Biz de; "Ya, çok eğlenceli gelmedi bu düşünce" dedikونحن قلنا، "حسناً، لا يبدو المرح في ثنايا ذلك.
Biz de; "Ya, çok eğlenceli gelmedi bu düşünce" dedik「毎日変えちゃえ」となりました
Bize her noktadaki özgül ağırlığı veren bu fonksiyona, ro, dedik. -Die Dichte ist das gleiche wie Masse durch Volumen.
Bize her noktadaki özgül ağırlığı veren bu fonksiyona, ro, dedik. -En rho, de letter die lijkt op een p met een bochtige bodem-- geeft ons de dichtheid op een bepaald punt.
Bize her noktadaki özgül ağırlığı veren bu fonksiyona, ro, dedik. -Et rhô, cette lettre qui ressemble à un p avec une fin courbée-- qui nous donne la densité en tout point.
Bize her noktadaki özgül ağırlığı veren bu fonksiyona, ro, dedik. -No i ro, przypominające literkę p z wygiętym dołem, która określa nam gęstość w danym punkcie.
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik."Envia-nos mais dinheiro. "Precisamos de comprar máscaras de gás, fatos anti-químicos e outras coisas."
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik."Envíanos más dinero que tenemos que comprar... máscaras antigás y trajes químicos".
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik."Envíanos más dinero que tenemos que comprar... máscaras antigás y trajes químicos".
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik.Musimy kupić maski gazowe, kombinezony i inne takie."
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik."Pošlete nám víc peněz". "Musíme si sehnat plynové masky a protichemické obleky a tak".
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik."Tarvitsemme kaasunaamareita ja kemiallisia pukuja ja muuta kamaa."
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik."Vennünk kell gázmaszkot meg más vegyvédelmis dolgokat. "
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik."Vi måste få lite gasmasker och kemiska kostymer och sånt. "
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik.We moeten gasmaskers, chemische pakken en wat gerief kopen.
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik."Wir brauchen ein paar Gasmasken und Schutzanzüge und so'n Zeug."
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik."Χρειαζόμασταν μάσκες οξυγόνου στολές χημικών και κάτι άλλα."
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik."Пошаљи нам нешто новца... морамо да купимо гас маске и заштитна одела."
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Am făcut o mulțime de lucruri de ocară în viețile noastre, și am zis, în regulă, local.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Kita telah melakukan banyak kesalahan dalam hidup kita, dan kita berkata, oke, lokal.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.우리는 정말 놀라운 일들을 해왔습니다.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Nelle nostre vite abbiamo fatto molte cose vergognose, e abbiamo detto: "Okay, locale".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Nós fizemos muitas coisas loucas nas nossas vidas, e dissemos, ok, local.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Robimy dużo szalonych rzeczy w życiu, i chcemy działać lokalnie.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Urobili sme veľa poburujúcich vecí v našich životoch a povedali sme, dobre, lokálne.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.We hebben een hoop verschrikkelijke dingen gedaan in ons leven, en we zeiden, oké, lokaal.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Wir haben viele ausserordentliche Dinge im Leben getan, und wir sagen, ok, hier am Ort.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Fuimos muy arriesgados y decidimos que fuera "local".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Rengeteg gyalázatos dolgot tettünk életünk során, és feltettük a kérdést: mit is jelent a "helyi" kifejezés?
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Udělali jsem hodně hnusných věcí v našich životech, a řekli jsem si, fajn, místní, co to "místní" znamená?
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Мы сделали много вопиющих вещей в нашей жизни, и мы спросили себя, что означает "локально".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Κάναμε αρκετά εξωφρενικά πράγματα στη ζωή μας, και καταλήξαμε, "τοπικά".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Правили сме много откачени неща в живота си, но си казахме - локално.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.עשינו הרבה דברים שערוריתיים בחיים שלנו,
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.لقد فعلنا الكثير من الأشياء الفاحشة في حياتنا،
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.ローカルの意味とはなんでしょう?
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikA povedali sme si: "Každý musí byť súčasťou tohto projektu."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikAzt mondtuk, "Mindenkinek részt kell vennie."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikDan kami berkata, "Setiap orang harus ikut serta."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikDijimos: "Todos tienen que involucrarse".
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikE dicevamo "Tutti devo essere coinvolti."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedik"É preciso que toda a gente e envolva."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikEt on a dit, "Tout le monde a besoin d'être impliqué."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedik우린 이렇게 말했죠. "모두가 참여해야 합니다." 라고요.
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikNoi spuneam, "Toată lumea trebuie implicată."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikŘekli jsme si, "Je třeba zapojit každého."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikUnd wir sagten: "Jeder muss einbezogen werden."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikVà chúng tôi nói: "Tất cả mọi người cần hưởng ứng."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikWe zeiden: "Iedereen moet erbij betrokken worden."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikWszyscy musieli być włączeni.
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikΚαι είπαμε, "Όλοι πρέπει να εμπλακούν."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikИ мы сказали: "Все должны быть вовлечены."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikИ ние казахме, "Всеки трябва да вземе участие."
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikואנחנו אמרנו "כולם צריכים להיות מעורבים".
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedikوكما قلت " يجب ان ينخرط الجميع بذلك "
Biz "Herkes işin içine dahil olmalı" dedik企業もまた認識を新たにしようとしています
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.Am spus, "OK, s-o întindem doar cât putem."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.Azt mondtuk, "Próbáljunk addig menni, ameddig lehet."
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.Dijimos: "Bueno, tratemos de ir lo más lejos que podamos".
Biz ise "Tamam, gidebildiğimiz kadar ileri gideriz." dedik.Dissemos, "OK, vamos tentar puxar o mais longe possível."