas vezes.