Ana içeriğe geç
Sözlük

dedik ile cümle

dedik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Encontramos cinco -- los cinco más compatibles, los cuales llamamos los cinco pilares de la moralidad.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Kami menemukan 5 --- 5 kaitan terbaik, yang kita sebut 5 dasar moralitas.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Löysimme viisi yhtäläisyyttä, joita kutsumme viideksi moraalisuuden peruspilariksi.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.My našli pět společných, základních zdrojů morálky.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Ne abbiamo trovati cinque, che chiamiamo i cinque fondamenti della coscienza morale.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Találtunk öt - a legjobb öt egyezést, amiket mi az erkölcs öt pillérének nevezünk.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Vi fandt fem -- fem bedste lighedspunkter, som vi kalder moralens fem grundlag.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.We vonden er vijf -- 5 grootste gelijkenissen, die we de vijf fundamenten van de moraliteit noemen.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Wir haben fünf gefunden - die fünf besten Übereinstimmungen, wir nennen sie die 'fünf Grundpfeiler der Moral'.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Znaleźliśmy pięć najczęściej występujących wspólnych punktów, które można nazwać pięcioma filarami moralności.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Βρήκαμε πέντε -- τα πέντε καλύτερα κοινά σημεία, τα οποία αποκαλούμε τα πέντε θεμέλια της ηθικής.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Мы обнаружили пять - пять оптимальных совпадений, которые мы назвали пятью принципами нравственности.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Открихме пет... пет идеални съвпадения, които наричаме петте основи на моралността.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.מצאנו חמש -- חמש ההתאמות הטובות ביותר, ואנחנו קוראים להם חמש היסודות של המוסר.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.وجدنا خمس -- أفضل خمسة متشابهه , التي نسميها أسس الأخلاق الخمس .
Biz bu adama malzeme gönderdik işte. "Sana sponsor oluyoruz, adamım." dedik.Chúng tôi đã thực sự cung cấp vật liệu cho anh ta và nói rằng "Chúng tôi sẽ tài trợ cho anh, anh bạn à,
Biz bu adama malzeme gönderdik işte. "Sana sponsor oluyoruz, adamım." dedik.Et nous avons effectivement envoyé des matériaux à ce mec. " Nous te sponsorisons, mon gars.
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.Abbiamo detto, che gli avremmo inserito uno stent, ma non uno stent che avremmo messo nelle persone.
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.Am zis, vom pune un stent, dar nu vom pune un stent pe care îl folosim pentru oameni.
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.Dissemos, vamos pôr uma endoprótese, mas não vamos pôr as endopróteses que pomos nas pessoas.
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.그래서, 우리가 돼지에 스텐트를 넣게 될건데, 다만 사람에게 설치하는 것과 같은 스텐트를 넣을 수는 없었습니다.
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.Nous avons décidé de mettre un stent, mais nous n'allons pas mettre un stent destiné aux êtres humains.
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.- więc założymy stent, ale nie taki, który byśmy założyli u człowieka.
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.Wir wollten einen Stent einsetzen, aber keinen, den wir bei Menschen benutzen würden.
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.Казахме -- значи ще поставим стент, но няма да поставяме стент, който бихме поставили при хора.
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.Поэтому, мы ввели стент внутрь, но не такой стент, который обычно вводят людям.
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.אמרנו, נכניס סטנט, אבל לא נכניס סטנט שאנחנו מכניסים לבני אדם.
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.قلنا، إذا سنركب دعامات ، لكننا لن نركب دعامات يمكننا وضعها في أشخاص
Biz de bir stent koyarız dedik ancak bu insanlarda kullandığımız gibi bir stent olmayacaktı.人間に植え込むステントではありません 銅のステントを植え込んだのです
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?Abbiamo giocato con questa idea, e ci siamo chiesti: "Cosa ci possiamo fare?
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?Donc, nous avons un peu joué avec cette idée, et nous nous sommes dit, " Que pouvons-nous en faire ?
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?그래서 우리는 이런 생각들을 해보면서, 이렇게 말했습니다. "이런걸로 무엇을 할 수 있을까요?"
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?Le estuvimos dando vueltas a esta idea, y nos preguntamos: "¿Qué podemos hacer con esto?
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?Ne-am jucat cu ideea asta și ne-am întrebat,
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?We begonnen over dit idee na te denken en vroegen ons af wat we ermee aankonden.
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?Wir haben mit der Idee rumgespielt und uns gefragt: "Was kann man damit anfangen?
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?Έτσι, εμείς κάπως σκεφτήκαμε αυτή την ιδέα, και είπαμε: "Τι να κάνουμε με αυτό;
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?Мы покрутились с этой идеей и сказали: "Что можем мы сделать с этим?
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?Така че, си поиграхме с тази идея и казахме: "Какво можем да направим с това?
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?בדרך חדשה לגמרי בחנויות דיגיטליות קטנות ברחבי הפלנטה ברוב הארצות המתפתחות.
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?لذا، نحن نوع ما نعبث حوله هذه الفكرة و نقول " ماذا يمكننا أن نفعل مع هذا ؟
Biz de bu durumu biraz kurcaladık, ve dedik ki, "Biz bu konuda ne yapabiliriz?「これをどう使えるか?」 と考えました 何か簡単な製品やサービスを 作れないだろうか?と
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.Ci siamo detti: "È incredibile!"
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.Dan kami jawab "Luar biasa!"
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.그래서 모두가 그랬죠 "정말 기적같은"일이라고요.
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.Odpowiedzieliśmy, że to niesamowite.
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.On a répondu, "Incroyable!"
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.Și noi am spus, "Este incredibil!"
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.Und wir sagten: "Das ist unglaublich!"
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.Y dijimos, "¡Esto es increíble!"
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.А мы ответили: "Невероятно!"
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.А ние казахме: "Това е невероятно!"
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.ואמרנו, "זה לא יאומן!"
Biz de "Bu inanlımaz" dedik.وقلنا:"هذا لا يصدق"
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."Ci siamo detti: "Ci deve essere per forza un modo migliore di fare le cose."
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."Donc nous nous sommes dit, " Allez, il y doit y avoir une meilleure façon de le faire à coup sûr. "
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."그래서 "분명히 더 좋은 방법이 있습니다." 라고 말을 했습니다.
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."Ne-am spus, "Trebuie să existe o cale mai eficientă de-a face asta."
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor.""Tiene que haber un mejor modo de hacer esto".
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."We vonden dat er een betere manier moest zijn om dit aan te pakken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod