Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.E noi: "Ok, proviamoci e vediamo fin dove si arriva."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.Kami bilang, "Oke, mari kita coba dan dorong sejauh yang kita bisa."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.우리는 이랬습니다. "좋아요, 한번 해볼 수 있는 데 까지 해봅시다."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.My na to, "Dobre, poďme to skúsiť a dostať sa tak ďaleko, ako sa bude dať."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.My na to, "Zkusíme to a uvidíme kam až můžeme zajít."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.Nous avons dit, " Bon, essayons de pousser aussi loin que possible."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.Odpowiadaliśmy: "Okej, spróbujmy i zróbmy to co możemy."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.We zeiden: "Goed, laten we 's zien hoe ver we ermee komen."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.Wir sagten: "Okay, lasst es uns versuchen und es so weit wie möglich treiben."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.Εμείς είπαμε, "Εντάξει, ας προσπαθήσουμε να πιέσουμε μέχρι όσο μπορούμε."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.Мы сказали: "Хорошо, мы просто попробуем зайти так далеко, как сможем."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.Ние отвърнахме: "Добре, нека да пробваме колко далеч можем да стигнем."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.אמרנו, "אוקיי, ננסה ונדחוף כמה שרק נוכל".
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.قلنا " حسنا دعونا نحاول وسنمضي الى اقصى ما يمكن"
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.こんな質問は大好きです
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.我哋就話 "咁 我地試下可以行幾遠啦"
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.2つ目は
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Abbiamo deciso che non li avremmo usati per noi.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Chúng tôi chỉ nói rằng, chúng tôi sẽ không sử dụng chúng cho mình.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Kami hanya mengatakan, kami tidak akan menggunakannya untuk kepentingan kami.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.우리는 단순히 우리를 위해서는 사용하지 않을거라고 다짐했죠.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Nous avons juste dit, nous n'allons pas le dépenser pour nous.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Po prostu powiedzieliśmy, że nie użyjemy pieniędzy na siebie.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Prostě jsme si řekli, že to nepoužijeme na nás.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Proste sme si povedali, že to nepoužijeme pre nás.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Pur şi simplu am spus, nu o să-i folosim pe noi.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Sencillamente dijimos, no vamos a usar este dinero para nosotros.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Szóval elhatároztuk, hogy nem költjük magunkra.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.We zeiden gewoon dat we niet het voor onszelf gingen gebruiken.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Wir haben uns einfach gesagt, dass wir das Geld nicht für uns selbst ausgeben wollen.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Απλά είπαμε, δεν θα τα χρησιμοποιήσουμε για εμάς.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Казахме, няма да ги ползваме за нас.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Ми просто сказали, що не використаємо це на себе.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Мы просто сказали, что на себя ничего не потратим.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.פשוט אמרנו, לא נשתמש בו עלינו.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.لقد قلنا فقط، أننا لن نصرف المال على أنفسنا.
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik ki그래서 1997년, 이 여성들을 모아서 물어보았어요.
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiAlors en 1997 nous avons mis toutes ces femmes ensemble et nous avons dit,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiAlso brachten wir 1997 all diese unglaublichen Frauen zusammen und sagten,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiAșa că în 1997 toate aceste femei incredibile ne-am unit și ne-am zis
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiAsí que en 1997 juntamos a todas estas increíbles mujeres y dijimos,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiCosì, nel 1997, riunimmo tutte queste donne incredibili e ci chiedemmo,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiIn 1997 brachten we al deze ongelooflijke vrouwen samen en zeiden:
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiPor isso, em 1997 reunimos estas mulheres incríveis e dissemos:
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiΈτσι, το 1997 μαζέψαμε όλες αυτές τις καταπληκτικές γυναίκες και είπαμε,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiИ в 1997 мы собрали потрясающих женщин и мы сказали,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiИ така през 1997 събрахме всички тези невероятни жени и казахме:
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiוכך ב-1997 כינסנו את כל הנשים המדהימות האלה ואמרנו,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiاذن في 1997 جمعنا كل النساء الرائعات معا و قلنا،
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik ki演劇と 我々の気力を女性虐待防止に どう利用できるか話し合いました
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Also warfen wir einen Blick auf neue Städte, wir haben ein paar Projekte für neue Städte in China.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Apoi ne-am uitat la orașele noi, căci suntem implicați în câteva proiecte de orașe noi din China.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Come abbiamo detto, vediamo le nuove città, stiamo lavorando a un paio di nuovi progetti di città in Cina.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.그래서 우리는 새롭게 탄생하는 도시들에 주목하고 있습니다. 중국의 신도시 프로젝트 몇가지에 참여하고 있고요.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.We zijn betrokken in een paar projecten voor nieuwe steden in China.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Είπαμε λοιπόν, ας παρατηρήσουμε νέες πόλεις και ασχολούμαστε με δύο νέα αστικά πρότζεκτ στην Κίνα.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Ми вирішили попрацювати над кількома проектами нових міст у Китаї.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Мы решили взглянуть на новые города, у нас есть пару городских проектов в Китае.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.לכן חשבנו, הבה נתבונן בערים חדשות וכך נהיינו מעורבים עכשיו בכמה מיזמים של ערים חדשות בסין.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.لذك فقد قلنا ، حسناً ، دعونا ننظر إلى المدن الجديدة ، ونحن مسؤولون عن مجموعة مشاريع لمدن جديدة في الصين.