Prenses asılsız dedikodulara hedef olsun istemedim.I didn't want the princess to suffer because of a small rumour like that.
Aslında sen... ...3. sınıf dedikodulara konu olmaya bile değmezsin.You are just below the level of celebrities... just quick fame.
Sadece biri hakkındaki bir dedikoduydu.It isn't a full entry, but talking about someone.
O dediki; suçlu yüzlerini , sadece gösterilen fotoğraflar üzerinden değerlendirerek tanıyabiliriz.He said you could see criminal faces, judging them just on the photographs that were showed.
Dediklerini unutmadım... ...çiçek açmadan dönmek zorundasın.I remember you saying... you'd be back before it blooms.
Ve dedik, iki tarafta da iki tane alüminyum olması lazım.We said, OK, we need two aluminums to have both sides of that be two.
Burada, x eşittir a'dan , x eşittir b'ye kadar dedik.From here, we said x is equal to a, to x is equal to b.
Her dikdörtgenin yüksekliği için x,y fonksiyonu dedik, değil mi?Well, it would be-- we said the height of each of these rectangles is f of xy, right?
Şayet panik olsa bile, gene de benim dediklerimi hatırla.Even if panic happens, also, still remember what I am saying.
Şimdi, şu ana kadar dediklerimizi bir tekrar edelim.So let us review what we have said so far
Bazen insanlar "Mem diye bir şey var mı?" dediklerindeSometimes when people say, "Do memes exist?"
"Ben de hissetim, çok iyiydi." dediklerinde şaşırıp kaldım.laughed with me and groaned their sympathy and clapped and told me, "Hey, I really felt that too."
Aman allahım, hayır, hayır, anlatmaya çalıştığımız şey bu değildi dedik.Oh my God, no, that's not what we meant at all.
Ayrıldığımız dedikoduları mı?Rumors we broke up?
Neden dediklerine inanalım?" diye, merak edebilirsiniz.Why should we believe what he's saying?"
"Bu imkansızdır," dediklerinde siz de onlara dönüp,"That's impossible," you say back to them,
Bu projeyi Daha Fazla Bak dedik.So this project is called Look Up More.
Ama insanlar kalkıp da " Bu şey de neyin nesi?" dediklerinde durum farklılaşır.If people say "What the hell is that supposed to be?"
"Karşılığında size üç dolar vereceğiz." dedik.We'll pay you three dollars for it."
Buna "anlamlı durum" dedik.This was what we called the meaningful condition.
Bu duruma da "Sisifos durumu" dedik.And this other condition we called the Sisyphic condition.
"Eğer terazinin kollarındaki objelerin 3'te 1'ini alırsak ne olur." dedik.We said "what if we took a third of these things?"
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.Weeping, giving birth and speaking ill of her neighbors.
Sanırım senkop dedikleri şey bu değil mi?That's what is called syncopes, isn't it?
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.We've said decisions shape destiny, which is my focus here.
" Mutlu Noeller" dedik 100 gün sonra, Hani dünyaya geldiğinde, eşim bu dünyadan ayrıldı...After that, Ha Ni came and my wife passed.
Allahtan HaNi'nin babası burada değil de duymadı bu dediklerini.Thank God Ha Ni's father isn't here!
Yaydığın dedikodular yetmedi bir de onları buraya mı getiriyorsun ?Spreading rumors wasn't enough, so you even brought them here?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varSo what if rumors were to spread? What's there to feel sorry about?
Karpuz yiyelim dedikten sonra girdiler.Dad! After telling them to come eat watermelon, they go right back in.
Demekki cehenem dedikleri boyle birsey ."This is what they call hell."
İşte bunlar benim davranışsal belirteçler dediklerim bunlar.So, these are what I would call behavioral markers.
Ve Todmorden'deki bu halk toplantısında şunu dedik:And we said to that public meeting in Todmorden,
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.So we went to the doctors, said, "Would you mind us taking them up?"
Hadi, tüketici elektroniği ile onu öldürelim dedik.Well, let's try to kill it with consumer electronics."
Bize her noktadaki özgül ağırlığı veren bu fonksiyona, ro, dedik. -And rho, this p looking thing with a curvy bottom-- that gives us the density at any given point.
Bu durumda burasının da 59 olması gerekiyor çünkü burada toplamları 180 olmalı dedik.So in this case it has to be also 59 degrees because over here they added up to 180.
Hazır mısınız?" dedik onlar da "Evet, tabii ki." dedi.Are you ready?" and they say "yes, of course".
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.But one of the most famous objects out of this are what we call Snottites, for obvious reasons.
6ıncı şef dediki, ancak tüm şefler bir aradayken ... hainin ismi açıklanacaktıSixth chief only said to gather everyone... so headman's last words could be announced
Bana ne dedikleri de umrumda değilNeither about what others call me
Temin dediklerinden ötürü;... Ablamıda mı öldürmek istiyorsun?From what you said just now... implies you want to kill my sister too
Doğrusu, ben insanların tam da böyle dediklerini hatırlıyorum.As a matter of fact,
Ben o 'deli zenci' dedikleri türdendim. [yarı kız kardeş]Well, I was what you call a mad negro, I was one.
Uzay dışı varlıkları ortaya çıkarma yasası dedikleri birşeyi geçirdilerCongress passed something called the Extra-Terrestrial Exposure Act.
Şöyle dedik: "İçinde bulunduğumuz kabileler demokrat adayın Obama olacağını söylüyorlar."We said, "The tribes that we're in are saying it's going to be Obama."
Dedik ki, 2000 den 2004 e kadar ev fiyatları yükseldi. -So we said, from 2000 to 2004 housing prices went up.
Dedik ki ev fiyatları yükseldikçe borçları zamanında ödeyememe oranı azalıyor. - -We just said when housing prices go up, default rates go down.
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.As Sutherland told me, we got to that article, and said, "That's it."
Dedik ki, ' Tamam, bize bir ödül bir de ceza verin.So we said, "Okay, give us a reward and give us a punishment.
Ve çağrılar -- ne dediklerini bilirsiniz,And the calls that -- you know how they say,
Düşündük, tamam, haydi şu kitapları Hindistan'a göndermeyi deneyelim, dedik.So we thought, okay, well, let's try out this send books to India thing.
Dedik ki, "Şunlara bir bakalım."So we said, "Let's look at these."
İnsanların neden sürekli üniversite üniversite üniversite dediklerini anlayamıyorum.I don't get why people keep saying college, college, college.
Dediklerine göre 10 yıl önce bir hasta kaybolmuş.They say 10 years ago, a patient disappeared.
Dediklerine göre çok tehlikeli bir psikopatmış.Said he was a dangerous psychopath.
Şu maskeli çocuk var ya, dediklerine göre eskiden çok yakışıklıymış.That guy in the mask, they say he used to be really handsome.
Dur, yoksa gözlerimiz buluşacak ve dedikodu çıkacak.Stop, or our eyes will meet and it will be scandalous.
Dediklerine göre, şizofrenik ve anti-sosyalmişim.They said I'm schizophrenic and anti-social.
Ama bana neden anti-sosyal dediklerini bilmiyorum.But I don't know why they call me anti-social.