Ana içeriğe geç
Sözlük

dedik ile cümle

dedik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.今中国で新しい都市の設計に関わっています 住宅地の集合体から始めます
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Deci, am mers la doctori şi le-am spus: "V-ar deranja dacă i-am scoate?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Elmentünk az orvosokhoz, és mondtuk, "Nem bánnák, ha kiszednénk ezeket ?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Išli sme teda za lekármi a opýtali sa: "Vadilo by vám, keby sme s nimi niečo urobili?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.그래서 의사들에게 저것들을 치워도 되겠냐고 말했죠.
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Nous sommes allés voir les médecins, et leur avons dit : " Ça vous embêterait qu'on les enlève ? "
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Rekli smozdravnikom: "Lahko prevzamemo urejanje teh površin?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.(Risas) Le preguntamos a los médicos: "¿Les molestaría si nos ocupamos nosotros?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Så vi gick till läkarna och sa: "Gör det er något om vi gräver upp dem?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Spytaliśmy lekarzy: "Czy możemy je stąd zabrać?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik."Vadilo by vám, kdybychom je vytrhali?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.We zeiden aan de dokters: "Is het oké als we daar iets aan doen?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Wir fragten also die Ärzte: "Dürfen wir sie ausreißen?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Έτσι πήγαμε στους γιατρούς και είπαμε: "Θα σας πείραζε να τα βγάλουμε;"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik."Имате ли нещо против да махнем бодилите?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.Так что мы обратились к врачам: "Вы не будете против, если мы возьмёмся за этот участок?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.אז הלכנו לרופאים, אמרנו, "אכפת לכם שנעקור אותם?"
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.لذلك ذهبنا الى الأطباء ،وقلنا ' هل تسمحون لنا بإستأصالهم؟'
Böylece doktorlara gittik ve "Bunları kaldırmamız sizin için sorun oluşturur mu?" dedik.「もちろん 構わないですよ ラテン語で許可書が3通取れたら」と
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimAlors je me mets la main à la poche et je dis "Mes gars, allons acheter ce dont on a besoin."
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimAlso stecken wir meine Hand in meine Tasche und sagen, "Leute, lasst uns einfach was kaufen.
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimAsa ca bag mana in buzunar si zic, "Baieti, hai sa cumparam ce ne trebuie."
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimBenyúltam tehát a zsebembe és azt mondtam: "Gyerekek, vegyük már meg a holmit!"
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimEntonces ponemos la mano en mi bolsillo y decimos, "Muchachos, compremos cosas".
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimHọ đặt tay tôi vào ví tiền và nói, "chàng trai, hãy mua các thiết bị đi nào"
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalim전 주머니에 손을 찔러넣고 이렇게 얘기했죠 "얘들아, 우리 그냥 다 사들이자.
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimQuindi ho messo mano alle mie tasche e ho detto: "Ragazzi, compriamo questo e quello."
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimSięgamy więc do kieszeni i mówimy: "Chodźmy na zakupy.
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimWe stoppen mijn hand in mijn zak en zeggen: "Jongens, laten we spullen kopen.
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimСложих ръце в джоба и казах: "Момчета, хайде просто да купуваме разни неща".
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimЯ достал кошелёк и сказал: "Ребята, начнём покупать необходимое.
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimאז הכנסתי את ידיי לכיסים ואמרתי, "חבר'ה, בואו פשוט נקנה דברים."
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalimإذاً نضع أيدينا على جيوبنا ونقول، " يا ناس، لنشتري المعدات."
Boylece, elimizi cebimize attik ve dedik ki, Hey, hadi birseyler satin alalim会社を設立して人々を教育して
Böyle dedik çünkü ne yaptık? Beş atışımız var ve iki tanesi tura olsun dedik. -A to proto, že jsme měli 5 hodů, ze kterých jsme vybírali 2 hodů, které byly hlavy.
Böyle dedik çünkü ne yaptık?Dlaczego tak? Popatrzmy co tak naprawdę robimy:
Böyle dedik çünkü ne yaptık?E então eles lhe perguntam por que nós estamos fazendo isso?
Böyle dedik çünkü ne yaptık?Записът е такъв, защото какво правехме?
Böyle dedikodulara çok sık konu olurum.Bárhová megyek, úgy tűnik a pletykák követnek.
Böyle dedikodulara çok sık konu olurum.Où que j'aille, ces rumeurs semblent me suivre.
Böyle dedikodulara çok sık konu olurum.Είμαι συνήθως το θέμα σε αυτές τις φήμες.
Böylelikle biz de George'u aradık ve "bizim daha çok öğrenmemiz lazım!" dedik.Cho nên chúng tôi gọi George và chúng tôi nói, "Chúng ta cần phải học nhiều hơn!"
Böylelikle biz de George'u aradık ve "bizim daha çok öğrenmemiz lazım!" dedik.Děti zbožňovaly tu technologii, zavolali jsme tedy Georgovi a řekli: "Potřebujeme se naučit víc!"
Böylelikle biz de George'u aradık ve "bizim daha çok öğrenmemiz lazım!" dedik.Dus haalden we George er weer bij om er meer mee te doen.
Böylelikle biz de George'u aradık ve "bizim daha çok öğrenmemiz lazım!" dedik.Georgeu smo rekli: "Naučiti se moramo več!"
Böylelikle biz de George'u aradık ve "bizim daha çok öğrenmemiz lazım!" dedik.그래서 조지에게 연락해서, "더 배우고 싶어요"라고 말했습니다.
Böylelikle biz de George'u aradık ve "bizim daha çok öğrenmemiz lazım!" dedik.אז קראנו לג'ורג' ואמרנו, "אנו חייבים ללמוד עוד!"
Böylelikle biz de George'u aradık ve "bizim daha çok öğrenmemiz lazım!" dedik.لذا اتصلنا بجورج وقلنا،"يجب أن نتعلّم أكثر!"
Böylelikle biz de George'u aradık ve "bizim daha çok öğrenmemiz lazım!" dedik.ブルームバーグ市長がうるさく言う 労働許可はまっぴらさ
Bu 40 olmalıdır dedik. eğer iki taraftan da 35 çıkarırsanız g 5'e eşit olur.35+g= 40 이니까 양변에서 각각 35를 빼면 g는 5가 되는 것이죠
Bu 40 olmalıdır dedik. eğer iki taraftan da 35 çıkarırsanız g 5'e eşit olur.35を両方の側面から減算します。 g は 5 に等しいです。 つまり、 5 人の女の子を追加した場合、
Bu 40 olmalıdır dedik. eğer iki taraftan da 35 çıkarırsanız g 5'e eşit olur.Abbiamo detto: ehi, questa cosa deve essere pari a 40. Quindi, se sottrai 35 da entrambi i lati ottieni g = 5.
Bu 40 olmalıdır dedik. eğer iki taraftan da 35 çıkarırsanız g 5'e eşit olur.Azt mondta, Hé, ez a dolog már negyven egyenlő. Tehát, ha harminc-öt mindkét oldalról, g kap az egyenlő öttel.
Bu 40 olmalıdır dedik. eğer iki taraftan da 35 çıkarırsanız g 5'e eşit olur.E a razão é de vinte: quarenta alunos, que é dois: quatro, que é a mesma coisa que um : duas
Bu 40 olmalıdır dedik. eğer iki taraftan da 35 çıkarırsanız g 5'e eşit olur.Řekli jsme: "Hej, tahle věc musí být rovna 40." Takže pokud odečtete 35 od obou stran, dostanete g je rovno 5.
Bu 40 olmalıdır dedik. eğer iki taraftan da 35 çıkarırsanız g 5'e eşit olur.Sanoimme: Hei, tämä asia on vastattava neljäkymmentä. Joten, jos vähennät kolmenkymmenen molemmin puolin, voit
Bu 40 olmalıdır dedik. eğer iki taraftan da 35 çıkarırsanız g 5'e eşit olur.Ми сказали: "Гей, це має дорівнювати 40". Тож якщо ви віднімете 35 з обох сторін, ви отримаєте "g = 5".
Bu 40 olmalıdır dedik. eğer iki taraftan da 35 çıkarırsanız g 5'e eşit olur.لقد قلنا، ان هذا يجب ان يساوي 40 اذا طرحت 35 من كلا الطرفين ستحصل على g = 5
Bu aşırı et tüketen, canavarlaşmış hayvanlar dediklerim gibi.Als ein übermäßiger Fleischesser hatte ich einige Tiere als "Vieh" bezeichnet.
Bu aşırı et tüketen, canavarlaşmış hayvanlar dediklerim gibi.Als overconsumptieve vleeseter refereerde ik aan sommige dieren als 'beesten'.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dedik ile cümle - Sayfa 34 - dedik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App