Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,Avem, de câteva luni, de fapt de anul trecut, am avut câteva mame care au venit la noi şi au spus,
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,Een paar maand geleden, eind vorig jaar, zijn er een aantal moeders naar ons gekomen die zeiden:
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,Kilka miesięcy temu, pod koniec zeszłego roku, przyszło kilka matek i powiedziało:
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,몇 개월 전에, 아니 사실은 작년 말이었는데, 몇몇 엄마들이 우리에게 와서 이렇게 말했었죠.
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,Một vài tháng trước, thực ra là cuối năm ngoái, một vài bà mẹ đã đến chỗ chúng tôi và nói,
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,Před několika měsíci, vlastně na konci minulého roku, za námi přišlo několik matek, které nám říkaly:
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,Qualche mese fa, anzi l'anno scorso, alcune madri sono venute a dirci:
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,"Queremos aprender a ler e a escrever. Podem ensinar-nos?"
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,Πριν λίγους μήνες, πριν έναν χρόνο στην ουσία, ήρθαν μερικές μητέρες και μας είπαν,
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,Несколько месяцев назад, в конце прошлого года, если быть точной, к нам пришли несколько матерей и попросили:
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,Преди няколко месеца, всъщност миналата година няколко майки дойдоха при нас и казаха:
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,לפני כמה חודשים, בסוף שנה שעברה למעשה, הגיעו אלינו כמה אמהות ואמרו,
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,لدينا , منذ عدة أشهر مضت في الواقع, في نهاية العام الماضي كان لدينا بعض الأمهات أتن إلينا وقلن
Birkaç ay önce, aslında geçen sene, birkaç anne bize gelip dediki,数人の母親たちが- やってきて こう言いました "私たちも読み書きを習いたいんだけど 教えてくれないか?"
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.Apoi au trecut câţiva ani, şi apoi au apărut zvonuri despre gripa aviară.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.Dan gingen een aantal jaren voorbij en er waren veel geruchten over de vogelgriep.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.Dann vergingen einige Jahre und es gab viele Gerüchte über die Vogelgrippe.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.Depois, passaram alguns anos e falava-se muito na gripe das aves.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.그 뒤 수년이 흘렀고 조류독감에 대한 소문이 무성했습니다.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.Luego algunos años pasaron y habían muchos rumores acerca de la gripe aviar.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.Następnie czas płynął i pojawiło się wiele pogłosek o ptasiej grypie.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.Poi passarono un certo numero di anni, e c'erano un sacco di voci sull'influenza aviaria.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.Puis les années ont passé, et il y avait de nombreuses rumeurs à propos de la grippe aviaire.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.Прошло несколько лет и появилось огромное количество слухов, связанных с птичьим гриппом.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.След това няколко години минаха и имаше много клюки за птичия грип.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.אז עברו כמה שנים, והיו שמועות רבות לגבי שפעת העופות.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.ثم مرت عدة سنوات، وكانت هناك عدة شائعات حول أنفلونزا الطيور.
Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı.鳥インフルエンザのうわさがたくさん出てきました ロンは仲間たちとオタワで ウェブを巡回しはじめました
Bir kişi yeteneklidir dediklerinde, bu yeteneğin nasıl ortaya çıktığını hiç bilmezler.No tengo idea de como esto ocurre
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Après avoir dit d'aller ensemble, il me laisse toute seule.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Dopo aver detto di andare insieme, se ne va e basta.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Dupa a zis sa mergem impreuna, pleaca.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Efter att ha sagt att vi ska gå tillsammans, så går han bara.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Kiedy usłyszał, że ma iść ze mną, po prostu wyszedł.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Nachdem er gesagt hat wir gehen zusammen ist er einfach gegangen.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Nadat hij zei om samen te gaan, vertrekt hij gewoon.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Po tom, čo mu teta povedala, aby sme išli spolu, proste odišiel.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Sau khi nói cùng đi chung, cậu ta cứ thế mà đi.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Setelah bilang akan berangkat bersama, dia malah pergi.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Ακόμα κι αφού του είπα να πάμε μαζί, απλά σηκώθηκε και έφυγε.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..Направи се че не чува предложението да тръгнем заедно.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..После предложения пойти вместе, он просто ушел.
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor...אחרי שנאמר לו ללכת יחד, הוא פשוט עזב
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..بعدما اتفقنا على الذهاب سويا , لقد رحل
Birlikte gidelim dedikten sonra bile, kendi ayrı gidiyor..それなら同じ大学に なぜ来たの?
Bir liste ortaya çıkardılar, ki dediklerine göreEles surgiram com uma lista que dizia:
Bir liste ortaya çıkardılar, ki dediklerine göre그들은 좋지 않은 프로젝트도 있었다며
Bir liste ortaya çıkardılar, ki dediklerine göreברשימה יש פרוייקטים גרועים
Bir liste ortaya çıkardılar, ki dediklerine göreلقد قاموا فعليا بالخروج بقائمة حيث قالوا
Bir liste ortaya çıkardılar, ki dediklerine göre中には 「不可」のプロジェクトがあります
"Bir Pırıltı Mutluluk" 'u ele alalım. 3 kelime; biz buna üç-gram dedik.Така, вземете например "Лъч щастие". това са 4 думи, наричаме това 4-грама.
"Bir şaka yapacağız. Hazır mısınız?" dedik onlar da "Evet, tabii ki." dedi."Bi bili pripravljeni izvesti eno šalo?" in onadva rečeta "Ja, seveda".
"Bir şaka yapacağız. Hazır mısınız?" dedik onlar da "Evet, tabii ki." dedi."우리 농담할거야. 준비됐어?" 그리고 그들은 말한다. "응 물론"
"Bir şaka yapacağız. Hazır mısınız?" dedik onlar da "Evet, tabii ki." dedi.We maken een grap, zijn jullie er klaar voor? en zij zeggen: "jazeker!".
"Bir şaka yapacağız. Hazır mısınız?" dedik onlar da "Evet, tabii ki." dedi."نريد عمل مزحة. هل أنت مستعد؟ قال :" بالطبع ".
"Bir şaka yapacağız. Hazır mısınız?" dedik onlar da "Evet, tabii ki." dedi.社会的なタブー視のために、同性愛の青少年は、そのことを人々になかなか受け入れてもらえずに苦労します。
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.위의 두 전문분야는 5개의 요소에 크게 동의하는데. 그것을 우리는 도덕의 다섯가지 토대라고 부릅니다.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.5つのモラリティの根源です 1. 危害/親切
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Am găsit cinci -- cinci potriviri, pe care noi le numim cele cinci fundamente ale moralității.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Chúng tôi đã tìm thấy năm mối liên hệ mà chúng tôi gọi là năm nền tảng của đạo đức.