Buna da enerjinin korunumu dedik. -To je zákon zachování energie z kapitoly o práci, atd.
Buna da enerjinin korunumu dedik. -Toto je pravidlo zachovania energie a všetko s čím sme zatiaľ pracovali, atď.
Buna da enerjinin korunumu dedik. -To tylko zasada zachowania energii i wszystko co robiliśmy z pracą etc.
Buna da enerjinin korunumu dedik. -זה נובע מחוק שימור האנרגיה, ומכל מה שדיברנו על עבודה.
Buna da enerjinin korunumu dedik. -و هذا هو قانون بقاء الطاقة ....
Buna da mü dedik.I nazwaliśmy tę funkcję mi.
Buna da mü dedik.Och vi krävde att mu.
Buna da mü dedik.Y llamamos a mu.
Buna da mü dedik.וקראנו לזה מיו.
Buna da mü dedik.وطالبنا أن مو.
Buna da mü dedik.先のビデオでは、実際に μ を解きました。
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.Der er ikke en helt klar grund til, at det hedder lang division.
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.En ik weet niet precies waarom ze het een staartdeling noemen. we hebben dit is de laatste video ook gezien
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.I ja nie wiem dokładnie dlaczego oni to nazywają długim dzieleniem i widzieliśmy trochę tego w ostatnim wideo.
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.Jedná se o písemné dělení v anglicky mluvících zemích, malou ukázku už jsme měli v minulém videu.
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.왜 긴 나눗셈이라고 부르는지 정확히는 모르겠으나, 지난 번 비데오에서 약간 보았는데요.
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.Nem tudom, hogy miért hívják ezt hosszú osztásnak, amit már az előző videóban is láttunk egy kicsit.
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.Neviem presne prečo to nazývajú dlhým delením, kúsok sme videli v poslednom videu.
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.Non so esattamente perché la chiamino divisione lunga e l'abbiamo vista un po' nell'ultimo video.
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.Και δεν ξέρω γιατί ακριβώς ονομάζεται μακρά διαίρεση, και την είδαμε λίγο στο προηγούμενο βίντεο.
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.Не знам, защо му казват "дълго"делене, видяхме малко от това в предишното видео.
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.وهنا اريد ان اوضح لما تسمى بعملية القسمة الطويلة وراينا بعضاً من هذا في العرض الاخير
Buna neden uzun bölme dediklerini bilmiyorum ve bunu geçen videoda biraz gördük.これについては前のビデオでちょっと見ました. その時,私はこれを長い割り算とは呼びませんでしたが,
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."저기, 특수상대론과 불일치 하는 것 같은 실험을 한 사람이 있는데 DC 밀러라고 말야. 어떻게 생각해?" 그러면 그는 이렇게 말할 겁니다. "아, 틀렸을 거야." (웃음)
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler).D.C. ミラーだ どうする?」彼は答えました「すぐに消えるよ」(笑) なぜ 上手くいくのでしょう? 不思議ですね
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Há um cientista que realizou uma experiência
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Sai, c"é un uomo con un esperimento che sembra contraddire la relatività speciale,
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Vieš, je tu niekto s experimentom, ktorý, zdá sa, odporuje špeciálnej relativite.
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Знаєш, один чоловік зробив експеримент, який, схоже, не погоджується із спеціальною теорією відносності.
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Тут вот один физик провёл эксперимент, который, кажется, противоречит специальной теории относительности.
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,A preto sme riekli: Nože si to spravme, postavme si oltár, nie na zápal ani nie na bitnú obeť,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,C`est pourquoi nous avons dit: Bâtissons-nous donc un autel, non pour des holocaustes et pour des sacrifices,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Därför sade vi: Må vi gripa oss an och bygga detta altare, men icke till brännoffer eller till slaktoffer,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Darum sprachen wir: Laßt uns einen Altar bauen, nicht zum Brandopfer noch zu andern Opfern,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,De aceea am zis: ,Să ne zidim deci un altar, nu pentru arderi de tot şi pentru jertfe:
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Derfor sa vi: La oss ta oss fore å bygge et alter, ikke til brennoffer eller til slaktoffer,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Derfor tænkte vi: Lad os bygge dette Alter, ikke til Brændoffer eller Slagtoffer,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Jadi, kami mendirikan mezbah, bukan untuk kurban bakaran atau untuk persembahan-persembahan kami
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,우리가 말하기를 우리가 이제 한 단 쌓기를 예비하자 하였노니 이는 번제를 위함도 아니요 다른 제사를 위함도 아니라
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Pelo que dissemos: Edifiquemos agora um altar, não para holocausto, nem para sacrifício,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Perciò abbiamo detto: Costruiamo un altare, non per olocausti, né per sacrifici
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Por eso dijimos: "Preparémonos y edifiquémonos un altar, no para holocausto ni para sacrificio
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Protož jsme řekli: Přičiňme se a vzdělejme oltář, ne pro zápaly a oběti,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Przetośmy rzekli: Uczyńmy tak, a zbudujmy sobie ołtarz, nie dla całopalenia, ani innych ofiar:
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Sentähden me sanoimme: Tehkäämme itsellemme alttari, rakentakaamme se, ei polttouhria eikä teurasuhria varten,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Zato smo rekli: Dejte, zgradimo si oltar, ne za žgalne žrtve, ne za klalne daritve,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Затова рекохме: Нека се заемем да си издигнем олтар, не за всеизгаряне, нито за жертва,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,Поэтому мы сказали: соорудим себе жертвенник не для всесожжения ине для жертв,
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,ונאמר נעשה נא לנו לבנות את המזבח לא לעולה ולא לזבח׃
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,فقلنا نصنع نحن لانفسنا. نبني مذبحا لا للمحرقة ولا للذبيحة
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,因 此 我 們 說 、 不 如 為 自 己 築 一 座 壇 、 不 是 為 獻 燔 祭 、 也 不 是 為 獻 別 的 祭
Bu nedenle, kendimize bir sunak yapalım dedik. Yakmalık sunu ya da kurban sunmak için değil,因此 我 們說 、 不如 為 自己 築 一 座 壇 、 不 是 為獻 燔祭 、 也 不 是 為獻別 的 祭
Bunu, burada yaptık. Sonra, türevleri eşit, dedik.Eso es lo que hicimos aquí.
Bunu, burada yaptık. Sonra, türevleri eşit, dedik.Potem chcieliśmy, żeby pochodne równały się sobie więc dodaliśmy to wyrażenie
Bunu, burada yaptık. Sonra, türevleri eşit, dedik.После казахме и, че производните им са pавни, и добавихме този член
"Bunu inşa edebilir misiniz?" dedik.Abbiamo detto loro, "Lo potete costruire?"
"Bunu inşa edebilir misiniz?" dedik.Chúng tôi nói, "Các anh làm cái này được không?"
"Bunu inşa edebilir misiniz?" dedik.Dissemos: "Podem construir isto?"
"Bunu inşa edebilir misiniz?" dedik.Kami berkata, "Bisakah kau membuatnya?"
"Bunu inşa edebilir misiniz?" dedik.우리가 말하길, "이걸 지을 수 있겠어요?"