Ana içeriğe geç
Sözlük

dedik ile cümle

dedik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yalan davalar ve dedikodular başladı.Kelicikan dan kebohongan mulai tampak.
Sadece konuş'' dediklerini açıkladı.Cukup dengan ucap "Terima kasih" katanya.
İltutmuş’un önceden dedikleri çok geçmeden ortaya çıktı.Dengan demikian jelas bahwa nama itu sudah muncul jauh sebelumnya.
Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.Pantang menyerah dan selalu penuh percaya diri.
Koyun Baba’da Allah her şeye kadirdir dedikten sonra ve kadına bir elma uzatmıştır.Segala sesuatu akan tunduk kepada Allah Bapa, dan demikianlah Ia akan menjadi semua di dalam semua.
Tacitus'a göre halk bir günah keçisi aramıştı ve dedikodular Nero'yu sorumlu tuttu.Menurut sejarawan Tacitus, sebagian masyarakat menganggap Nero bertanggung jawab atas kejadian tersebut.
Burada su yok dedik.”Thần không phụ nước.”
Tazlak Tepesi dedik mi biraz düşünmek gerek birkaç kelimeyle geçiştirmek yetmez.Hơi là một tiếng nói trong đồng vắng, tôi muốn vượt qua trên một vài suy nghĩ.
Bununla ne yapacağımızı bilmiyoruz.' dedik.Nhưng lúc đó chúng tôi không biết sẽ phải làm gì và làm thế nào."
Ayna simetrisi, fizikçilerin ikilik dedikleri durum için hususi bir örnektir.Quan hệ đối xứng gương là một ví dụ cụ thể của thứ mà các nhà vật lý gọi là tính đối ngẫu.
Çünkü yapılan dedikodular herkesi rahatsız etmişti.Hành động này của các ngư dân khiến mọi người phẫn nộ.
Pomakların kendine özgü Pomakça dedikleri bir konuşma dilleri vardır.Nó giống như một ngôn ngữ mới giúp họ xác định bản thân.
Bunlar, (namuslular) onların dediklerinden çok uzaktırlar.かれらはみずから述べた通りに(われわれの国境を)越えない。
‘Korkma!’ dedik, ‘üstün gelecek olan, kesinlikle sensin.’これは一つには外界に洩れるのを恐れる為ならん」と語った。
Bununla ne yapacağımızı bilmiyoruz.' dedik.「[彼らが]何をするつもりか分からなかった」。
Sonra Pete'i çağıralım dedik.その後ピートを殺害。
Kraliçenin de bununla ilgisi olduğuna dair dedikodular çıktı.女王と恋仲であるとのうわさがあった。
Gayri yoktur dedikleri senin gayr ve mâ-sivâ zannettiğin gayr ve sivâ değildir demektir.ただし、使う言葉はストレートかつ雑で荒っぽく、遠慮や配慮が感じられない。
Biz hangisinden içebiliriz? dedik.どれ買えばいいの?
Onu dikkatle dinleyip, dediklerini yapmaya çalışıyorum.ただ黙って彼らの言いたいことを聞く。
Parti merkezine gidelim de bir çay içelim dedik.宴会では、昆布茶を徳利に入れて飲んでいたという。
Birbirlerine saldıracaklarına dair dedikodular gezinmekteydi.互いに押し付けあうという騒動が起こっている。
Pop Dedik.POPに!
"Ben ermiş değilim" dedikçe köylü onu yüceltir.万が一の時は、私が当たればいいだけで、百姓を労すことはない」として、民を農村に帰した。
Çünkü yapılan dedikodular herkesi rahatsız etmişti.流言が飛び交い人々は極度に動揺した。
Her sabah Öykü'nün odasında dedikodu terapisi yaparlar.ある病室で毎晩笑い声を発している。
Little Debbie, MoonPie kekleriyle neredeyse özdeş olan "Marshmallow Pies" dedikleri şeyi de yapar.マッキー・フーズのリトル・デビーもムーン・パイに似た「マシュマロ・パイ」を製造している。
Bu pop piyasasında biz kesin kurban oluruz dedik.大映時代は徳間ジャパンが販売元となる。
Köy halkının BAŞIN SUYU dedikleri sudan almaktadır.天水(てんすい) 地名 天水市。
Banyo dedikleri de lağımdı.「バス乾」と呼ばれる。
Üsâse dedikoduları yaymaktan sorumlu tutuldular.昨今怪異の噂が乱れていることについて、原因を追究している。
Konuşmasında “Bu bulut sistemi dedikleri bir şey var şimdi.名前の由来は「ドアのノブのようなナニを持っている」ことによる。
Bizse şöyle dedik: 'Ey ateş!」,《本草衍義補遺》說:「實大腸,斂肺降火。
Biz hangisinden içebiliriz? dedik.我們究竟要為哪方歡呼?
Bunlar, (namuslular) onların dediklerinden çok uzaktırlar.牠們可以發出不同的聲響來確認妨礙者。
‘Korkma!’ dedik, ‘üstün gelecek olan, kesinlikle sensin.’”天仙再拜,言曰:“悯念忧苦,愿赐经怜。
Yerelnette Dedik地動說
Kendimize ‘artık bırakamayız’ dedik.”四、作是念:『我性昧劣,不能搆集矯亂言詞。
Yorumlar kısa zamanda dedikoduya ve iftiraya dönüşür.首先肯定是谣言,肯定是谎言。
Burada su yok dedik.”從者曰:『無水。
Üsâse dedikoduları yaymaktan sorumlu tutuldular.後來目擊散播謠言的犯人。
İnternet üzerinden imzasız, çok kolay dedikodu çıkabiliyor.网上流传的那个东西是不正确的,那才是纯粹的谣言。
Çaresiz kalup: "Elimizden ne gelür, hoş geldiler, safa geldiler" dedik, gitti.向雄不得已,便拜見劉毅之後說:“受了詔命,君臣之義已絕,如何?”便離去。
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.高傲专横、违背誓言和怠慢客人也要遭到惩罚。
Parti merkezine gidelim de bir çay içelim dedik.」隨後,毛請李來到休息室去吃茶。
Çünkü yapılan dedikodular herkesi rahatsız etmişti.一切众生所有怖畏苦切恼害。
Neden bağlantı noktası dedik?何曾為細傳。
Kötü niyetli, dedikoducu, ikiyüzlü biri.他是个伪善的、失衡的、说谎的人。
Biz ise 'Üzgünüz Syd, gitarların işi bitti', dedik."통일신라시대에는 청웅현(靑雄縣), 고려시대에 거령현(居寧縣)이라 하였다.
Neden bağlantı noktası dedik?무엇을 접촉이라고 하는가?
Biz hangisinden içebiliriz? dedik.그는 대체 어느 별에서 왔을까요?
Kendimize ‘artık bırakamayız’ dedik.”또한 그분께서는 저희에게 다른 사람을 해하지 말라고 하셨으므로, 저는 교우의 이름을 댈 수 없습니다."
Bununla ne yapacağımızı bilmiyoruz.' dedik."나는 이걸 뭐라고 해야 할 지 모르겠다.
Bunlar, (namuslular) onların dediklerinden çok uzaktırlar.그러나 그들(북한)이 가진 것을 포기하게 하는 데에는 어느 정도의 신뢰가 필요하다.
Guevara'nın ortadan kayboluşu ile ilgili Küba içinde ve dışında pek çok dedikodu yayıldı.홋카이도와 난세이 제도를 제외한 일본열도 전역에서 목격담이 보고되고 있다.
Gayri yoktur dedikleri senin gayr ve mâ-sivâ zannettiğin gayr ve sivâ değildir demektir.또, “의도하지 마라”(毋意), “생각하지 마라”(無念), “생각도 없고, 헤아림도 없는 것이 바로 도심이다.”(無思無慮是謂道心)라고 주장했다.
Sonra Pete'i çağıralım dedik.PET, Pet는 다음을 가리키는 말이다.
'Kafkas şeytanı' dedikleri Murat'ı bir türlü yakalayamazlar.이 2명은 '악마'의 머슴이라고 해석된다.
Kraliçenin de bununla ilgisi olduğuna dair dedikodular çıktı.또한 왕비가 주장하는 망명 자체도 어려움이 있었다.
Pop Dedik.공작은 말했다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod