Ana içeriğe geç
Sözlük

dedim ile cümle

dedim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Dan ketika saya kembali enam bulan kemudian, saya bertanya, "Mana suamimu?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Et quand j'y suis retourné six mois plus tard, j'ai demandé, "Où est votre mari?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Když jsem tam přijel o šest měsíců později, ptám se jí, "Kde máš muže?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Khi tôi trở lại sau 6 tháng. Tôi nói "Chồng bà đâu?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Myöhemmin kysyin: "Missä aviomiehesi on?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Og da jeg tog tilbage seks måneder senere, sagde jeg, "Hvor er din mand?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Po pół roku wróciłem i spytałem, gdzie jest mąż.
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Quando sono tornato sei mesi dopo le ho chiesto: "Dov'è tuo marito?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Quando voltei, seis meses depois, perguntei: "Onde está o teu marido?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Şi când m-am întors şase luni mai târziu, i-am spus, "Unde e soţul tău?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Toen ik zes maanden later terugging, vroeg ik: 'Waar is je man?'
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Und als ich sechs Monate später zurückkam sagte ich, "Wo ist Ihr Mann?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Y cuando volví 6 meses más tarde le dije: "¿Dónde está tu marido?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Όταν επέστρεψα έξι μήνες αργότερα, τη ρώτησα: "Πού είναι ο άνδρας σου;"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.И когда я вернулся через полгода, я спросил: "Где твой муж?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Когато се върнах шест месеца по-късно, я попитах "Къде е съпругът ти?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Коли я знову приїхав туди через шість місяців, я спитав: "Де твій чоловік?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.כשחזרתי לשם שישה חודשים מאוחר יותר, שאלתי אותה "איפה בעלך?"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.وحينما عدت بعد ستة أشهر قلت: "أين زوجك؟"
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.「さあ 知らないわ」
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.我六個月之後返去搵佢 問佢老公去咗邊
Ama aslında biraz yavaşladım ve dedim ki, artık tamam.Ich habe dann einen Gang zurückgeschaltet.
Ama aslında biraz yavaşladım ve dedim ki, artık tamam.그러나 저는 개발속도를 늦추었고, 그것에 만족했습니다.
Ama aslında biraz yavaşladım ve dedim ki, artık tamam.Знаете...
Ama aslında biraz yavaşladım ve dedim ki, artık tamam.אבל בעצם האטתי ואמרתי, אוקיי,
Ama aslında biraz yavaşladım ve dedim ki, artık tamam.و قللت من أعمالي قليلاً
Ama aslında biraz yavaşladım ve dedim ki, artık tamam.この恐竜の古いテープを持っていて
Ama, atalarımızı suçlamaya devam etmeden önce, size şunu göstereyim dedim: bu benim konferans odam.하지만, 조상들을 욕하기 전에 이걸 보여드릴게요. 이것이 제 회의실입니다.
Ama, atalarımızı suçlamaya devam etmeden önce, size şunu göstereyim dedim: bu benim konferans odam.Mielőtt túlságosan beleéljük magunkat az ősök elítélésébe, gondoltam, megmutatom az én konferenciatermem.
Ama, atalarımızı suçlamaya devam etmeden önce, size şunu göstereyim dedim: bu benim konferans odam.Но прежде чем я зайду далеко с обвинениями наших предков, я подумал, что стоит показать вам мой конференц-зал.
Ama, atalarımızı suçlamaya devam etmeden önce, size şunu göstereyim dedim: bu benim konferans odam.אבל,אתם יודעים,לפני שאני מרחיק לכת בהכפשת אבותינו, חשבתי שאראה לכם : זהו חדר הישיבות שלי.
Ama, atalarımızı suçlamaya devam etmeden önce, size şunu göstereyim dedim: bu benim konferans odam.لكنكم - كما تعلمون - قبل أن أبدأ في إدانة أجدادنا، أظن أني سأعرض لكم: هذه غرفة الاجتماعات الخاصة بي.
Ama, atalarımızı suçlamaya devam etmeden önce, size şunu göstereyim dedim: bu benim konferans odam.私の会議室をお見せしましょう これはひどい状態です
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Aber ich entgegnete: "Der Sturm hat die Armada gewonnen. Die Götter haben ihn geschickt."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".A ja powiedziałem: "Ale to sztorm pokonał Wielką Armadę. To bogowie zesłali sztorm."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Dar eu am spus: "Dar furtuna a cucerit Armada. Zeii au trimis furtuna."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Invece ho detto "La tempesta ha abbattuto l'Armada. Gli Dei hanno mandato la tempesta"
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Kata saya, "Tapi badailah yang memenangkan Armada." Para dewa yang mengirimkan badai."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".하지만 난 말했죠, "하지만 무적함대를 물리친 건 폭풍이야. 신들이 폭풍을 보내셨어."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Maar ik antwoordde: "De storm overwon de Armada. De goden stuurden de storm. "
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Mais j'ai dit "C'est la tempête qui a gagné l'Armada. Les dieux ont envoyé la tempête."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Mas eu disse: "Mas a tempestade venceu a Armada. "Os deuses enviaram a tempestade."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Men jeg sagde: "Jamen stormen vandt armadaen. Guderne sendte stormen".
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Nhưng tôi nói: "Nhưng cơn bão thắng trận Armada. Các thần linh đã đem cơn bảo đến."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Yo dije: "La tormenta diezmó a la Armada. Los dioses enviaron la tormenta".
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Αλλά εγώ είπα: "Αλλά η καταιγίδα νίκησε την Αρμάδα." Οι θεοί έστειλαν την καταιγίδα."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".А я відповів: "Непереможну армаду переміг шторм. Боги послали шторм".
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".А я ответил: "Шторм победил Непобедимую армаду. Боги послали шторм".
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".Но аз казвам: Но бурята спечели срещу Армадата. Боговете изпратиха бурята."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".אבל אני אמרתי, "אבל הסערה ניצחה את הארמדה. האלים שלחו את הסערה"
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".ولكني قلت: "ولكن العاصفة هي التي ربحتها. والأرباب هم الذين أرسلوا العاصفة."
Ama ben dedim ki, "Armada'yı fırtına kazandı ve fırtınayı tanrılar gönderdiler".神々が嵐をもたらしたのです 私が何をしていたのわかりますか?
‹‹Ama ben size dedim ki, ‹Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.›Aber ich habe es euch gesagt, daß ihr mich gesehen habt, und glaubet doch nicht.
‹‹Ama ben size dedim ki, ‹Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.›Alem wam powiedział: Owszem, widzieliście mię, a nie wierzycie.
‹‹Ama ben size dedim ki, ‹Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.›Ale povedal som vám, že ste ma aj videli aj neveríte.
‹‹Ama ben size dedim ki, ‹Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.›Ale pověděl jsem vám, anobrž viděli jste mne, a nevěříte.
‹‹Ama ben size dedim ki, ‹Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.›Ali povedal sem vam, da ste me videli, in vendar ne verujete.
‹‹Ama ben size dedim ki, ‹Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.›Dar v'am spus că M'aţi şi văzut, şi tot nu credeţi.
‹‹Ama ben size dedim ki, ‹Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.›De mondám néktek, hogy noha láttatok is engem, még sem hisztek.
‹‹Ama ben size dedim ki, ‹Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.›그러나 내가 너희더러 이르기를 너희는 나를 보고도 믿지 아니하는도다 하였느니라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod