Bu dedikodu doğru mu?Ist das Gerücht wahr?
Bu dedikodu doğru mu?Myslíš, že je to pravda?
Bu dedikodu doğru mu?Quelle voci sono vere?
Bu dedikodu doğru mu?Rumor itu benar?
Bu dedikodu doğru mu?Ta plotka jest prawdziwa?
Bu dedikodu doğru mu?Tin đó có đúng không vậy?
Bu dedikodu doğru mu?Слухи правдивы?
Bu dedikodu doğru mu?Слухът верен ли е?
Bu duruma da "Sisifos durumu" dedik.A tento druhý scénář jsme nazvali Sysyfofský.
Bu durumda burasının da 59 olması gerekiyor çünkü burada toplamları 180 olmalı dedik.이런 상황에서 나머지 한 각은 59도가 될 수 밖에 없어요. 이 세 각들은 다 합해서 180도가 되야하기 때문이죠
Bu durumda burasının da 59 olması gerekiyor çünkü burada toplamları 180 olmalı dedik.Den sidste vinkel skal altså være 59 grader, så de tilsammen giver 180 grader.
Bu durumda burasının da 59 olması gerekiyor çünkü burada toplamları 180 olmalı dedik.Dus in dit geval moet het ook 59 graden zijn want bij elkaar is het 180.
Bu durumda burasının da 59 olması gerekiyor çünkü burada toplamları 180 olmalı dedik.Takže v tomto případě to také bude 59 stupňů, protože musí mít dohromady 180.
Bu durumda burasının da 59 olması gerekiyor çünkü burada toplamları 180 olmalı dedik.Takže v tomto prípade to tiež bude 59 stupňov, pretože musia mať dokopy 180.
Bu durumda burasının da 59 olması gerekiyor çünkü burada toplamları 180 olmalı dedik.В такъв случй то трябва да бъде също 59 градуса, защото ето тук те се допълват до 180.
Bu durumda burasının da 59 olması gerekiyor çünkü burada toplamları 180 olmalı dedik.Тому і цей кут буде 59 градусів, бо сума кутів цього трикутника так само 180 градусів.
Bu durumda burasının da 59 olması gerekiyor çünkü burada toplamları 180 olmalı dedik.ففي هذه الحالة يجب ان تكون ايضاً 59 درجة لأن المجموع يكون 180
Bu eğimdir, dedik. x eşittir 1 ve y eşittir e noktasındaki eğim, 2 e. -وقلنا: حسناً، الميل الميل عندما x = 1 و y = e ان الميل على تلك النقطة يساوي 2e
Bu ekonomistlerin büyüme dedikleri şeydir.A közgazdászok ezt hívják növekedésnek.
Bu ekonomistlerin büyüme dedikleri şeydir.C'est ce que les économistes appellent la croissance.
Bu ekonomistlerin büyüme dedikleri şeydir.Das wird Wachstum genannt.
Bu ekonomistlerin büyüme dedikleri şeydir.Dat noemen economen groei.
Bu ekonomistlerin büyüme dedikleri şeydir.E ceea ce economiștii numesc "creștere".
Bu ekonomistlerin büyüme dedikleri şeydir.To właśnie ekonomiści nazywają WZROSTEM.
Bu ekonomistlerin büyüme dedikleri şeydir.Αυτό είναι αυτό που οι οικονομολόγοι ονομάζουν ανάπτυξη
Bu ekonomistlerin büyüme dedikleri şeydir.Вот это экономисты называют ростом.
Bu ekonomistlerin büyüme dedikleri şeydir.وهذا ما يسميه الاقتصاديون النمو.
Bu fikir aklımıza geldi, tasarladığımız bu girişime 50x15 dedik,「50×15」構想が生まれました ここで目的としているのは 2015年までに
Bu fikir aklımıza geldi, tasarladığımız bu girişime 50x15 dedik,이런 아이디어를 떠올렸습니다. "50x15" 정신을 만든다면 어떨까, 하는 아이디어를요.
Bu fikir aklımıza geldi, tasarladığımız bu girişime 50x15 dedik,Chcieliśmy powołać inicjatywę.
Bu fikir aklımıza geldi, tasarladığımız bu girişime 50x15 dedik,Cu câțiva ani în urmă la AMD, s-a născut ideea de a crea această initiativă numita "50x15",
Bu fikir aklımıza geldi, tasarladığımız bu girişime 50x15 dedik,E un paio di anni fa in AMD, ci è venuta un'idea,
Bu fikir aklımıza geldi, tasarladığımız bu girişime 50x15 dedik,Несколько лет назад в AMD мы выступили с этой идеей.
Bu fikir aklımıza geldi, tasarladığımız bu girişime 50x15 dedik,העלינו את הרעיון, מה אם ניצור את היוזמה שאנו קוראים לה 15*50,
Bu fikir aklımıza geldi, tasarladığımız bu girişime 50x15 dedik,توصلنا الى هذه الفكرة بالقول, ماذا لو أنشأنا هذه المبادرة التي نسميها "50 بحلول 15"
Bugün tamda ihtiyacım olan şeydi." dedik.Dat is nou net wat ik vandaag nodig had."
Bugün tamda ihtiyacım olan şeydi." dedik.Presne to som dnes potreboval."
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Belikan mereka hadiah.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Comprategli qualcosa, fategli un regalo.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik."Compre um presente e ofereça-o a um dos seus colegas".
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Cumpără-i ceva, un cadou pe care să i-l dăruieşti.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Dépensez-les pour l'un de vos coéquipiers cette semaine. Achetez lui un cadeau et donnez-le lui.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Kaufe etwas als Geschenk und gib es es ihnen."
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.선물 같은 걸 사서 주라고 말이지요.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Køb noget til dem, en gave og giv det til dem.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Költsd az egyik csapattársadra ezen a héten! Vegyél neki egy ajándékot, vagy add neki oda!"
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Koop een geschenk voor diegene."
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik."Kupite jim kako darilo."
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik."Kupte nějakou pozornost nebo dáreček a dejte jim ho."
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Mua cho họ thứ gì đó làm quà và đưa nó cho họ.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Ostakaa jokin lahja ja antakaa se hänelle."
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Prosimy, by kupili drugiej osobie drobny prezent.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Αγοράστε τους κάτι σα δώρο και δώστε τους το.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Купите им что-нибудь в подарок и подарите". Потом мы посмотрим, что получится.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Купіть для нього якийсь подарунок.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.Похарчете ги за един от вашите съекипници тази седмица. Купете им нещо като подарък и им го дайте.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.רכשו עבורם מתנה כזו או אחרת ותנו להם אותה.
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.اشتروا لهم شيئا ما كهدية و اعطوهم إياه
Bu hafta parayı takım arkadaşlarından birine harca... ...Hediye olarak bir şeyler al, ve ona ver" dedik.そして 自分のためにお金を使ったチームと
"Bu imkansızdır," dediklerinde siz de onlara dönüp,"Asta este imposibil," să-i răspundeţi