Ana içeriğe geç
Sözlük

dedim ile cümle

dedim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Pýtajú sa ma, prečo učím, a ja odpovedám: "Kde inde by som našla takú vyberanú spoločnosť?"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Με ρωτούν γιατί διδάσκω και απαντώ, 'Πού θα μπορούσα να βρώ μια τόσο υπέροχη παρέα;'
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Мене питають, чому я викладаю, і я відповідаю: де ще я могла б знайти таке чудове товариство?"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Меня спрашивают, почему я учу, и я отвечу: "Где я найду такую потрясающую компанию?"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Питат ме защо преподавам, а аз отговарям: "Къде бих могла да намеря такава прекрасна компания?"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim."הם שואלים אותי למה אני מלמדת ואני עונה, "'היכן אוכל למצוא חברה כה מזהירה?'"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.يسألونني لماذا ادرس وأجاوبهم, "أين بإمكاني ان اجد صحبةً مشرقةً كهذه؟"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.『他にこんな素晴らしい仲間はいないでしょう?』」 教師という仕事は
Bana teklifte bulunduklarında, onlara dedim ki: " Eğer aklıma iyi bir fikir gelirse, bunu yapabilirim."Alors ils m'ont approché, mais je leur ai dit "Si j'ai une idée qui me plait, je le ferai."
Bana teklifte bulunduklarında, onlara dedim ki: " Eğer aklıma iyi bir fikir gelirse, bunu yapabilirim."Así que se me acercaron, pero yo les dije, "Si tengo una idea que me guste, lo haré"
Bana teklifte bulunduklarında, onlara dedim ki: " Eğer aklıma iyi bir fikir gelirse, bunu yapabilirim."Loro sono venuti da me, ma io gli ho detto, "Se mi viene un'idea che mi piace, la farò."
Bana teklifte bulunduklarında, onlara dedim ki: " Eğer aklıma iyi bir fikir gelirse, bunu yapabilirim."Maka mereka mendekati saya, tapi saya beritahu mereka, "Jika saya ada ide yang saya suka, saya akan lakukan."
Bana teklifte bulunduklarında, onlara dedim ki: " Eğer aklıma iyi bir fikir gelirse, bunu yapabilirim."אז הם ניגשו אליי, אבל אמרתי להם, "אם יש לי רעיון שאני אוהב, אני אעשה את זה."
"Bana telefon rehberini ver." dedim."Berikan buku telepon."
"Bana telefon rehberini ver." dedim."Dă-mi paginile aurii."
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Dije, "Pásame las páginas amarillas".
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Eu disse: "Dá-me as páginas amarelas."
"Bana telefon rehberini ver." dedim."Geef me de telefoongids."
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Ich sagte: "Reich mir die Gelben Seiten."
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Io dissi, "Passami le pagine gialle."
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Jeg sagde, "Ræk mig de gule sider."
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Je lui ai dit : " Passe moi les pages jaunes ".
"Bana telefon rehberini ver." dedim.전 "전화번호부 책 좀 줘봐요" 라고 말했어요.
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Poprosiłam, żeby podała mi książkę telefoniczną.
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Povedala som: "Podaj mi zlaté stránky."
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Řekla jsem jí: "Podej mi Zlaté stránky."
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Tôi nói, "Mẹ đưa hộ con cuốn những trang vàng đi."
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Είπα, "Δώσε μου το χρυσό οδηγό".
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Казах й: "Подай ми жълтите страници."
"Bana telefon rehberini ver." dedim.Я сказала: "Передай мне справочник".
"Bana telefon rehberini ver." dedim.فقلت لها ، " ناوليني الدليل الأصفر."
"Bana telefon rehberini ver." dedim.電話帳を受け取り 飛行訓練学校へ電話しました
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum. "Merhaba, uçuş dersi için geldim." dedimMi tenevo al bancone perchè non riuscivo a stare in piedi dissi, "Ciao, io sono qui per una lezione di volo."
Başka bir toplayıcı ben o parayı istiyorum bir dakika bekle dedim var다른 수집가 내가 그 돈을 원하는 것은 잠깐 말 했어요
Başka bir toplayıcı ben o parayı istiyorum bir dakika bekle dedim varNo ehkä tiedätte tämä kaveri minun tasku paremmin
Başka bir toplayıcı ben o parayı istiyorum bir dakika bekle dedim varאספן אחר אני רוצה את הכסף שקבל אמר חכה רגע
Başka bir toplayıcı ben o parayı istiyorum bir dakika bekle dedim varآخر جامع أريد أن المال حصلت على الانتظار لمدة دقيقة وقال
Başka bir toplayıcı ben o parayı istiyorum bir dakika bekle dedim var私はお金が欲しいと、数分待つと述べてしまった 誰にも私たちのお金を提供することなく、我々 自体を知らない
Başkan'ı görmeye gidelim dedim.Mondtam, hogy menj el az Elnök úrhoz.
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Eu disse: "Sra. Alisch, como está?" e ela respondeu:
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Ho detto, "Signora Alisch, come sta?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Ich sagte: "Mrs. Alisch, wie geht es Ihnen?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Ik zei: "Juffrouw Alisch, hoe gaat het?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Jag sa, "Mrs. Alisch, hur mår du?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.J'ai demandé : " Mme Alisch, comment allez-vous ? "
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Spytałem ją, jak się miewa.
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Tôi nói: "Cô Aisch, cô thế nào?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Της είπα "κ. Άλις, τι κάνετε;"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim."Миссис Элиш, как поживаете?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim."Місіс Аліш, як Ви?"
"Batığa dalacağız ve gerçekten de filmini çekeceğiz" dedim."Aiomme sukeltaa hylkyyn.
"Batığa dalacağız ve gerçekten de filmini çekeceğiz" dedim."Chúng ta sẽ lặn vào xác tàu. Chúng ta sẽ quay cảnh thật.
"Batığa dalacağız ve gerçekten de filmini çekeceğiz" dedim."Ci immergeremo verso il relitto. Lo riprenderemo dal vivo.
"Batığa dalacağız ve gerçekten de filmini çekeceğiz" dedim."실제 난파선까지 잠수해서 타이타닉호를 찍는 거죠.
"Batığa dalacağız ve gerçekten de filmini çekeceğiz" dedim."Ne vom scufunda la epavă. O vom filma pe bune.
"Batığa dalacağız ve gerçekten de filmini çekeceğiz" dedim."Nous allons plonger sur l'épave. Nous allons la filmer pour de vrai.
"Batığa dalacağız ve gerçekten de filmini çekeceğiz" dedim."Potopíme se k vraku. Opravdu to natočíme.
"Batığa dalacağız ve gerçekten de filmini çekeceğiz" dedim."Vamos a sumergirnos a los restos del naufragio. Lo vamos a grabar de verdad".
"Batığa dalacağız ve gerçekten de filmini çekeceğiz" dedim.Vamos usá-los no início do filme.
"Batığa dalacağız ve gerçekten de filmini çekeceğiz" dedim. Ve filmin açılışında da bunu kullanacağız."Lemerülünk a roncshoz, valódi felvételeket készítünk róla, s ezeket felhasználjuk a film elején.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod