Burada su yok dedik.”Una delle quali è il fatto che non sia stata trovata acqua."
Nisan 1541'de başkentte çok ilginç bir sadrazam tedbiri dedikodusu yayılmıştır.Nel gennaio del 1441 in questo campo si svolse un curioso e pomposo spettacolo.
Dediğim dedik kişiliği onu RKO'dan kovdurttu.Dopo il debutto, fu messa sotto contratto dalla RKO.
Biz hangisinden içebiliriz? dedik.Chi imitiamo esattamente?
Üsâse dedikoduları yaymaktan sorumlu tutuldular.Essi vengono incolpati di aver dato inizio alla rissa.
Pop Dedik.Fa di pop.
Bu albüm sonrası Beatles'ın yeniden bir araya geleceği dedikoduları başlamıştı.Circolano voci di un'imminente reunion dei Beatles che si esibiranno in concerto.
Bunlar, (namuslular) onların dediklerinden çok uzaktırlar.Si distinguono tra di loro per l'essenza che possiedono.
Bununla ne yapacağımızı bilmiyoruz.' dedik.Non sappiamo cosa fare."
Turna : Bir Dedikodu Komutanıdır.Principe Vince: È il governatore di Assurdopoli.
Bu dedikoduyu kimin çıkardığını biliyorum.Я знаю, кто пустил эту сплетню.
Dedikodulara kulak asmam.Я не обращаю внимания на слухи.
"Şüphesiz ki bu apaçık ve kesin bir imtihandı." dedik.Это является явным неверием (куфр)».
Bizse şöyle dedik: 'Ey ateş!И, прозрев это, Исаия воскликнул: „Горько пришлось аду при встрече с Тобою в преисподней“.
Bu yüzden, 'buna yasal bir alternatif yaratalım' dedik.И мы решили: надо создать легальную альтернативу.
"Senden işittiğimiz hadisler", dedik.И мы слышали и служить тебе готовы!»
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.Распространились слухи, что это тело принадлежит той самой мусульманской девочке и что она была убита евреями.
Kendisi hakkındaki bilgiler çok kısıtlıdır ve çoğu söylence ve dedikodudan ibarettir.О нём известно немного, и большая часть — слухи.
Ayna simetrisi, fizikçilerin ikilik dedikleri durum için hususi bir örnektir.Зеркальная симметрия — частный случай того, что физики называют дуальностью.
MTV.com'a göre, şarkının Teenage Dream kaydı esnasında kesilmiş olduğu dedikoduları çıktı.Согласно MTV.com, как известно по слухам, песня была вырезана из финальной версии альбома Teenage Dream.
Bununla ne yapacağımızı bilmiyoruz.' dedik.«Но я не знаю, что я могу с этим сделать.
Düşününüz biz sonra ortaya atıldık, 'Ya herru ya merru' dedik.Сказали ему: «Или Вы уходите, или мы это опубликуем».
Koyun Baba’da Allah her şeye kadirdir dedikten sonra ve kadına bir elma uzatmıştır.И делал он неугодное в очах Господних во всём так, как делали отцы его.
Çünkü yapılan dedikodular herkesi rahatsız etmişti.Это преступление возмутило всех.
Ernesto onun dediklerine inanmayı kabul eder.Рио притворяется, что верит его словам.
‘Korkma!’ dedik, ‘üstün gelecek olan, kesinlikle sensin.’Но недаром говорят: бойтесь своих желаний!
Pop Dedik.(Гос. б-ка Казах.
Fakat onu çekemeyenler onun hakkında bir dedikodu uydurmuşlar.Те, кто не относился ни к одному сословию, назывались разночинцы.
Doktor onunla konuşmaya çalışır ama o herkesin dediklerini tekrarlamaya başlar.Она пытается его забыть, но всё ей напоминает о нём.
Bu nedenle Karagöz onun dediklerini çoğu zaman anlamaz ya da anlamazlıktan gelir.Часто шутки они понимают неправильно или не понимают.
Bu onun hakkında dedikodular çıkmasına neden oldu.Это порождает слухи об их отношениях.
Bu pop piyasasında biz kesin kurban oluruz dedik.Практически сразу эта пара стала хитом продаж.
Biz hangisinden içebiliriz? dedik.И кого угощал он?
Kraliçenin de bununla ilgisi olduğuna dair dedikodular çıktı.В результате сложился заговор против королевы.
Bir dedikoduya göre bir iş adamı ile tanışmış, onunla evlenmeyi planlamaktadır.Позже она рассказывает в столовой, полной людей, как мечтает выйти за него замуж.
‘Korkma!’ dedik, ‘üstün gelecek olan, kesinlikle sensin.’قال الصيمري والخطيب: قل من حرص على الفتيا وسابق إليها وثابر عليها إلا قل توفيقه واضطرب في أموره.
Aksi yöndeki dedikodulara rağmen Mayer, 2003'te Heidi Klum ile çıkmadı.وعلى عكس الشائعات المنتشرة فإن ماير لم يواعد Heidi Klum.
Ölümünün ardında kraliçe Maria Luisa tarafından zehirlendiği dedikoduları çıktı.انتشرت شائعات أنها قتلت مسمومة بواسطة الملكة"ماريا لوسيا.
"Peki o zaman" dedik ve cüretkar bir duruş sergileyip bu albümü yaptık."قال الخطيب: «كتبنا عنه، وكان ثقة ثبتا صالحا.
Dedikodular Ağustos ayında People dergisinin haberiyle başladı.حيث بدأت الشائعات في الانتشار في شهر أغسطس في مجلة People الإخبارية.
"Senden işittiğimiz hadisler", dedik.قالوا: قد سمعنا ما تقول، فانفذ إلى حاجتك"».
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.وانتشرت شائعة بأن الجثة هي للفتاة المسلمة المفقودة وأنها تعرضت للقتل على يد اليهود.
Bizse şöyle dedik: 'Ey ateş!فقال النبي محمد: «يا سلمان، هم من أهل النار»، فاشتد ذلك على سلمان.
Biz hangisinden içebiliriz? dedik.وعن ماذا ندافع ؟!
Bununla ne yapacağımızı bilmiyoruz.' dedik.نحن لا نعرف ما الذي يستند إليه. "
Gayri yoktur dedikleri senin gayr ve mâ-sivâ zannettiğin gayr ve sivâ değildir demektir.صدقًا في الأقوال؛ فلا ينطق لسانك إلا صدقًا .وصدقًا في الأحوال؛ فلا تراوغ ولا تتلوَّن .
Birçok kişi bize söyledi fakat dedik doğru değildir.وقال بعضهم: بل نصلي، لم يرد منا ذلك.
Dedikleri gibi de oldu.فحدثته كما حدثتكما.
Tartışmanın özgün metni var olmadığından Huxley ve Wilberforce'un tam olarak ne dedikleri bilinmemektedir.هناك قدر كبير من عدم اليقين فيما يتعلق بما قاله هكسلي وويلبيرفورز فعلاً .
Bu onun hakkında dedikodular çıkmasına neden oldu.تركه هذا عرضةً بالتالي للشائعات.
Belgesel Yayın: Samanyolu TV, “Bir Ömür Dedikleri”.له ديوان شعر مطبوع بعنوان "أنت الحياة".
Kasım 1945'te Lai Teck’i dedikodulara karşı savunur.أفاد لويل صن في نوفمبر 1945 بأن الرقيب.
Halen ağaçlandırılacak yerimiz vardı ve “memnuniyetle ” dedik.كان الزاوي "متشوقًا ومسرورًا"، وذكر أنه كان "...
Başkalarının dediklerini umursamaلا اهتم بما يقوله الآخرون.
Bizse şöyle dedik: 'Ey ateş!Moe (irritado): "Por que escolheu queimar na fogueira?!"
‘Korkma!’ dedik, ‘üstün gelecek olan, kesinlikle sensin.’Este disse-lhes: “Não temais.
Pop Dedik.Sobre Pop.
Biz hangisinden içebiliriz? dedik.“A que posso aspirar?”
Dedikleri gibi de oldu.Assim como eles disseram .
Hayat hakkında filozofların ne dediklerini anlamak istedim.O que os Filósofos pensam sobre as Mulheres.