Ah yavaş Yavaş dedim!Ah, sakta! Sakta!
Ah yavaş Yavaş dedim!Từ từ thôi! Từ từ!
Ah yavaş Yavaş dedim!Αχ, πιο σιγά! Σιγά-σιγά!
Ah yavaş Yavaş dedim!Ах, помедленнее! Помедленнее!
Ah yavaş Yavaş dedim!!أه,ببطىء !ببطىء
Ah yavaş Yavaş dedim!吐きそう!
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu. Gözüm yaşlı, "Hayır" dedim.Nghèo khổ, sống cùng một nhà với cha mẹ, tôi không đủ khả năng để nhận cô bé. tôi khóc và nói, "Không."
Ailemi yardıma çağırdım. "Arabalara binmeyi ve sürmeyi bıraktım." dedim.Chiamai i miei genitori e dissi loro:
Ailemi yardıma çağırdım. "Arabalara binmeyi ve sürmeyi bıraktım." dedim.Обадих се на родителите ми и им казах - отказах се да се возя и да карам кола.
- "Ajansa gitmemiţsindir... ...sen beni kandýrýyorsundur." dedim de.Ναι, μαμά.
- "Ajansa gitmemiţsindir... ...sen beni kandýrýyorsundur." dedim de.Приятен ден. Благодаря, мила. Чао, чао.
Aklımı okuması, önce beni yumuşatmak içindi, sonra beni sevebildi. Ve sonrasında ben "Evimdeyim" dedim.leggeva la mia mente per rendermi più docile, in modo che mi potesse amare e a quel punto ho potuto dire:
- Al dedim. - Çek be!- Вземи ги, казах.- Разкарай се!
Alexandra, niye burda oturuyorsun? Sana dedim ya senin oyun oynamanı istiyorum benim için.Γιατί κάθεσαι εκεί; Νόμιζα ότι ήθελες να παίξεις με το σπαθί μου.
(Alkışlar) İlk hastam geldi ve aynaya baktı dedim ki:O meu primeiro paciente chegou, olhou para o espelho, e eu disse:
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Also konnte ich nicht wissen, dass ich nicht sprechen oder etwas verstehen konnte, bis ich es versuchte.
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."A říkám si: "Bože, i já zním jako zlatý retrívr!"
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Ezt gondolom: "Jaj, istenem, én hangzom úgy, mint egy Golden Retriever."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."J'ai besoin d'aide !"
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Ja też brzmiałam jak pies.
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Jeg tænker: "Åh du godeste, jeg lyder som en Golden Retriever."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim.""Jösses, JAG låter som en golden retriever"
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."저는 몰랐던 거죠. 시도해 볼때까지는
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Mă gândesc "O, doamne, parcă-s un Golden Retriever!"
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim.""Meu Deus! Eu pareço um Golden Retriever."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Mutta ääneni kuulostaa seuraavalta "Hau hau hau hau hau."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Penso, "Oh santo cielo, sembro un Golden Retriever."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Pomyslela som si, "Panebože, ja zniem ako zlatý retriever."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Saya berpikir, "Ya ampun, saya terdengar seperti Golden Retriever."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Tôi nghĩ "Lạy Chúa, tôi nói nghe như một con chó."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim.""Ujej, jaz zvenim kot zlati prinašalec."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Y pensé "¡Oh dios mío, yo también sueno como un Golden Retriever!"
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Σκέφτομαι, "Θεέ μου, κι εγώ ακούγομαι σαν κυνηγόσκυλο."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim.""Боже ж ти мій, та я сама, як той золотистий ретривер!"
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."И си мислех, "О, Боже, звуча като голдън ретрийвър."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Я думаю: "О, Боже! Я сама как золотистый ретривер".
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."ואני חושבת, "אוי ואבוי! אני נשמעת כמו כלב"
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."وأنا أفكر، "يا إلهي، صوتي يشبه كلب الجولدن ريتريفر."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."話しも 言葉の理解もできないことに
Allah kahretsin. Heriflere söyledim, dövüţemez dedim. Üç kuruţ paraya anlaţtýlar.Каза им, че не е в състояние да се бие, но те го навиха за дребни пари.
Alman memura dedim ki"Am convingerea", i-am spus unui reprezentant german al Băncii Mondiale,
Alman memura dedim ki"Estou convencido," disse a um oficial alemão do Banco Mundial,
Alman memura dedim ki"Estoy convencido", le dije al oficial alemán del Banco Mundial,
Alman memura dedim ki"Ich bin überzeugt", sagte ich einem deutschen Beamten von der Weltbank,
Alman memura dedim ki"Ik ben ervan overtuigd", vertelde ik een Duitse ambtenaar van de Wereldbank,
Alman memura dedim ki"Jestem przekonany," powiedziałem niemieckiemu urzędnikowi ze Światowego Banku,
Alman memura dedim ki"Je suis convaincu," ai-je dit à un représentant officiel allemand de la Banque Mondiale,
Alman memura dedim ki세계은행의 한 독일 관리가
Alman memura dedim ki"Meggyőződésem", mondtam a német tisztviselőnek a Világbanknál,
Alman memura dedim ki"Som presvedčený," povedal som nemeckému úradníkovi vo Svetovej banke,
Alman memura dedim ki"Sono convinto", ho detto a un funzionario tedesco con la Banca Mondiale
Alman memura dedim kiTôi nói với một công chất Đức ở ngân hàng thế giới,
Alman memura dedim ki"Είμαι πεπεισμένος," είπα στον Γερμανό αξιωματούχο της Παγκόσμιας Τράπεζας,
Alman memura dedim ki"Я впевнений" - заявив я німецькому чиновнику зі Світового банку,
Alman memura dedim ki"Я убежден", — говорил я немецкому чиновнику из Всемирного банка, —
Alman memura dedim ki"אני משוכנע," אמרתי לפקיד הגרמני
Alman memura dedim ki" أنا مقتنع،" أخبرت مسؤولا ألمانياً
Alman memura dedim ki世界銀行のドイツ人担当者に 私は言いました
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.그리고 제가 6개월 후에 다시 가서 "남편분은 어디 계십니까?"라고 물었을 때
Altı ay sonra geri döndüğümde "Kocan nerede?" dedim.Amikor hat hónappal később visszamentem, megkérdeztem, "Hol a férjed?"